Tag Archives: yutma terapisi

Gelişimsel Dil Bozukluğu – Gecikmiş Konuşma

Bir çocuk eğer başkalarının söylediklerini anlamakta (alıcı dil) zorlanıyorsa ya da
duygularını, düşüncelerini yeterli düzeyde sözel olarak aktarmakta (ifade edici dil) güçlük yaşıyorsa gelişimsel bir dil-konuşma gecikmesi ile karşı karşıya olduğumuz söylenebilir.

Dil ve konuşma fonksiyonları birbirinden farklı fonksiyonlardır. Dil gecikmesi, konuşma gecikmesinden daha ciddi bir durumdur, çünkü dil çocuğun zihinsel gelişimine paralel olarak gelişir. Konuşma gecikmesi ise çoğunlukla sadece konuşmanın kronolojik yaş ile uyumsuz olması halidir. Çoğunlukla alıcı dil normal, ifade edici konuşma fonksiyonu ise geriden gelir.

Çocuklar bazı becerilerde yaşıtlarına göre geri kalabilir. Örneğin geç oturabilir, geç yürüyebilir. Bazı durumlarda bu gecikme kolaylıkla kapatılabilir. Dil – konuşma gecikmesi olan çocukların işitmelerini ve konuşma fonksiyonlarını değerlendirebilmek için bir Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı ve Dil Konuşma Bozuklukları Uzmanı tarafından değerlendirilmesi uygun olur. Bu sayede, çocuğun yaşamının sonraki dönemlerinde karşılaşabileceği sosyal, psikolojik ve davranışsal problemler ile öğrenme güçlüğü gibi ilerledikçe geriye çevirmesi zorlaşan sorunlar önlenebilir.

Çocuğunuz;

  • 18-30 ay arası dönemde söylediklerinizi anlamada sıkıntı yaşıyorsa,
  • 2 yaşında 50’den az anlamlı sözcüğe sahipse,
  • Çevresiyle iletişim kurmaktan kaçınıyorsa,
  • Kelimeler yerine el-kol hareketleri kullanıyorsa,

MUTLAKA bir Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı ve Dil Konuşma Bozuklukları Uzmanı tarafından değerlendirilmesini sağlayınız.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
Reklamlar

Videolaringostroboskopi

Videolaringoskopi, bir endoskopik muayene biçimidir. Bu yöntemle, diğer endoskopik muayene yöntemlerinde olduğu gibi, vücudun bir bölgesi (burada larinks yani gırtlak) bir optik sistem aracılığı ile görülebilir. Muayene sırasında özel bir ilaç uygulaması gerekmez. Klinik koşullarında, oturur pozisyonda larinksin daha iyi görülebilmesi için ağız açık, dil dışarıda pozisyonda işlem yapılır. Muayene sırasında dil kökü, vallekula adı verilen dil arkası boşluklar, ses telleri, soluk borusu ve yemek borusunun girişi görüntülenebilir. Görüntüleme 70 ya da 90 derecelik bir açılı teleskopla yapılabilir. Günümüzde, ilerleyen teknoloji ile eğilebilir ince endoskoplarla burun içerisinden ulaşarak da aynı alanların görüntülenmesi sağlanabilmektedir. Bu görüntülerin, elde tutulan ve endoskopa bağlı bir küçük kamera ile monitöre aktarılması sayesinde görüntü, aslından çok daha büyük bir şeklide ve kolayca takip edilebilir olarak gözlenebilir. Tüm görüntüler daha sonra da değerlendirebilmek için bilgisayara aktarılabilir, kaydedilebilir, fotoğraflanabilir. Stroboskopi ise muayene edilen bölgenin görüntüsünün insan gözünün takip edebileceği bir hızda izlenmesine olanak sağlar. Ses tellerimiz normal bir erkekte saniyede yaklaşık 100-140 kez, bir kadında yaklaşık 200-240 kez, bir çocukta ise ortalama 300 kez kadar titreşir. Bu rakamlar, hiçbir ses eğitimi olmayan bireyin normal konuşma sırasındaki değerleridir. İnsan gözü, bu titreşimleri takip edecek kadar hızlı değildir. Stroboskopi ile elde edilen görüntü, basit bir anlatımla, karanlık bir eğlence mekanında beyaz kesintili ışık altında dans ederken, karşınızdaki arkadaşınızın hareketini izlemeniz gibidir. Yani hareketi donmuş karelerin art arda izlenmesi gibi algılarsınız. Bu ışık teknolojisi, ses telinin hareketlerini detaylı olarak görmemizi ve dolayısıyla hastalıklı alanı doğru olanak tanımlamamıza olanak sağlar. Videolaringoskopi sırasında da görüntüler dijital yada analog video kayıtları olarak kaydedilebilir, aynı sırada veya daha sonra bu video kayıtlarından fotoğraflar çekilebilir. Bu sayede ses tellerinde veya larinksin diğer yapılarında olan değişiklikler arşivlenebilir ve değişik zamanlara kontrol amacıyla kullanılabilir.
Örnek bir videolaringostroboskopi videosu için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz:

Daha fazla bilgi için:

