Tag Archives: ses teline dolgu

Sulkus Vokalis (Ses Teli Oluğu)

Sulkus vokalis (Ses teli oluğu), ses tellerinin tanısı en zor koyulabilen ve tedavisi en güç rahatsızlıklarından birisidir. Nasıl oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Yaklaşık yarısının doğuştan itibaren bulunduğu düşünülmektedir. Ses tellerinin yanlış ve kötü kullanımı (fonotravma) ile, ya da ses teli kistinin patlaması sonucu oluşabileceği de bildirilmektedir.

Sulkus vokalis (sulcus vocalis) bulunan ses teli dokusu incelendiğinde, ses tellerinin titreşmesine olanak sağlayan katmanlarından birisi olan lamina proprianın yüzeysel kısmının incelmiş olduğu ya da hiç bulunmadığı görülür. Bazı olgularda oluk o kadar derindir ki, yine çok önemli bir destek katman olan vokal ligament dahi bulunmamaktadır.  Ford tarafından yapılan sınıflamasına göre 3 tipi mevcuttur. Tip 1 fizyolojik sulkus vokalis,  tip 2 ses teli serbest kenarında çizgi şeklinde çöküklük, tip 3 ise derin, cep benzeri oyuk olarak ifade edilmektedir.

Sulkus vokalis tanısı videolaringostroboskopik olarak koyulabilir. Ancak bazı olgularda kesin tanı ancak mikroskop altında ameliyathane koşullarında koyulabilmektedir.

Sulkus vokalis tedavisinde ses terapisi, cerrahi ya da her ikisinin birlikte kullanımı temel teşkil etmektedir. Cerrahi tedavi seçenekleri şunlardır:

  1. insizyon ve sulkus epitelinin kaldırılması
  2. insizyon ve sulkus epitelinin kaldırılması; bireyin kendisinden alınan yağ, fasya, ya da başka maddeler ile greftleme
  3. insizyon ve sulkus epitelinin kaldırılması; sulkus boyunda dikey kesiler yapılması
  4. sulkusun çıkarılması (eksizyon) ve oluşan defektin birincil sütürasyonu
  5. lazer uygulamaları
  6. ses teli içerisinde dolgu yapılması (enjeksiyon laringoplasti)
  7. steroid ya da başka rejeneratif maddelerin enjeksiyonu
  8. eksizyon ve oluşan defektin birincil sütürasyonu; medializasyon laringoplasti

SULCUS VOCALIS HALDUN OGUZ

Doğru tedavi yöntemi hastanın ses ihtiyacına ve mevcut rahatsızlığının verdiği imkana göre hastaya özel olarak seçilmelidir. Ses teli cerrahisi ile tedavinin sonuçları konusunda hastaların beklentileri gerçekçi düzeyde olmalıdır. Çoğu hastada birden fazla cerrahiye ihtiyaç duyulabilir.  Fonocerrahi ile birlikte ses terapisi uygulanması tedavi başarını olumu yönde etkilemektedir.

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 8 Ağustos 2019

Yaşlılığa Bağlı Ses Değişiklikleri (Presbifoni)

Vücudumuzdaki diğer organlar ve dokular gibi, gırtlak (larinks) ve ses telleri de yaşlanır. Yaşlanma ile ses tellerinin yapısı ve işlevinde iki ana değişiklik olur. Birincisi, ses tellerini oluşturan kaslar vücuttaki diğer kaslarda olduğu gibi kütle kaybına uğrar. Buna fizyolojik atrofi adını veriyoruz. İkincisi ise ses teli titreşimi sırasında esnekliği sağlayan dokular kalitesini kaybederek daha ince ve daha sert hale gelerek esnekliğini yitirir. Atrofi ve esneklik kaybı nedeniyle ses tellerinin fonksiyonu ve kapanma kalitesi olumsuz olarak etkilenir. Bu değişikliklere ikincil oluşan ses, kulağımız tarafından daha yaşlı olarak algılanır.
 
Yaşlanma ile olan ses değişikliklerinin bir standardı yoktur. Bu değişiklikler bazı bireylerde çok erken yaşlarda ortaya çıkarken, bazı bireylerde daha geç oluşabilir. Bu ses değişiklikleri kabaca sesin eskisine göre daha tiz çıkması ve soluklu, pürüzlü bir ses olarak ifade edilebilir. Sesin rezonan özellikleri azalır ve projeksiyonunda kısıtlılıklar ortaya çıkar. Bireyler eskiden olduğu gibi gür, anlaşılır, diğer sesleri bastırabilen (kalabalık ortamda, trafik gürültüsünde ya da geri planda müzik varken olduğu gibi) seslerinin değiştiğini ifade ederler.
 
