Tag Archives: ses fizyolojisi

Duyguların ses üzerine etkisi

Sesin duygusal durumun ipuçlarını yansıttığı uzun zamandır bilinmektedir. Bu konudaki yorumlar çok eskilere dayanmaktadır. Örneğin, Çiçero ve Aristo, her duygunun farklı bir ses tonu ile ilişkili olduğunu belirtmişlerdir. Darwin, ses ve duygu arasındaki ilişkiyi açıklamaya çalışmıştır. Değişik hayvanlarda yapılan çalışmalar, ses üretenlerin türe özgü ses ile dinleyicilerin dikkatini çekmeye çalıştıklarını, ses sinyallerinin bireysel farklı özellikleri ile alıcılarda öğrenilmiş duygusal cevapları ortaya çıkardığını göstermiştir.

Duygusal prozodi, bilinçaltından otomatik olarak konuşmanın içine sokulan ve konuşmacının hislerini gösteren perde, entonasyon aralığı, tempo, duraklama, algı, stres ve ritim gibi parametrelerle açıklanmaktadır. Kelimelerle duygusal prozodi örtüşmediğinde, tıpkı depresyonda olan birisinin iyi olduğunu açıklaması gibi, sağlıklı sesin dilbilimsel içeriğinden çok tonuna dikkat edilebilir ve bilinçaltındaki bu bilgi değerlendirilerek sosyal yargılara varılabilir. Duygusal prozodik fonksiyonun sağ hemisfere lateralize olup orada dominant olduğu, yaş ile beraber azaldığı ve alkolizm, şizofreni veya sağ hemisfer kortikal lezyonları gibi klinik durumlarda tahrip edilebileceği bildirilmiştir.

Sesli iletişim veya duygusal prozodi mutluluk, neşe, kendine güven, sinirlilik, keder ve sıkıntı gibi birçok duygusal unsur içermektedir. İnsan sağ kalımı, bireylerin güvenlik ve korunma için birlikte yaşadığı topluluklarda, iletişim üzerine dayandırılmıştır. Farklı kültürel altyapılardan gelen bireylerin temel duygularının (sinirlilik, üzüntü, neşe, şakacılık, korku, iğrenme ve sürpriz) değerlendirilmesinde yüz ifadeleri ve ses ipuçları kullanılabilir. Bazı akustik ve algısal ses analizi çalışmaları ile bir duygusal durumun diğerinden perde, ünlü ve ünsüzlerin süresi, şiddet, konuşma hızı, 1., 2., 3., ve 4. formantların ortalamaları, bant genişlikleri ve spektral şekli kullanılarak ayrılabileceği gösterilmiştir.

 

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

 

Reklamlar

Balgam Söktürücü İlaçlar ve Ses Kalitesi Üzerine Etkisi

Normal ses fizyolojisi için, solunum sistemi salgılarının akışkanlığının optimum düzeyde olması ve ses telleri üzerindeki yüzey geriliminin normal olması birer gerekliliktir. Salgıların uygun akışkanlıkta olmaması ya da başka bir deyişle koyu olmasının en sık nedenleri yetersiz sıvı alımı (dehidratasyon), enfeksiyonlar ve antihistaminler gibi bazı ilaçların uygunsuz kullanımıdır. Dehidratasyonun kaynağı; yetersiz sıvı alımı, ağır fiziksel aktiviteler nedeniyle aşırı sıvı kaybı, ya da klimalı alanlarda çalışmak ve nemi düşük bölgelerde yaşamak gibi çevresel faktörler olabilir. Solunum yollarındaki sıvıların akışkanlığının düzeyi, doğrudan vücuttaki mevcut su düzeyi ile ilgilidir. Balgam söktürücü (salgıları akışkan hale getirici / ekspektoran – mukolitik) ilaçlar da dahil olmak üzere hiçbir ilaç tedavisi yeterince sıvı almanın yerini tutmaz. Ancak, bu ilaçlar kullanılarak dehidratasyonun etkilerinin daha hızlı ortadan kaldırılması, antihistaminler gibi ilaçların etkilerinin dengelenmesi hedeflenebilir. Geniz akıntısından, boğazda bir şey yapışıp kalıyormuş hissinden yakınan ya da boğazına bir şey takılmış ve güç yutabiliyormuş gibi hisseden bireylerin çoğunda neden salgıların artmış olması değil, olması gerekenden daha az akışkan olmasıdır. Koyu salgılardan, geniz akıntısından, sık boğaz temizleme şikayetinden yakınan bireylerde ideal tedavi birleşimi sıvı alımının arttırılması ve salgıları incelten ilaçların birlikte kullanılması olabilir.

Daha fazla bilgi için: www.haldunoguz.com – 0 312 284 28 88