Tag Archives: ses sağlığı

Akustik ses analizi

Akustik ses analizi, ses hastalıklarının tanısı, takibi ve tedavi sonuçlarının değerlendirmesinde kullanılabilen nesnel bir yöntemdir. İnsan sesi hakkında rakamsal ve görsel değerler elde etmemize olanak sağlar. Bu sayede mevcut ses durumu daha kolay analiz edilebilir. Tekrar edilebilen bir yöntem olduğundan karşılaştırmalar yapabilmemize olanak sağlar. Ses kaydı için yüksek kaliteli mikrofon, analiz için özel üretilmiş ses kartı ve analiz yazılımı ile donatılmış bir bilgisayar kullanılır. Analiz edilecek ses örneği olarak sabit okuma metinleri, bireyin günlük konuşmaları ya da bazı seslerin uzun süreli ve sabit olarak söylenmesinden faydalanılabilir.
Ses analizi sonrası sesin temel frekansı (fundemantal frequency), temel frekansın zaman içerisinde ne kadar değişkenlik gösterdiği (jitter), ses şiddeti (amplitude), ses şiddetinin zamansal değişimleri (shimmer), ses yolu tarafından üretilen enerjinin ne oranda sese aktarılabildiği (harmonik gürültü oranıgürültü harmonik oranı; harmonics to noise rationoise to harmonics ratio), solunum desteğinin ses tellerinin kapanması ile ne kadar uyumlu çalışabildiği hakkında rakamsal veriler elde edebiliriz.
Ekteki fotoğrafta uzatılmış bir sesli söylemi sırasında yapılan ses kaydından elde edilen bazı rakamsal verileri ve ses kaydının dalga formunu ve spektrogramını görebilirsiniz.
Daha fazl bilgi için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
0 312 284 28 88

31 Mayıs Dünya Sigarasız – Tütünsüz Günü

Sesini önemseyen bir bireyin sigara içmesi kolay anlaşılabilir bir durum değil.  Türk erkeklerinin %60’ı ve Türk kadınlarının %20’si sigara içiyor. Her yıl ülkemizde yaklaşık 100,000 kişi sigaraya bağlı nedenlerle aramızdan ayrılıyor.

Sigaranın ses sağlığı üzerine olumsuz etkilerinin neler olduğunu biliyor musunuz?

Sigara öncelikle dehidratasyona yani su kaybına yol açıyor. Dudaklardan başlayarak ses tellerine hatta daha altta soluk borusu ve akciğerlere kadar bütün ses yolunu kurutuyor, bu bölgelerde irritasyona ve iltihaba yatkınlığa neden oluyor. Beraberinde seste kısılmaya ve kabalaşmaya, yani ses kalitesinde bozulmaya yol açıyor. İşin kötüsü, pasif sigara içimi yani kendisi sigara kullanmayanların çok sigara içilen yerlerde bulunması da ses kalitesini olumsuz olarak etkileyebiliyor. Daha ciddi konuşmamız gerekirse sigara öldürüyor. Baş boyun bölgesindekiler başta olmak üzere vücutta görülen kanserlerin önemli bir bölümü doğrudan sigara kullanımı ile ilişkili. Larinks (gırtlak) kanseri sigara içmeyenlerde nerede ise hiç görülmüyor. Ekteki fotoğrafTa uzun yıllar sigara içmiş bir hastama ait ses teli kanseri görüntüsünü bulabilirsiniz.

Sigarasız, sağlıklı, güzel günler dileklerimle.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ

0 312 284 28 88

#sesteli #sestelikanseri #sigara #seskısılması #sessağlığı #sesteboğukluk #seskısıklığı #sesameliyatı #sesteliameliyatı #sescerrahisi #sestelicerrahisi

SES TELI KANSERI ANKARA KBB

Ses Teli Skarı Nedir, Tanısı Nasıl Koyulur, Nasıl Tedavi Edilebilir?

