Tag Archives: ses kalitesi

Normal Kişiliğin Göstergesi Olarak İnsan Sesi

Kişilik bireyin diğerlerinden ayırt edilebilmesini sağlayan özellikleri kapsar (mimik, jest, duruş, yürüyüş, zeka, saldırganlık, öz güven, duygu, davranış, duyarlılık ve duygusal tepkiler gibi). Kişinin konuşması ile [ses kalitesi, perde, şiddet, stres özellikleri, hız, duraklama, artikülasyon, kelime haznesi, sentaks ve düşünsel içerik] karakterinin değerlendirilebileceği ileri sürülebilir.

Kişilik ile ses arasındaki ilişkiyi araştıran çok değişik çalışmalar mevcuttur. Sesin işitsel algısal değerlendirmesi ile nörotik yatkınlık, anksiyete, içe dönüklük, dışa dönüklük gibi kişilik özellikleri ilişkilendirilebilir: (l) soluklu ses ile nörotik yatkınlık, anksiyete, azalmış baskınlık ve artmış içe dönüklük arasında; (2) kaba/metalik ses ile artmış baskınlık ve duygusal dengesizlik arasında; (3) nazal vınlanma sesi ile azalmış baskınlık ve duygusal dengesizlik arasında; (4) yüksek şiddet ve düşük perde ile artmış baskınlık arasında (Mallory ve Miller, 1958; Moore, 1939); (5) ses kısıklığı ile ketumluk ve bireysel farkındalık arasında; (6) artmış konuşma hızı ile yetkinlik ve azalmış konuşma hızı ile yetersizlik ve yardımseverlik arasında; (7) perdedeki artmış değişkenlik ile yardımseverlik ve perdedeki azalmış değişkenlik ile azalmış yetkinlik ve yardımseverlik arasında (Brown, Strong ve Rencher, 1974; Williamson, 1945) ilişki bulunduğu rapor edilmiştir.

Daha fazla bilgi için “Klinik Ses Bozuklukları” kitabına başvurabilirsiniz.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
KISILIK KARAKTER SES
Reklamlar

Duyguların ses üzerine etkisi

Sesin duygusal durumun ipuçlarını yansıttığı uzun zamandır bilinmektedir. Bu konudaki yorumlar çok eskilere dayanmaktadır. Örneğin, Çiçero ve Aristo, her duygunun farklı bir ses tonu ile ilişkili olduğunu belirtmişlerdir. Darwin, ses ve duygu arasındaki ilişkiyi açıklamaya çalışmıştır. Değişik hayvanlarda yapılan çalışmalar, ses üretenlerin türe özgü ses ile dinleyicilerin dikkatini çekmeye çalıştıklarını, ses sinyallerinin bireysel farklı özellikleri ile alıcılarda öğrenilmiş duygusal cevapları ortaya çıkardığını göstermiştir.

Duygusal prozodi, bilinçaltından otomatik olarak konuşmanın içine sokulan ve konuşmacının hislerini gösteren perde, entonasyon aralığı, tempo, duraklama, algı, stres ve ritim gibi parametrelerle açıklanmaktadır. Kelimelerle duygusal prozodi örtüşmediğinde, tıpkı depresyonda olan birisinin iyi olduğunu açıklaması gibi, sağlıklı sesin dilbilimsel içeriğinden çok tonuna dikkat edilebilir ve bilinçaltındaki bu bilgi değerlendirilerek sosyal yargılara varılabilir. Duygusal prozodik fonksiyonun sağ hemisfere lateralize olup orada dominant olduğu, yaş ile beraber azaldığı ve alkolizm, şizofreni veya sağ hemisfer kortikal lezyonları gibi klinik durumlarda tahrip edilebileceği bildirilmiştir.

Sesli iletişim veya duygusal prozodi mutluluk, neşe, kendine güven, sinirlilik, keder ve sıkıntı gibi birçok duygusal unsur içermektedir. İnsan sağ kalımı, bireylerin güvenlik ve korunma için birlikte yaşadığı topluluklarda, iletişim üzerine dayandırılmıştır. Farklı kültürel altyapılardan gelen bireylerin temel duygularının (sinirlilik, üzüntü, neşe, şakacılık, korku, iğrenme ve sürpriz) değerlendirilmesinde yüz ifadeleri ve ses ipuçları kullanılabilir. Bazı akustik ve algısal ses analizi çalışmaları ile bir duygusal durumun diğerinden perde, ünlü ve ünsüzlerin süresi, şiddet, konuşma hızı, 1., 2., 3., ve 4. formantların ortalamaları, bant genişlikleri ve spektral şekli kullanılarak ayrılabileceği gösterilmiştir.

