Tag Archives: ses teli kisti

Ses teli granulomu

Ses teli granulomu, genellikle ses tellerinin arka bölümünde, ses tellerinin bağlandığı kıkırdak kısmın üzerinde oluşur. İyi huylu bir büyümedir, yani kansere dönüştüğüne dair elimizde kesin bir veri bulunmamaktadır. Nedenleri arasında boğaz reflüsü (laringofaringeal reflü), daha önce geçirilen bir ameliyat için genel anestezi verilirken koyulan boğaz tüpü (entübasyon), sesin yanlış ve kötü kullanımı (ses suiistimali; fonotravma) sayılabilir. Sık ve kuvvetli öksürük, tekrarlayan boğaz temizleme alışkanlığı, ses telleri düzeyinde kapanma sorunu olduğu için edinilen ikincil hiperfonksiyonel ses kullanımı da zeminde yer alabilir.

Ses teli granulomu olan bireyler, ses kalitesindeki değişikliklerden yakınırlar. Ses çatallı çıkabilir, büyük granulomlar ses teli kapanmasını etkileyebildiğinden ses soluklu olabilir, iki ses varmış gibi bir ses ortaya çıkabilir, ses kırılmaları olabilir. Bir diğer sorun boğazda takılma, boğazda bir şey varmış hissi olmasıdır. Bu durum, boğaz temizleme ve öksürük ihtiyacı doğurduğundan ses teli granulomunun daha büyümesine yol açabilir. Bazı bireylerde ise yutkunurken ya da öksürürken ani ağrı, ya da belirli bir süre konuştuktan sonra ortaya çıkan bir ağrı görülebilir. Bu ağrı ses telleri yani boğaz çevresinde olabileceği gibi kulağa yansıyan bir şekilde de olabilir.

Ses teli kıkırdağının bulunduğu arka kısım, ses teli hareketinin en kuvvetli olduğu alandır. Bu bölgede ses teli koruyucu örtüsü çok incedir, bu nedenle çok kolay zedelenir. Granulom, aslında travmaya uğramış bölgenin tamir edici, iyileşme sürecidir. Dört aşamalıdır: Kanama, iltihap, çoğalma ve yeniden şekillenme. Çok küçük bir çökük yara (ülser) şeklinde olabileceği gibi çok büyük, hava yolunu daraltacak boyutta da olabilir. Tanısı ses tellerinin endoskopik muayene yöntemleri olan videolaringostroboskopi ya da fleksibl fiberoptik muayene ile kolaylıkla konulabilir. Ses kalitesini ne kadar etkilediğini anlamak için akustik analiz yöntemlerinden faydalanılabilir.

Granulom tekrarlama riski çok yüksek olarak bir rahatsızlıktır. Cerrahi olarak çıkarılmasının ardından bu oran %90’lara varacak oranda yüksek olabilir, dolayısıyla sadece cerrahi uygulamanın birincil olarak tercih edilmemesi uygun olur. Tedavinin olmazsa olmaz ayakları boğaz reflüsünün yönetilmesi ve ses terapisidir. Cerrahi olarak çıkarılması hem patolojik olarak tanının doğrulanmasını sağlar, hem de hızla ses kalitesini arttırır. Ancak, cerrahi sırasında b. toksini enjeksiyonu, ardından/beraberinde/öncesinde reflü tedavisi ve ses terapisi başarının kalıcı olmasını destekleyecektir.

 

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Ses Teli Kisti

Kist, zar ile çevrili bir boşluğun içerisinde herhangi bir maddenin birikmesidir. Ses teli kistinde bu madde, salgı bezlerinden salınan mukus salgısı ya da keratin olabilir.
Ses telleri birkaç katmanlı bir yapıdan oluşur. Ses tellerinin birbirine çarptığı en üst yüzeyde epitel bulunur. Epitelin altında yüzeyden derine gittikçe sertleşen bağ dokusu içeren lamina propria, en alt katmanda ise ses teli kasları bulunur. Ses teli kisti, yüzeysel lamina propria adını verdiğimiz ses telinin normal fonksiyon görmesi için çok önemli olan tabakası içerisinde yer alır. Ses teli kistleri genellikle ses teli yüzeyinde yer alan salgı bezlerinin tıkanması sonucu oluşur. Ses hijyenine dikkat etmeyen bireylerin ses tellerinde kist görülme olasılığı daha fazladır. Ses teli kisti, genellikle ses telinin en çok fonotravmaya maruz kalan orta 1/3’lük kısmında görülür.
Ses teli kisti iyi huylu bir rahatsızlıktır. Tedavi edilmemesi durumunda kötü huylu bir hastalığa dönüşmez. Yani kanser öncülü bir hastalık değildir, kanserleşmez. Ses tellerinin uygunsuz kapanmasına bağlı ses kısılması, seste çatallanma, belirli bir süre konuştuktan sonra seste yorulma, boğazda bir şey takılmış hissi, tekrarlayan boğaz temizleme ihtiyacı gibi sorunlara yol açabilir. Genellikle ağrısızdır, ancak birey uzun süre konuştuğunda ses telleri çevresindeki kasların uygunsuz kullanımına bağlı boyun kaslarında ağrı oluşabilir.
Ses teli kisti genellikle yuvarlak ya da oval şekillidir. İçeriğine göre şeffaf, beyaz ya da sarımsı olabilir. Ses tellerinin nodül, polip gibi hastalıkları ile ayırıcı tanısı için videolaringostroboskopik görüntüleme genellikle faydalı olur.
Ses teli kisti tedavisinde ilaçların herhangi bir faydası yoktur. Ses istirahati (ses kullanımının kısıtlanması) ve ilaçlar, kist çevresindeki iltihabın azalması ve boyun kaslarının rahatlamasını sağlayabilir, ancak, ses istirahati ile kistin tamamen iyileşmesi beklenen bir sonuç değildir. Ses teli kistinin asıl tedavisi mikroskop altında yapılan ses teli cerrahisidir (fonomikrocerrahi). Cerrahi ile kistin tamamı çıkarılarak tedavi sağlanır. Cerrahi sonrası ses terapisi uygulanması ses hijyeninin sağlanması ve kistin tekrarının önlenmesi açısından faydalıdır.
0 312 284 28 88