Ses tellerinin etkin olarak çalışabilmesi için, çok katmanlı yapısının sağlam olması, kas dokusunun üzerinde yer alan mukoza katlarının her iki ses telinde ahenkli bir şekilde titreşebilmesi gerekir.

Ses teli skarı (nedbe), titreşen mukoza katmanlarının, özellikle yüzeyel lamina propria adı verilen dokunun hasar görmesi sonrası oluşur. Esnek, yumuşak olan dokunun hasar görmesi yüzeyel epitel tabakasının alttaki sert kas tabakasına yapışması ve ses telinin esnekliğini kaybetmesi ile sonuçlanır. Esnek olmayan sert skar dokusunun büyüklüğü, kendisini oluşturan nedene göre değişebilir.

Ses teli skarının en önemli nedeni, cerrahidir. Skara en çok yol açan cerrahi, ses telinin iyi ve kötü huylu hastalıkları için yapılan mikrolaringocerrahidir. Diğer cerrahiler sırasında hasta entübe edildiği için tüpe bağlı hasarlar ya da gırtlağa künt ya da kesici travmalar da skarın nedenleri olabilir. İyi huylu ses rahatsızlıklarının tedavisi sırasında cerrahın özenli davranması ile skar oluşumu büyük oranda önlenebilir. Ancak, ses teli kanserlerinin tedavisinin ardından skar oluşması önlenebilir bir durum değildir ve beklenen bir sonuçtur. İyi huylu ses rahatsızlıkları için yapılan cerrahilerden sonra uygun bir süre sesin hiç kullanılmaması, laringofaringeal reflüyü yönetecek tedavilerin kullanılması, cerrahiden sonra sigara ve alkol kullanımının kesilmesi, skar oluşma riskini en aza indirmek için uygulanması uygun olacak önlemlerdir.

Ses teli skarı olan bireyleri en sık yakındıkları sorun, ses kısıklığıdır. Ses kısıklığı, sesin kullanım süresi arttıkça daha da belirgin hale gelebilir. Skar ne kadar büyükse, genellikle ses sorunu da o kadar ağır olur.

Ses teli skarı tanısı, ses tellerinin videolaringostroboskopi adını verdiğimiz özel bir ışık tekniği ile ağız içerisinden muayenehane koşullarında endoskopik muayenesi sırasında, ses telinin iç yüzeyindeki titreşim hareketinin görülememesi ile koyulur.

Ses teli skarının tedavisi için her hastada faydalı olan tek bir yöntem yoktur. Bu nedenle, ses teli skarının oluşmadan önlenmesi büyük önem arz eder. Oluşmuş bir skardaki tedavi yöntemi ise ses tellerinin genel anestezi altında mikroskobik olarak ameliyat edilmesidir. Bu tekniğe mikrolaringocerrahi adı verilir. Cerrahi olarak skara müdahale edilirken, cerrahiden önce ve sonra medikal tedaviler ve ses terapisinin kullanılması elde edilecek sonucun daha iyi olmasına olanak sağlar.

Konu hakkında daha fazla bilgi için lütfen bizimle iletişim kurunuz:

Prof.Dr. Haldun OGUZ
Kulak Burun Bogaz Hastaliklari Uzmani

(Otorhinolaryngologist)
+90 312 284 28 88

Ankara, Turkiye

Facebook: https://www.facebook.com/ankarakbb

Ses Kısıklığı

Ses kısıklığı hakkında sorulara cevaplar…

Eski bir video kaydımız, ancak sorular ve cevaplar güncel… #tbt

Prof.Dr. Haldun OGUZ
Kulak Burun Bogaz Hastaliklari Uzmani

(Otorhinolaryngologist)
+90 312 284 28 88

Ankara, Turkiye

Facebook: https://www.facebook.com/ankarakbb

 

