Tag Archives: ses tedavisi

Larinkste Hemanjiyom Ve Diğer Epitel Kökenli Olmayan Tümörler

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Larinksin benign ve malign patolojilerinin neredeyse tamamı epitel kökenlidir. En sık görülen kötü huylu tümör yassı hücreli karsinom, en sık görülen kanser potansiyeli olan lezyon yassı hücre displazisi ve en sık görülen iyi huylu lezyon olan papillom epitelden kaynaklanır.

John Hopkins Hastanesi’nin 10 yıllık verilerini tarayan bir çalışmada (2004 – 2013)(#1), tükrük bezi tümörlerini de içerecek şekilde epitelyal tümörler, kistik lezyonlar, amiloidoz, granulom ve sarkoidoz çıkarıldıktan sonra toplam 778 olgudan 24’ünün epitelden kaynaklanmayan tümör olduğu görülmüştür.

24 olgunun 11’i kötü huylu tümörlerdir. Kötü huylu tümörlerin çoğunluğunu (6 olgu) krikoid kıkırdaktan kaynaklanan kondrosarkom oluşturmaktadır. İkinci en sık tümör (2 olgu) HIV-pozitif bireylerde görülen Kaposi sarkomudur. Diğer üç oldu ise metastatik tümörlerdir (Melanom, T hücreli tümör ve Sinovyal hücreli sarkom).

Olguların 13’ünü iyi huylu tümörler oluşturmakta idi. En sık görülen iyi huylu patoloji hemanjiyom (4 olgu) idi. 3 olgu granuler hücreli tümör, 2 olgu myofibroblastik tümör, 2 olgu schwannoma, 1 olgu kondrom, 1 olgu ossifiye edici fibromiksoid tümör tanısı almıştır. En sık görülen hemanjiyom için önerilen tedavi yöntemleri arasında sistemik, topikal ve intralezyoner steroidler, vincristine, imiquimod, siklofosfamid, interferon gibi ajanlar, seri endoskopik cerrahiler, pulse dye veya Nd:YAG lazer tedavisi, intralezyoner sklerozan ajan enjeksiyonu (örneğin pinyangmycin) açık rezeksiyon ve özellikle infantil hemanjiyomda başarılı olan propranolol tedavisi sayılabilir (#1-3).

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi

Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94

Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Web: https://drhaldunoguz.com/
Facebook: https://www.facebook.com/ankarakbb
Instagram: https://www.instagram.com/prof.dr.haldunoguz/
Twitter: https://twitter.com/HaldunOguz
Google+: https://plus.google.com/+HaldunO%C4%9EUZ
YouTube: https://www.youtube.com/channel/UCaFsqsKOXijyXT7kjH9YFRQ
LinkedIn: https://www.linkedin.com/in/haldun-oguz-0384436b/
Tumblr: https://drhaldunoguz.tumblr.com/
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps:  http://ow.ly/O2aw30l3aCS

Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 1 Ocak 2019

Kaynaklar
#1 Karataylı-Ozgursoy S, et al. Non-epithelial tumors of the larynx: a single institution review. Am J Otolaryngol. 2016 ;37(3):279-85.
#2 Price CJ, et al. Propranol vs steroids for infantile hemangiomas. Arch Dermatol 2011; 147(12):1371-6.
#3 Zheng JW, et al. Treatment guideline for hemangiomas and vascular malformations of the head and neck. Head Neck 2010; 32(8):1088-98.

 

Reklamlar

Gelişimsel Dil Bozukluğu – Gecikmiş Konuşma

Bir çocuk eğer başkalarının söylediklerini anlamakta (alıcı dil) zorlanıyorsa ya da
duygularını, düşüncelerini yeterli düzeyde sözel olarak aktarmakta (ifade edici dil) güçlük yaşıyorsa gelişimsel bir dil-konuşma gecikmesi ile karşı karşıya olduğumuz söylenebilir.

Dil ve konuşma fonksiyonları birbirinden farklı fonksiyonlardır. Dil gecikmesi, konuşma gecikmesinden daha ciddi bir durumdur, çünkü dil çocuğun zihinsel gelişimine paralel olarak gelişir. Konuşma gecikmesi ise çoğunlukla sadece konuşmanın kronolojik yaş ile uyumsuz olması halidir. Çoğunlukla alıcı dil normal, ifade edici konuşma fonksiyonu ise geriden gelir.