Uzun süreli ses kısıklığına dikkat!

Ses tellerinin yerleşim yeri, onların ne kadar kıymetli olduğunu bize hatırlatacak bir pozisyondadır. Boyun bölgemizde, tiroid kıkırdak adını verdiğimiz kuvvetli bir doku içerisinde saklanmış olması, onların dış etkenlerden korunması gerekliliğinin bir göstergesidir. Ses tellerinin görevi, iletişim için kullandığımız en önemli araç olan sesin oluşturulmasının yanı sıra, alt hava yollarının (soluk borusu ve akciğerler) da korunmasıdır.

Ses telleri, vücudumuzun en çok travmaya maruz kalan bölgelerinden birisidir. Ses telleri konuşma sırasında erkeklerde ortalama 100-120 kez ve kadınlarda 200-240 kez birbirine temas eder.

Ses kısıklığı, başta enfeksiyonlar olmak üzere, ses tellerinin iyi huylu hastalıkları (nodüller, polip, kist, sulkus, kanama, laringofaringeal reflü, vb.), ses tellerinin kanser riski olan hastalıkları (beyaz ve kırmızı ses teli rahatsızlıkları: lökoplazi, eritroplazi, keratoz, vb.), ses teli kanserigırtlak kanseri gibi çok değişik hastalıkların ilk belirtisi olabilir. Bu nedenle özellikle 10-14 günü geçen ses kısıklığı halinde mutlaka bir Kulak Burun Boğaz hastalıkları uzmanı görüşüne başvurmak uygun olacaktır.

Ekteki fotoğrafta ses teli üzerinde yerleşmiş, patolojik sonucu kanser başlangıcı olan (carcinoma in situ) bir ses teli beyaz lezyonu (lökoplazi) görülmektedir©.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

 

© Fotoğraf ile ilgili tüm haklar Prof.Dr. Haldun Oğuz’a aittir.

 

Ses teli cerrahisi sonrası ses istirahatinin süresi ne kadar olmalıdır?

VOICE REST HALDUN OGUZ.JPG

Cerrahinin ardından hastalara 1 ile 14 gün arasında kesin ses istirahati verilebilir. Ses kullanımı, klinisyenin gözetiminde aşamalı olarak arttırılır. Profesyonel ses kullanıcıları ve lezyonları büyük olan hastalar gibi bazı hastaların kısıtlamasız ses kullanımına geçmeleri 30 -60 günü bulabilir. Ameliyat sonrası bakım, lezyonun tipine ve yerine, doku defektinin derecesine, hastanın cerrahi öncesi ses kullanımı ve ses gereksinimlerine ve klinisyenin tecrübesine göre her hasta için bireysel olarak belirlenir ve uygulanır.

haldunoguz.com

drhaldunoguz.com

+90 312 284 28 88

Çocuklarda ses kısıklığı

 

Çocukluk çağı ses problemlerinin değişik çalışmalarda % 4 – 30 oranında görüldüğü ifade edilmektedir. 2000 adet çocuk ve ailesi ile yapılan yeni bir çalışmaya göre 4-12 yaş arasında ses problemleri, ailelere göre %6 oranında mevcut iken, klinisyen değerlendirmeleri ile oranın %11 olduğu belirlenmiştir. Bu yaş grubundaki çocuklarda en sık görülen ses problemleri olarak sırasıyla nodül, mukozal kalınlaşma ve ödem/konjesyon tespit edilmiştir.

cocuk-nodul-haldun-oguz

Prof.Dr. Hâldun OĞUZ