#sesinceltme #seskalinlastirma #sesteliameliyati #sesameliyati #sescerrahisi #sesterapisi #sestelipolibi #sestelinodülü #sestelikisti #seskisikligi #mutasyonelfalsetto #sesdoktoru #doktorses

www.haldunoguz.com

www.drhaldunoguz.com

YAŞLILIĞA BAĞLI SES DEĞİŞİKLİKLERİ

Vücudumuzdaki diğer organlar ve dokular gibi, gırtlak (larinks) ve ses telleri de yaşlanır. Yaşlanma ile ses tellerinin yapısı ve işlevinde iki ana değişiklik olur. Birincisi, ses tellerini oluşturan kaslar vücuttaki diğer kaslarda olduğu gibi kütle kaybına uğrar. Buna fizyolojik atrofi adını veriyoruz. İkincisi ise ses teli titreşimi sırasında esnekliği sağlayan dokular kalitesini kaybederek daha ince ve daha sert hale gelerek esnekliğini yitirir. Bu değişikliklere ikincil oluşan ses, kulağımız tarafından daha yaşlı olarak algılanır.
Yaşlanma ile olan ses değişikliklerinin bir standardı yoktur. Bu değişiklikler bazı bireylerde çok erken yaşlarda ortaya çıkarken, bazı bireylerde daha geç oluşabilir. Bu ses değişiklikleri kabaca sesin eskisine göre daha tiz çıkması ve soluklu, pürüzlü bir ses olarak ifade edilebilir. Sesin rezonan özellikleri azalır ve projeksiyonunda kısıtlılıklar ortaya çıkar. Bireyler eskiden olduğu gibi gür, anlaşılır, diğer sesleri bastırabilen (kalabalık ortamda, trafik gürültüsünde ya da geri planda müzik varken olduğu gibi) seslerinin değiştiğini ifade ederler.
Yaşlanmaya bağlı ses değişiklikleri nasıl tedavi edilebilir? Daha tatmin edici bir ses nasıl elde edilebilir?
Yaşlılığa bağlı ses değişikliklerinin başka herhangi bir nedene bağlı olmadığını belirlemek çok önemlidir. Doğru tanı koyulduktan sonra, ses problemleri; ses terapisi ve ses tellerine yönelik cerrahi girişimler (enjeksiyon laringoplasti [voice-lift], fonomikrocerrahi gibi) ile tamamen düzelebilir.
Prof.Dr. Haldun Oğuz
0 312 284 28 88

Ses Telinde Polip

Polip Nedir?

Ses teli polibi,  sınırları normal dokudan ayırt edilebilen bir kütle olarak tanımlanabilir. Genellikle ses tellerinden birinde ya da her ikisinde, ses tellerinin birbirine çarptığı iç yüzeyde görülür. Beyaz, pembe ya da kırmızı renkli olabilir. Genellikle ses tellerinin en çok titreştiği orta bölgesinde yer alır.
Ses teli polibi, sesin aşırı ya da yanlış kullanımına (fonotravma) bağlı olarak oluşur. İyi huyludur, doğru tanı konulduğunda kötü huylu bir hastalığa (kanser) dönüşme riski teorik olarak yoktur. Ancak, ses teli poliplerinin, özellikle uygun olmayan muayene koşullarında ya da tecrübesiz değerlendirmeler ile başka larinks hastalıkları ile karıştırılabilmesi olasıdır. Dolayısı ile en güvenilir tanı her zaman patolojik inceleme ile koyulur.
Ses Teli Polibinin Belirtileri Nelerdir?
Ses teli poliplerinde en sık belirti ses kısıklığıdır. Bu kısıklık, düzensiz ses teli kapanması nedeniyle sesin pürüzlü, boğuk, soluklu ya da değişken çıkması şeklinde görülebilir. Polipler çok değişik şekil ve büyüklüklerde görülebildiğinden belirtilerin yoğunluğu ve çeşitliliği de farklılıklar arz eder. Genellikle ağrıya yol açmaz, ancak, uzun süreli ya da eforlu ses kullanımı sonrası boyun çevresinde ağrı ve acıma hissedilebilir.
Ses Teli Polibinin Şekli Nasıldır, Neye Benzer?
Polip, sağlıklı ses teli dokusuna ince bir sapla ya da geniş bir tabanla bağlanabilir. Bazen milimetrik bir sapı varken, bazı olgularda ses telinin tüm iç yüzeyinden kaynak alabilir. Genellikle tek bir ses telinden kaynaklansa da, her iki ses telinde de bulunabilir. Rengi sıklıkla kırmızı olsa da, pembe, beyaz, hatta mor olarak da görülebilir.
Ses Teli Polibi Nasıl Tedavi Edilir?
Ses hastalıklarının tamamında olduğu gibi, ses teli polibinin tedavisinde de üç ana yöntem mevcuttur. Bu yöntemler,
1. Davranışsal yöntemler: Ses Terapisi
2. Tıbbi yöntemler: İlaçla Tedavi
3. Cerrahi yöntemler: Ses teli mikroskobik cerrahisi (Fonomikrocerrahi)
Ses istirahati, ses hijyeni ve diğer ses terapisi yaklaşımları ses teli polibi tedavisinde, özellikle ses teli polibinin tekrar oluşumunun önlenmesi açısından çok önemlidir.
İlaçla tedavi, polip oluşumuna yatkınlık yaratan durumların (alerji, enfeksiyon, reflü gibi) yönetilmesinde yarar sağlayan bir yaklaşımdır.
Fonomikrocerrahi, ses teli poliplerinin tedavisinde en etkin ve en kısa sürede sonuç alınmasını sağlayan tedavi yöntemidir. Cerrahinin terapi ve medikal tedavi ile uygun kombinasyonu cerrahi etkinliğini arttırır.