 

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

 

Dr. Friedrich Brodnitz

Dr. Friedrich Brodnitz hakkında ölümünün hemen ardından The New york Times’da yayınlanan makale:

http://www.nytimes.com/1995/10/22/nyregion/dr-friedrich-brodnitz-who-restored-voices-of-sopranos-and-baritonesdies-at-96.html

Dr. Brodnitz’in en hatırlanan sözlerinden birisi:

Ses mekanik veya akustik bir fenomenden daha öte bir şeydir. Karakterin bir aynası, ruh halinin ve hislerin bir taşıyıcısı, nörotik ve psikotik eğilimler için bir anahtardır.

İnsan sesi

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

 

Ses kısıklığı

SES NEDEN KISILIR

Ses kısıklığı nedir?

İnsan sesi, soluk alıp verme sırasında solunum havası dışarıya verilirken ses tellerinin titreşimi ile oluşur. Ses tellerinin üzerinde bulunan yutak, dil ve dudaklar gibi yapılar tarafından şekillendirilir, burun ve sinüs boşlukları gibi yapılar aracılığı ile yankılanır ve son halini alır. Bir sesin normal olarak algılanabilmesi için perdesi, gürlüğü, kalitesi ve değişkenliği gibi tanımlayıcı özelliklerinin normal olması beklenir.

Ses kısıklığı ya da anormal ses ise, yukarıda saydığımız perde, gürlük, kalite ve değişkenlik açısından sesin tatmin edici düzeyde olmaması olarak tanımlanabilir. Kısık ses, kolayca dikkat çeken, bireyde normalden farklı, sorunlu bir durum olduğu algısı yaratan; bireyin sosyal ve mesleki faaliyetlerini olumsuz etkileyebilen; bireyin yaşı, cinsiyeti, toplumsal statüsü ve bulunduğu ortam ile bağdaşmayan bir sestir.  

Ses kısıklığı sebepleri nelerdir?

Ses kısıklığı, ses telleri ya da sesin oluşması gerekli organlar ve dokuların herhangi birisinde (akciğerler, soluk borusu, dil, dudaklar, beyin, yutak gibi) bulunan iyi ya da kötü huylu bir hastalık nedeniyle ya da bireyin ses oluşumunu etkileyen bir psikolojik rahatsızlık nedeniyle ortaya çıkabilir.

Ses kısıklığı tanısı nasıl koyulur?

Ses kısıklığı, birey ya da çevresindekiler tarafından sesin her zaman olduğundan farklı olduğu fark edilerek algılanır.  Ses kısıklığı olan bireyin konu hakkında bir Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanına muayene olması ile ses kısıklığına neden olan birincil rahatsızlığın ne olduğu anlaşılır. Muayene sırasında rutin kulak burun boğaz muayene aletlerinin yanı sıra videolaringostroboskopi, fleksible fiberoptik endoskopi ve akustik ses analizi gibi teknolojik alet ve yöntemlerden faydalanılabilir.

Ses kısıklığı nasıl tedavi edilir?

Ses kısıklığına neden olan hastalıklar çok çeşitlidir. Bunların bir kısmı kısa süreli, bir kısmı ise uzun süreli ses kısıklığına yol açabilir. Ses kısıklığı tedavileri kabaca dört grupta toplanabilir. Davranışsal tedaviler, yani bireyin sesi için iyi olan şeyleri yapıp, uygulayıp, sesi için kötü olan şeylerden uzak durması bunlardan birincisidir. İkinci tedavi yöntemi medikal yani ilaç kullanılarak yapılan tedavilerdir. İlaçlar ağızdan, kas ya da damar yolu ile veya sadece bölgesel olarak hava yoluna veya ses tellerine uygulanabilir. Hastalığa göre tedavinin süresi günler ile aylar arasında değişebilir. Üçüncü tedavi yöntemi ses terapisidir. Ses terapisi ile ses bozukluğunun tedavisi, sesin değişik durumlarda olumsuz yönde etkilenmesinin önlenmesi ve rahatsızlıklara daha dirençli hale gelmesi sağlanabilir. Dördüncü yöntem ise ses hastalığının cerrahi olarak tedavisidir. Ses kısıklığının nedenine göre yapılacak cerrahi içten (dışarıdan herhangi bir iz ya da kesi olmadan sadece ağız içerisinden uygulanan) ya da açık cerrahi olarak planlanabilir. Tedavide hangi yöntemin tek başına ya da hangi yöntemlerin bir arada uygulanacağına hastanın ses kısıklığının birincil ve ikincil nedenlerinin ne olduğuna göre hekim ve hasta tarafından birlikte karar verilir.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Fonotravma (travmatik ses kullanımı), oluşumuna zemin hazırladığı ses hastalıkları, sesin kalite ve karakterinin bozulması, tedavi seçenekleri