Çocuklar bazı becerilerde yaşıtlarına göre geri kalabilir. Örneğin geç oturabilir, geç yürüyebilir. Bazı durumlarda bu gecikme kolaylıkla kapatılabilir. Dil – konuşma gecikmesi olan çocukların işitmelerini ve konuşma fonksiyonlarını değerlendirebilmek için bir Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı ve Dil Konuşma Bozuklukları Uzmanı tarafından değerlendirilmesi uygun olur. Bu sayede, çocuğun yaşamının sonraki dönemlerinde karşılaşabileceği sosyal, psikolojik ve davranışsal problemler ile öğrenme güçlüğü gibi ilerledikçe geriye çevirmesi zorlaşan sorunlar önlenebilir.

Çocuğunuz;

  • 18-30 ay arası dönemde söylediklerinizi anlamada sıkıntı yaşıyorsa,
  • 2 yaşında 50’den az anlamlı sözcüğe sahipse,
  • Çevresiyle iletişim kurmaktan kaçınıyorsa,
  • Kelimeler yerine el-kol hareketleri kullanıyorsa,

MUTLAKA bir Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı ve Dil Konuşma Bozuklukları Uzmanı tarafından değerlendirilmesini sağlayınız.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Ses kısıklığına yol açan hastalıklar nelerdir?

“Ses kısıklığını daha ciddiye almamız gerektiğini düşündürür” dediniz.
Neden?
Hangi hastalıkların habercisidir uzun süreli ses kısıklığı?

Ses kısıklığına yol açan hastalıklar çok büyük bir spektrum, çok büyük bir yelpaze içerisinde yer alır. Bunun bir ucunda basit viral enfeksiyonlar, üst solunum yolu enfeksiyonları, kendi kendine dahi düzelebilecek enfeksiyöz durumlar vardır.

Diğer ucunda ise en kötüsü, yani ses teli kanseri, gırtlak kanseri var. Bunun arasında ise birçok iyi huylu, kötü huylu, ve geçiş bölgesinde olan değişik hastalıklar var. “En kötüsü ne olabilir?” diye sorduğunuz için, en kötüsü, ses tellerinde ya da gırtlakta, ya da ses yolu adını verdiğimiz ses teli ve gırtlağın üzerindeki dokularda sesimizi bozacak bir malignite, bir kötü huylu tümör olma olasılığı vardır. Tabii bu çok çok büyük oranda, “kesinlikle olmaz”, diyemeyiz ama çok büyük oranda sigarayla ve sigara ile alkolün birlikte kullanımı ile çok ilişkilidir. Onun için, özellikle genç yaştan itibaren sigara kullananların ses kısıklığı konusunda çok daha dikkatli olmaları gereklidir.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Ses kısıklığı

SES NEDEN KISILIR

Ses kısıklığı nedir?

İnsan sesi, soluk alıp verme sırasında solunum havası dışarıya verilirken ses tellerinin titreşimi ile oluşur. Ses tellerinin üzerinde bulunan yutak, dil ve dudaklar gibi yapılar tarafından şekillendirilir, burun ve sinüs boşlukları gibi yapılar aracılığı ile yankılanır ve son halini alır. Bir sesin normal olarak algılanabilmesi için perdesi, gürlüğü, kalitesi ve değişkenliği gibi tanımlayıcı özelliklerinin normal olması beklenir.

Ses kısıklığı ya da anormal ses ise, yukarıda saydığımız perde, gürlük, kalite ve değişkenlik açısından sesin tatmin edici düzeyde olmaması olarak tanımlanabilir. Kısık ses, kolayca dikkat çeken, bireyde normalden farklı, sorunlu bir durum olduğu algısı yaratan; bireyin sosyal ve mesleki faaliyetlerini olumsuz etkileyebilen; bireyin yaşı, cinsiyeti, toplumsal statüsü ve bulunduğu ortam ile bağdaşmayan bir sestir.  

Ses kısıklığı sebepleri nelerdir?

Ses kısıklığı, ses telleri ya da sesin oluşması gerekli organlar ve dokuların herhangi birisinde (akciğerler, soluk borusu, dil, dudaklar, beyin, yutak gibi) bulunan iyi ya da kötü huylu bir hastalık nedeniyle ya da bireyin ses oluşumunu etkileyen bir psikolojik rahatsızlık nedeniyle ortaya çıkabilir.

Ses kısıklığı tanısı nasıl koyulur?

Ses kısıklığı, birey ya da çevresindekiler tarafından sesin her zaman olduğundan farklı olduğu fark edilerek algılanır.  Ses kısıklığı olan bireyin konu hakkında bir Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanına muayene olması ile ses kısıklığına neden olan birincil rahatsızlığın ne olduğu anlaşılır. Muayene sırasında rutin kulak burun boğaz muayene aletlerinin yanı sıra videolaringostroboskopi, fleksible fiberoptik endoskopi ve akustik ses analizi gibi teknolojik alet ve yöntemlerden faydalanılabilir.