Yaşlanmaya bağlı ses değişiklikleri nasıl tedavi edilebilir? Daha tatmin edici bir ses nasıl elde edilebilir?
 
Yaşlılığa bağlı ses değişikliklerinin başka herhangi bir nedene bağlı olmadığını belirlemek çok önemlidir. Doğru tanı koyulduktan sonra, ses problemleri; ses terapisi ve ses tellerine yönelik cerrahi girişimler (enjeksiyon laringoplasti [voice-lift], fonomikrocerrahi gibi) ile tamamen düzelebilir.
 
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
 
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
 
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
 
 
 

Tiroid ameliyatı sonrası tek taraflı ses teli felci hastalarında enjeksiyon laringoplasti ile erken ses rehabilitasyonu

Ses kıvrımı paralizisi (ses teli felci), tiroid ameliyatı sonrası en can sıkıcı komplikasyonlardan birisidir. İki taraflı olduğunuda solunum problemlerine, tek taraflı olduğunda ise ses kısıklığı ve aspirasyona yol açabilir. Ses kıvrımı paralizisi oluştuğundan izlenebilecek yollar, paralizinin iyileşebileceği ümidiyle beklemek, reinnervasyon cerrahisi, laringeal çatı cerrahisi ve enjeksiyon laringoplastidir. Bu seçenekler arasında enjeksiyon laringoplasti, düşük maliyeti, düşük morbidite oranı ve açık cerrahinin önlenebilmesi gibi avantajları nedeniyle öne çıkmaktadır.
Enjeksiyon laringoplasti için kısa ya da uzun süreli maddeler kullanılabilir. Kısa süreli maddelerle enjeksiyon ile açık cerrahi gerekliliğinin azaldığı ve ses kıvrımlarının aldığı son durumun istendiği gibi olması konusunda olumlu sonuçlar sağladığı bildirilmektedir. Bu sayede optimal sinkinetik reinnervasyon sağlanabilmektedir.
Jang ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışma ile [Jang JY et al, Eur Arch Otorhinolaryngol, online yayın 16 Temmuz 2015] erken ve geç enjeksiyon yapılan hastaların ses bulguları karşılaştırılmıştır. Hastalara izafi olarak uzun süreli etki gösteren ArteSense (%20 polimetilmetakrilat, %80 bovin kolajen %3,5 solüsyonu) enjekte edilmiştir. Tiroid cerrahisinin ilk 3 ayında enjeksiyon uygulanan gruba erken, 3 aydan sonra uygulanan gruba geç enjeksiyon grubu adı verilmiştir. Seul’de yapılan bu çalışmada erken grupta 24 geç grupta ise 31 olgu bulunmaktaydı. Erken grubun ortalama enjeksiyon süresi postoperatif 39 gün iken, geç grubunki 334 gün idi. Her iki gruba da ortalama 0,6 ml materyal enjekte edilmişti. Tüm enjeksiyonlar perkütan şekilde lokal anestezi altında krikotiroid yolla yapılmıştı. Hastaların objektif ve subjektif ses değerlendirmeleri enjeksiyondan önce ve 3 ay sonra yapıldı.
Erken grupta test edilen tüm parametrelerde (maksimum fonasyon süresi [MPT], jitter, shimmer, gürültü harmonik oranı [NHR], GRBAS değerlendirmesi ve ses handikap endeksi [SHE] 30) istatiksel anlamlı iyileşme görüldü. Geç grupta ise subjektif parametreler GRBAS ve SHE 30 ile MPT istatiksel anlamlı düzeyde düzelirken; jitter, shimmer ve NHR iyileşmesi sınırlı idi.
Erken grup ve geç grubun sonuçları karşılaştırıldığında ise jitter, shimmer ve solukluluk değerlerinin istatiksel olarak farklı olduğu görüldü.
Özet olarak, tiroidektomi sonrası oluşan ses kıvrımı paralizilerinin erken dönemde enjeksiyon ile tedavisi geç dönemde yapılanlara göre daha olumlu ses sonuçları sağlamaktadır.
Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 18 Ağustos 2019
ses-teli-felci-tedavi-ankara