 

Ses tellerinin iyi huylu hastalıklarının büyük kısmının oluşumunda tekrarlayan ses teli travmasının (fonotravma) katkısı vardır. Ses teli nodülü, ses teli polibi, ses tellerinde Reinke ödemi bu hastalıklara örnekler arasında sayılabilir. Travma sonrasında, ses tellerinin katmanlı yapısında yüzeyin (epitelin) altında yer alan lamina propria ya da bazal membranda hasar oluşur. Bu hasarın tamiri sırasında bahsedilen patolojiler ortaya çıkar.

Ses teli polipleri, çoğunlukla sesin kötü kullanılması sonucu oluşan epitel altı kanamalara, kanamalardan sonra oluşan hematoma, hematomun inflamasyon ve fibrozisle rezolüsyona uğramasına bağlı olarak oluşur. Histolojik incelemede lamina propriada hemosiderin ve demir depolanmaları görülebilir.

Ses teli nodülleri, vokal kord mukozasında aşırı vibrasyona neden olan yanlış ses kullanımı sonucu ortaya çıkar. Vokal kord nodüllerinde bazal membran yırtılması sonrasında lamina propriada aşırı fibronektin birikimi vardır. Bazal membranın yırtılması sıklıkla fonasyonda yırtıcı kuvvete maruz kalınan, ses tellerinin ön 1/3 ile orta 1/3’ünün kesiştiği yerde meydana gelir.

Reinke ödemi, ses tellerinin bölgesel olarak değil, bir bütün olarak şişmesidir. Genellikle sigara kullanımı ve sesin aşırı ya da kötü-yanlış kullanımının bir arada olduğu hastalarda, kronik irritasyon sonucu oluşur.

Ses tellerinde bu lezyonlar oluştuktan sonra, ses karakteri ve kalitesi etkilenir. Öncelikle oluşan lezyonlar ses tellerinin tam kapanmasını engeller ve ses tellerinin titreşim dinamiğini bozarlar. Ses telleri üzerinde gerek yukarı aşağı gerekse içten dışa dıştan içe mukozal dalga hareketleri bozulur. Mevcut bir lezyona rağmen ses çıkarma, konuşma, şarkı söyleme ses tellerinin ahenkli hareketini kalıcı bir şekilde etkiler. Ses tellerinin bu hastalıkları, medikal tedavi, fonomikrocerrahi ve ses terapisi yöntemlerinin bir ya da birkaçının birlikte kullanımı ile tamamen tedavi edilebilir.

Sağlıklı ses dileklerimle.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Ses teli granulomu

Ses teli granulomu, genellikle ses tellerinin arka bölümünde, ses tellerinin bağlandığı kıkırdak kısmın üzerinde oluşur. İyi huylu bir büyümedir, yani kansere dönüştüğüne dair elimizde kesin bir veri bulunmamaktadır. Nedenleri arasında boğaz reflüsü (laringofaringeal reflü), daha önce geçirilen bir ameliyat için genel anestezi verilirken koyulan boğaz tüpü (entübasyon), sesin yanlış ve kötü kullanımı (ses suiistimali; fonotravma) sayılabilir. Sık ve kuvvetli öksürük, tekrarlayan boğaz temizleme alışkanlığı, ses telleri düzeyinde kapanma sorunu olduğu için edinilen ikincil hiperfonksiyonel ses kullanımı da zeminde yer alabilir.

Ses teli granülomu olan bireyler, ses kalitesindeki değişikliklerden yakınırlar. Ses çatallı çıkabilir, büyük granulomlar ses teli kapanmasını etkileyebildiğinden ses soluklu olabilir, iki ses varmış gibi bir ses ortaya çıkabilir, ses kırılmaları olabilir. Bir diğer sorun boğazda takılma, boğazda bir şey varmış hissi olmasıdır. Bu durum, boğaz temizleme ve öksürük ihtiyacı doğurduğundan ses teli granulomunun daha büyümesine yol açabilir. Bazı bireylerde ise yutkunurken ya da öksürürken ani ağrı, ya da belirli bir süre konuştuktan sonra ortaya çıkan bir ağrı görülebilir. Bu ağrı ses telleri yani boğaz çevresinde olabileceği gibi kulağa yansıyan bir şekilde de olabilir.