Ses kısıklığı nasıl tedavi edilir?

Ses kısıklığına neden olan hastalıklar çok çeşitlidir. Bunların bir kısmı kısa süreli, bir kısmı ise uzun süreli ses kısıklığına yol açabilir. Ses kısıklığı tedavileri kabaca dört grupta toplanabilir. Davranışsal tedaviler, yani bireyin sesi için iyi olan şeyleri yapıp, uygulayıp, sesi için kötü olan şeylerden uzak durması bunlardan birincisidir. İkinci tedavi yöntemi medikal yani ilaç kullanılarak yapılan tedavilerdir. İlaçlar ağızdan, kas ya da damar yolu ile veya sadece bölgesel olarak hava yoluna veya ses tellerine uygulanabilir. Hastalığa göre tedavinin süresi günler ile aylar arasında değişebilir. Üçüncü tedavi yöntemi ses terapisidir. Ses terapisi ile ses bozukluğunun tedavisi, sesin değişik durumlarda olumsuz yönde etkilenmesinin önlenmesi ve rahatsızlıklara daha dirençli hale gelmesi sağlanabilir. Dördüncü yöntem ise ses hastalığının cerrahi olarak tedavisidir. Ses kısıklığının nedenine göre yapılacak cerrahi içten (dışarıdan herhangi bir iz ya da kesi olmadan sadece ağız içerisinden uygulanan) ya da açık cerrahi olarak planlanabilir. Tedavide hangi yöntemin tek başına ya da hangi yöntemlerin bir arada uygulanacağına hastanın ses kısıklığının birincil ve ikincil nedenlerinin ne olduğuna göre hekim ve hasta tarafından birlikte karar verilir.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Fonotravma (travmatik ses kullanımı), oluşumuna zemin hazırladığı ses hastalıkları, sesin kalite ve karakterinin bozulması, tedavi seçenekleri

 

Ses tellerinin iyi huylu hastalıklarının büyük kısmının oluşumunda tekrarlayan ses teli travmasının (fonotravma) katkısı vardır. Ses teli nodülü, ses teli polibi, ses tellerinde Reinke ödemi bu hastalıklara örnekler arasında sayılabilir. Travma sonrasında, ses tellerinin katmanlı yapısında yüzeyin (epitelin) altında yer alan lamina propria ya da bazal membranda hasar oluşur. Bu hasarın tamiri sırasında bahsedilen patolojiler ortaya çıkar.

Ses teli polipleri, çoğunlukla sesin kötü kullanılması sonucu oluşan epitel altı kanamalara, kanamalardan sonra oluşan hematoma, hematomun inflamasyon ve fibrozisle rezolüsyona uğramasına bağlı olarak oluşur. Histolojik incelemede lamina propriada hemosiderin ve demir depolanmaları görülebilir.

Ses teli nodülleri, vokal kord mukozasında aşırı vibrasyona neden olan yanlış ses kullanımı sonucu ortaya çıkar. Vokal kord nodüllerinde bazal membran yırtılması sonrasında lamina propriada aşırı fibronektin birikimi vardır. Bazal membranın yırtılması sıklıkla fonasyonda yırtıcı kuvvete maruz kalınan, ses tellerinin ön 1/3 ile orta 1/3’ünün kesiştiği yerde meydana gelir.

Reinke ödemi, ses tellerinin bölgesel olarak değil, bir bütün olarak şişmesidir. Genellikle sigara kullanımı ve sesin aşırı ya da kötü-yanlış kullanımının bir arada olduğu hastalarda, kronik irritasyon sonucu oluşur.

Ses tellerinde bu lezyonlar oluştuktan sonra, ses karakteri ve kalitesi etkilenir. Öncelikle oluşan lezyonlar ses tellerinin tam kapanmasını engeller ve ses tellerinin titreşim dinamiğini bozarlar. Ses telleri üzerinde gerek yukarı aşağı gerekse içten dışa dıştan içe mukozal dalga hareketleri bozulur. Mevcut bir lezyona rağmen ses çıkarma, konuşma, şarkı söyleme ses tellerinin ahenkli hareketini kalıcı bir şekilde etkiler. Ses tellerinin bu hastalıkları, medikal tedavi, fonomikrocerrahi ve ses terapisi yöntemlerinin bir ya da birkaçının birlikte kullanımı ile tamamen tedavi edilebilir.