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Fleksibl fiberoptik laringoskopi

https://www.youtube.com/watch?v=e1pPIPTT9B4

FLEKSIBL FIBEROPTIK LARINGOSKOPI
FLEKSIBL FIBEROPTIK NAZOFARINGOSKOPI

Burun içi yapılar, geniz (nazofarinks), Östaki tüpü girişi, dil kökü, orofarinks (yutak), larinks (gırtlak), ses telleri ve hipofarinksin (yemek borusu girişi) içeriden görülerek (endoskopik) muayenesine olanak sağlayan, hasta oturur pozisyonda iken yapılabilen bir işlemdir. Herhangi bir anesteziye ihtiyaç duyulmaz, uygulanan bireyin ağrısı olmaz. Muayenehane koşularında kolaylıkla uygulanabilir. Takip ve kontrol amacı ile fotoğraf çekilebilir, video kaydı alınabilir. Bu sayede gereksiz yere tekrar muayenelerin önüne geçilebilir.

Tüm kulak burun boğaz patolojileri için tanı ve tedavi kararının verilmesinde çok faydalı olsa da, burun polibi, burun içi tümörler, çocuklarda ve erişkinlerde geniz eti, geniz tümörü gibi tanıların koyulması için vazgeçilmez bir değere sahiptir. Benzer şekilde, ses teli, yutak ve gırtlaktaki diğer yapıların detaylı ve tam olarak değerlendirmesi için çok faydalı bir tanı metodudur. Günümüzde endoskopun ucunda bulunan yüksek çözünürlüklü kamera (high definiton chip-on-tip camera) ile tanı koymak için gerekli olanın çok daha ötesinde görsel bilgi edinilebilmektedir. Bu sayede muayenehane koşullarında biyopsi alma, ses tellerine enjeksiyon ve ses telerine dolgu maddesi yapma gibi işlemler de gerçekleştirilebilmektedir.

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 27 Mart 2019

Yaşlılık, yutma bozuklukları ve tedavisi (rehabilitasyonu)

YUTMA BOZUKLUKLARI

Yaşa bağlı organik ve fizyolojik değişiklikler nedeniyle yaşlılarda tüm sistemleri etkileyen genel bir fonksiyonel azalma görülür. Bu değişiklikler yemek yeme ve yutma ile ilgili organlarda da görülür. Yutma ile ilgili sorunlar sadece yaş ile ilişkili olarak değil, kullanmamaya bağlı olarak da oluşur ve artar.

Kullanmamaya bağlı yutma fonksiyon kaybı (disfaji) olabilecek yaşlı bireylerde baş yükseltme egzersizlerinin yutma sırasında laringeal elevasyonu arttırdığı ve bakım merkezlerinde kalan yaşlılarda düzenli ağız çevresi kas hareketi eğitiminin dil basıncı gibi oral fonksiyonları arttırdığı gösterilmiştir. Bu durum, yutma ile ilişkili organlarda yaşa bağlı fonksiyonel azalmanın yanı sıra, rehabilite edilebilecek geri dönüşlü değişiklikler de olduğunu göstermektedir.

Kullanmama sendromu, aktivitenin ve hareketin düzeyinin azalmasının bir sonucudur. Disfaji nedeniyle oral alımın kısıtlanması ile tüp ile beslenme, konuşma gibi oral kaviteyi uyaracak olanakların azalması, ilaç yan etkilerine bağlı sekresyonların azalması sonucu yutma frekansı azalır. Nitekim, aspirasyon pnömonisi olan bireylerde yutma frekansının azaldığı gösterilmiştir.

Yutma, yeme içme ile, tükürük (kuru yutma) ile, geniz akıntısı ile, boğaz reflüsü (laringofaringeal reflü) ile tetiklenebilir. Yutma sıklığı (frekansı) ile ilişkili faktörler arasında en önemlileri arasında salgı (tükürük) hacmi ve yutma refleks eşiği sayılabilir. Tükürük hacmi, kullanılan ilaçlardan, bireyin günlük aldığı su miktarından ve yaşa bağlı fizyolojik ve morfolojik değişikliklerden doğrudan etkilenir. Yutma refleks eşiğinin ise yaşlılarda belirgin olarak daha yüksek olduğu bilinmektedir.

Yutma bozukluğu olan bireylerde uygun yöntemlerle bunun yönetilmesi ve yutmanın daha iyi hale getirilmesi olanağı mevcuttur.

 

Sağlıklı günler dileklerimle.

Prof.Dr. Hâldun OĞUZ

Kulak Burun Boğaz, Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı

https://drhaldunoguz.com

0 312 284 28 88 – 0 531 431 06 94

Web: https://drhaldunoguz.com/

Facebook: https://www.facebook.com/ankarakbb

Instagram: https://www.instagram.com/haldunoguz/

Twitter: https://twitter.com/HaldunOguz

Google+: https://plus.google.com/+HaldunO%C4%9EUZ

YouTube: https://www.youtube.com/channel/UCaFsqsKOXijyXT7kjH9YFRQ

LinkedIn: https://www.linkedin.com/in/haldun-oguz-0384436b/

Tumblr: https://drhaldunoguz.tumblr.com/

 

Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara

Google Maps: http://goo.gl/Rd9oJG