Ses teli kıkırdağının bulunduğu arka kısım, ses teli hareketinin en kuvvetli olduğu alandır. Bu bölgede ses teli koruyucu örtüsü çok incedir, bu nedenle çok kolay zedelenir. Granulom, aslında travmaya uğramış bölgenin tamir edici, iyileşme sürecidir. Dört aşamalıdır: Kanama, iltihap, çoğalma ve yeniden şekillenme. Çok küçük bir çökük yara (ülser, ses teli ülseri) şeklinde olabileceği gibi çok büyük, hava yolunu daraltacak boyutta da olabilir. Tanısı ses tellerinin endoskopik muayene yöntemleri olan videolaringostroboskopi ya da fleksibl fiberoptik muayene ile kolaylıkla konulabilir. Ses kalitesini ne kadar etkilediğini anlamak için akustik analiz yöntemlerinden faydalanılabilir.

Granulom tekrarlama riski çok yüksek olarak bir rahatsızlıktır. Cerrahi olarak çıkarılmasının ardından bu oran %90’lara varacak oranda yüksek olabilir, dolayısıyla sadece cerrahi uygulamanın birincil olarak tercih edilmemesi uygun olur. Tedavinin olmazsa olmaz ayakları boğaz reflüsünün yönetilmesi ve ses terapisidir. Cerrahi olarak çıkarılması hem patolojik olarak tanının doğrulanmasını sağlar, hem de hızla ses kalitesini arttırır. Ancak, cerrahi sırasında b. toksini enjeksiyonu, ardından/beraberinde/öncesinde reflü tedavisi ve ses terapisi başarının kalıcı olmasını destekleyecektir.

 

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Videolaringostroboskopi

Videolaringoskopi, bir endoskopik muayene biçimidir. Bu yöntemle, diğer endoskopik muayene yöntemlerinde olduğu gibi, vücudun bir bölgesi (burada larinks yani gırtlak) bir optik sistem aracılığı ile görülebilir. Muayene sırasında özel bir ilaç uygulaması gerekmez. Klinik koşullarında, oturur pozisyonda larinksin daha iyi görülebilmesi için ağız açık, dil dışarıda pozisyonda işlem yapılır. Muayene sırasında dil kökü, vallekula adı verilen dil arkası boşluklar, ses telleri, soluk borusu ve yemek borusunun girişi görüntülenebilir. Görüntüleme 70 ya da 90 derecelik bir açılı teleskopla yapılabilir. Günümüzde, ilerleyen teknoloji ile eğilebilir ince endoskoplarla burun içerisinden ulaşarak da aynı alanların görüntülenmesi sağlanabilmektedir. Bu görüntülerin, elde tutulan ve endoskopa bağlı bir küçük kamera ile monitöre aktarılması sayesinde görüntü, aslından çok daha büyük bir şeklide ve kolayca takip edilebilir olarak gözlenebilir. Tüm görüntüler daha sonra da değerlendirebilmek için bilgisayara aktarılabilir, kaydedilebilir, fotoğraflanabilir. Stroboskopi ise muayene edilen bölgenin görüntüsünün insan gözünün takip edebileceği bir hızda izlenmesine olanak sağlar. Ses tellerimiz normal bir erkekte saniyede yaklaşık 100-140 kez, bir kadında yaklaşık 200-240 kez, bir çocukta ise ortalama 300 kez kadar titreşir. Bu rakamlar, hiçbir ses eğitimi olmayan bireyin normal konuşma sırasındaki değerleridir. İnsan gözü, bu titreşimleri takip edecek kadar hızlı değildir. Stroboskopi ile elde edilen görüntü, basit bir anlatımla, karanlık bir eğlence mekanında beyaz kesintili ışık altında dans ederken, karşınızdaki arkadaşınızın hareketini izlemeniz gibidir. Yani hareketi donmuş karelerin art arda izlenmesi gibi algılarsınız. Bu ışık teknolojisi, ses telinin hareketlerini detaylı olarak görmemizi ve dolayısıyla hastalıklı alanı doğru olanak tanımlamamıza olanak sağlar. Videolaringoskopi sırasında da görüntüler dijital yada analog video kayıtları olarak kaydedilebilir, aynı sırada veya daha sonra bu video kayıtlarından fotoğraflar çekilebilir. Bu sayede ses tellerinde veya larinksin diğer yapılarında olan değişiklikler arşivlenebilir ve değişik zamanlara kontrol amacıyla kullanılabilir.
Örnek bir videolaringostroboskopi videosu için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz:

Daha fazla bilgi için:

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
« Önceki Yazılar