Sağlıklı ses dileklerimle.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Ses Teli Papillomu

Kısa Bilgi

  • Hava yolunda, sadece ses tellerini değil, diğer bölgeleri de tutan çok sayıda lezyon aynı anda görülebilir.

Ses teli papillomu, larenksin (gırtlağın) ve ses tellerinin iyi huylu (benign) bir lezyonudur. Sık sık tekrarlama özelliği nedeniyle papillom tedavisi oldukça zordur. Çok defalar endoskopik hava yolu muayenesi ve ihtiyaç duyuldukça cerrahi olarak tedavi edilmesi gerekebilir.

Nasıl oluşur?

Papillomlar, hiperplastik yassı epitelle örtülü damardan çok zengin bağ dokusunun ince uzun çıkıntılar oluşturmasıdır. Oluşumunda insan papillom virüsünün (HPV) rol aldığı düşünülmektedir. HPV bir DNA virüsü olup, gırtlak mukozasında hastalığa yol açtığında iyi huylu bir şekilde epitel dokusunda proliferasyona neden olur. HPV’nin birçok türü mevcuttur. Bunlar arasında en sık HPV-6 ve HPV-11 papillom oluşumunda rol oynamaktadır. Bu iki alt tip, genital bölgede görülen siğillerinin de çok büyük bir oranından sorumludur.

Annede mevcut olan genital siğil (kondiloma akuminatum) ile çocuklardaki larengeal papillomses teli papillomu arasında ilişki olduğu kanıtlanmıştır. Larengeal papillomu olan çocukların %20-60’ının annelerinde kondiloma akuminatum saptanmıştır. Bulaşmanın annenin doğum kanalından geçerken olduğu düşünülmektedir. Nitekim, sezaryanla doğan çocuklarda papillom çok daha nadir olarak görülür.

Klinik Görünüm

Papillomlar tipik olarak çok sayıda siğil benzeri lezyonlar şeklinde ortaya çıkarlar. Üst hava yolunun herhangi bir yerinde görülebilmekle birlikte, genellikle gerçek ses tellerini ve yalancı ses tellerini (ventriküler bantlar) etkilerler. Hastaların %2-15’inde soluk borusu (ses tellerinin daha altında yer alır) ve yemek borusunda da hastalık görülebilir. Hastaları hekime getiren ilk şikayet genellikle ses kısıklığıdır. Soluk alma verme sırasında hırıltı, öksürük, nefes alma güçlüğü ile yemek yerken veya yutarken olan ağrı da şikayete neden olabilir. Ses teli papillomu olan bir hastamızın muayene videosunu aşağıda izleyebilirsiniz.

Tedavi

Papillomu oluşturan virüs normal gözüken dokular içerisinde de yer alabildiğinden hastalığın tamamen iyileştirilebilmesi söz konusu değildir. Tedavi amaçlarının ilki hava yolunun açık tutulabilmesi ikincisi de yeterli düzeyde kaliteli ses sağlanabilmesidir. Bunun için en az skar dokusuna yol açacak, sağlıklı dokulara en az zarar verecek şekilde cerrahi yapılması hedeflenmelidir.

Tekrarlamaların görülmesi sıktır. Küçük bir oranda da olsa kötü huylu patolojilere dönüşme riski söz konusudur.

Rekürren respiratuvar papillomatozis (RRP) ile ilgili göz önünde bulundurulması gereken bazı noktalar şunlardır:

  1. RRP varlığında stomal tutulumu engellemek için olabildiğince trakeotomiden kaçınmak gerekir.
  2. Papillom virüsü yüzeyel epitel tabakada bulunur.
  3. Viral kapsid antijeni hastalıklı epitelin dış tabakalarında bulunur, bu yüzden tüm egzofitik lezyonların alınması önemlidir.
  4. Lezyonların görünümü nadir olarak da olsa karsinom (ses teli kanseri) ile karışabileceğinden mutlaka patolojik örnek alınmalıdır.
  5. RRP’nin okült olarak bulunabileceği nazofarinks ve yumuşak damağın nazofaringeal yüzü ile ses tellerinin alt yüzü mutlaka muayene edilmelidir.
  6. Alt solunum yoluna ekim yapılabileceği için  jet ventilasyon tercih edilmemelidir.
Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 16 Şubat 2019

Tek taraflı ses teli felci

ses teli felci.jpeg

TEK TARAFLI SES TELİ FELCİ: NEDENLER, TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI

Ses teli felci, ses teli dokusunu oluşturan kaslara uyarı göndermesi gereken sinirin çalışmaması nedeniyle oluşan ses teli hareket kısıtlılığına verilen isimdir. Her insanda iki adet ses teli mevcuttur. Bu iki ses teli tıpkı V harfi gibi bir uçlarında birbirine bağlı, diğer uçta serbesttir. Normal ses telleri soluk alıp verme sırasında açılır, ses çıkarırken ya da yutma sırasında tam olarak kapanır. Etkilenen ses teli sayısına göre felç, tek taraflı ya da iki taraflı olarak ifade edilir. Felçli olan ses teli nefes alma ve ses çıkarma sırasında hareketsiz kalır.