Prof.Dr. Haldun OGUZ
Kulak Burun Bogaz Hastaliklari Uzmani

(Otorhinolaryngologist)
+90 312 284 28 88

Ankara, Turkiye

Facebook: https://www.facebook.com/ankarakbb

Uzun süreli ses kısıklığına dikkat!

Ses tellerinin yerleşim yeri, onların ne kadar kıymetli olduğunu bize hatırlatacak bir pozisyondadır. Boyun bölgemizde, tiroid kıkırdak adını verdiğimiz kuvvetli bir doku içerisinde saklanmış olması, onların dış etkenlerden korunması gerekliliğinin bir göstergesidir. Ses tellerinin görevi, iletişim için kullandığımız en önemli araç olan sesin oluşturulmasının yanı sıra, alt hava yollarının (soluk borusu ve akciğerler) da korunmasıdır.

Ses telleri, vücudumuzun en çok travmaya maruz kalan bölgelerinden birisidir. Ses telleri konuşma sırasında erkeklerde ortalama 100-120 kez ve kadınlarda 200-240 kez birbirine temas eder.

Ses kısıklığı, başta enfeksiyonlar olmak üzere, ses tellerinin iyi huylu hastalıkları (nodüller, polip, kist, sulkus, kanama, laringofaringeal reflü, vb.), ses tellerinin kanser riski olan hastalıkları (beyaz ve kırmızı ses teli rahatsızlıkları: lökoplazi, eritroplazi, keratoz, vb.), ses teli – gırtlak kanseri gibi çok değişik hastalıkların ilk belirtisi olabilir. Bu nedenle özellikle 10-14 günü geçen ses kısıklığı halinde mutlaka bir Kulak Burun Boğaz hastalıkları uzmanı görüşüne başvurmak uygun olacaktır.

Ekteki fotoğrafta ses teli üzerinde yerleşmiş, patolojik sonucu kanser başlangıcı olan (carcinoma in situ) bir ses teli beyaz lezyonu (lökoplazi) görülmektedir©.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ

drhaldunoguz.com

+90 312 284 28 88

www.facebook.com/ankarakbb

#doktorses.com, #ankarakbb.info, #yutmatedavisi.com

#ankarases, #ankaravoice, #sescerrahi, #sesameliyati, #sesterapisi, #sesdoktoru

© Fotoğraf ile ilgili tüm haklar Prof.Dr. Haldun Oğuz’a aittir.

 

« Önceki Yazılar