Nedenler

Tek taraflı ses teli felci oluşmasına yol açan nedenler arasında en sık görülen baş, boyun ya da göğüs kafesi içerisinde yapılan cerrahi girişimlerdir. İlgili hastalığın tedavisi sırasında ses teli siniri istemsiz olarak hasar görebilir. Bazı durumlarda ise hastalığı tedavi edebilmek için sinirin hasar görmesi kaçınılmaz olur. Buna en sık örnekler arasında tiroid (guatr) cerrahileri, boyun omurları için yapılan cerrahiler, kalp ve büyük damarlar için yapılan cerrahiler ve beyin cerrahileri sayılabilir. Ses telini besleyen sinirler çok hassas olduğundan özenli cerrahiler sırasında dahi fonksiyon kaybına uğrayabilir, bu çoğu zaman kaçınılmaz bir durumdur.

Tek taraflı ses teli felci oluşumunda ikinci en sık görülen neden sinirin çalışmasında soruna yol açan iltihabi durumlardır. Bu durum en sık viral enfeksiyonlar sonrasında görülür ve bazı durumlarda geçici olabilir, yani sinir bir süre sonra yeniden çalışır ve felç durumu ortadan kalkar.

Tek taraflı ses teli çalışmasını engelleyen üçüncü sık durum, sinir çalışmasını engelleyen, sinir üzerinde basıya yol açan tümörlerdir. İlgili sinir ve dalları, beyinden başlar, boyundan geçer, göğüs kafesi içerisine girer ve tekrar boyuna dönerek ses tellerini besler. Bu uzun yol boyunca oluşabilecek bazı iyi ve kötü huylu tümörler sinirin fonksiyonunu bozarak çalışmasına engel olur. Bu durum da ses teli felci ile sonuçlanabilir. Ses teli felcine yol açan en sık tümörler akciğerde bulunan tümörlerdir.

Tek taraflı ses teli felcine yol açabilen başka birçok etken daha vardır. İlaçlara bağlı toksisite, nörolojik hastalıklar, beyin kanaması gibi nedenler bunlar arasında sayılabilir.

Şikayetler

Tek taraflı ses teli felci olan bireyler genellikle ses kalitesinin azalmasından yakınırlar. Ses kısıklığı, sesin güçsüz çıkması, sesin soluklu yani sanki konuşurken nefes kaçağı varmış gibi çıkması, bir süre konuşunca çabuk yorulma, sesin istendiği kadar şiddetli çıkmaması, istenilen incelikte sesler çıkaramama oluşabilecek ses sorunlarından bazılarıdır. Bazı bireylerde ses telleri tam kapanamadığı için sıvı gıdaların hava yoluna kaçması, örneğin su içerken sık öksürme, boğulacakmış gibi olma gibi sorunlar da görülebilir.

Tanı

Ses teli felci tanısı, videolaringostroboskopi ve fleksible fibroptik laringoskopi gibi uygun görüntüleme yöntemleri ile muayenehane koşullarında koyulabilir. Sesin mevcut durumdan ne kadar etkilendiğini anlamak için akustik analiz yapılabilir.

Ses teli felcinin nedeninin belirlenebilmesi için tam bir kulak burun boğaz baş boyun muayenesi yapılmalı, ihtiyaç duyuluyor ise uygun radyolojik inceleme yöntemleri (bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans inceleme gibi) ve laboratuvar tetkikleri kullanılarak nedenin ne olduğu ortaya konulmalıdır.

Tedavi

Tek taraflı ses teli felcinde ilişkili ses problemlerinin tedavisi için kullanılan ana yöntemler ses terapisi, enjeksiyon laringoplasti (ses tellerine dolgu yapılması, kapalı ses teli cerrahisi) ve tiroplastidir (açık ses teli cerrahisi). Bunlardan hangilerinin kullanılacağı ve zamanlaması hastanın klinik durumuna ve aspirasyon (boğaza sıvı kaçma) düzeyine göre değişebilir. Ses teli felci sonrası en erken dönemde yapılan doğru uygulamalar ile en iyi ses sonuçları alınabilmektedir.

Daha fazla bilgi için:

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

 

 

« Önceki Yazılar