Tag Archives: papillomatosis

Ses Teli Papillomu

Kısa Bilgi

  • Hava yolunda, sadece ses tellerini değil, diğer bölgeleri de tutan çok sayıda lezyon aynı anda görülebilir.

Ses teli papillomu, larenksin (gırtlağın) ve ses tellerinin iyi huylu (benign) bir lezyonudur. Sık sık tekrarlama özelliği nedeniyle papillom tedavisi oldukça zordur. Çok defalar endoskopik hava yolu muayenesi ve ihtiyaç duyuldukça cerrahi olarak tedavi edilmesi gerekebilir. Günümüzde papilloma özel kullanılabilen lazerlerle altta kalan sağlıklı dokulara zarar vermeyecek şekilde ses teli papillomu tedavi edilebilmektedir.

Nasıl oluşur?

Papillomlar, hiperplastik yassı epitelle örtülü damardan çok zengin bağ dokusunun ince uzun çıkıntılar oluşturmasıdır. Oluşumunda insan papillom virüsünün (HPV) rol aldığı düşünülmektedir. HPV bir DNA virüsü olup, gırtlak mukozasında hastalığa yol açtığında iyi huylu bir şekilde epitel dokusunda proliferasyona neden olur. HPV’nin birçok türü mevcuttur. Bunlar arasında en sık HPV-6 ve HPV-11 papillom oluşumunda rol oynamaktadır. Bu iki alt tip, genital bölgede görülen siğillerinin de çok büyük bir oranından sorumludur.

Annede mevcut olan genital siğil (kondiloma akuminatum) ile çocuklardaki larengeal papillomses teli papillomu arasında ilişki olduğu kanıtlanmıştır. Larengeal papillomu olan çocukların %20-60’ının annelerinde kondiloma akuminatum saptanmıştır. Bulaşmanın annenin doğum kanalından geçerken olduğu düşünülmektedir. Nitekim, sezaryanla doğan çocuklarda papillom çok daha nadir olarak görülür.

Klinik Görünüm

Papillomlar tipik olarak çok sayıda siğil benzeri lezyonlar şeklinde ortaya çıkarlar. Üst hava yolunun herhangi bir yerinde görülebilmekle birlikte, genellikle gerçek ses tellerini ve yalancı ses tellerini (ventriküler bantlar) etkilerler. Hastaların %2-15’inde soluk borusu (ses tellerinin daha altında yer alır) ve yemek borusunda da hastalık görülebilir. Hastaları hekime getiren ilk şikayet genellikle ses kısıklığıdır. Soluk alma verme sırasında hırıltı, öksürük, nefes alma güçlüğü ile yemek yerken veya yutarken olan ağrı da şikayete neden olabilir. Ses teli papillomu olan iki ayrı hastamızın muayene videolarını aşağıda izleyebilirsiniz.

Tedavi

Papillomu oluşturan virüs normal gözüken dokular içerisinde de yer alabildiğinden hastalığın tamamen iyileştirilebilmesi söz konusu değildir. Tedavi amaçlarının ilki hava yolunun açık tutulabilmesi ikincisi de yeterli düzeyde kaliteli ses sağlanabilmesidir. Bunun için en az skar dokusuna yol açacak, sağlıklı dokulara en az zarar verecek şekilde cerrahi yapılması hedeflenmelidir.

Tekrarlamaların görülmesi sıktır. Küçük bir oranda da olsa kötü huylu patolojilere dönüşme riski söz konusudur.

Rekürren respiratuvar papillomatozis (RRP) ile ilgili göz önünde bulundurulması gereken bazı noktalar şunlardır:

  1. RRP varlığında stomal tutulumu engellemek için olabildiğince trakeotomiden kaçınmak gerekir.
  2. Papillom virüsü yüzeyel epitel tabakada bulunur.
  3. Viral kapsid antijeni hastalıklı epitelin dış tabakalarında bulunur, bu yüzden tüm egzofitik lezyonların alınması önemlidir.
  4. Lezyonların görünümü nadir olarak da olsa karsinom (ses teli kanseri) ile karışabileceğinden mutlaka patolojik örnek alınmalıdır.
  5. RRP’nin okült olarak bulunabileceği nazofarinks ve yumuşak damağın nazofaringeal yüzü ile ses tellerinin alt yüzü mutlaka muayene edilmelidir.
  6. Alt solunum yoluna ekim yapılabileceği için  jet ventilasyon tercih edilmemelidir.
  7. Ses teli papillomuna özel kullanılabilen lazerler ile ses fonksiyonunun olabildiğince korunabilmesi sağlanabilmektedir.
Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara

Ses Teli Hastalığı Tedavisinde Poliklinik Şartlarında Lazer Uygulaması

Lazer, larinks cerrahilerinde uzun yıllardır kullanılmaktadır. Mikrolaringocerrahi sırasında eskiden beri en sık kullanılan lazer, karbondiyoksit [CO2] (10.600 nm) lazerdir. Bu lazerin üstünlüğü, dokuyu kesme sırasında minimal kanamaya yol açmasıdır. Bundan yaklaşık 20 yıl kadar önce ise, kesici özelliklerinden ziyade, damarsal yapılara olan afiniteleri ile öne çıkan fotoanjiyolitik lazerler kullanılmaya başlanmıştır. Bu grup lazerlerden bu dönemde öne çıkanlar pulse dye lazer [PDL] (585 nm) ve potasyum titanil dioksit [KTP] lazer (532 nm) olmuştur. Bu grup lazerlerin en yenisi TruBluLaser (445 nm)  olarak bilinen lazerdir. Eğilebilir cam fiberler ile iletilerek fleksibl endoskopların uygulama kanallarından kullanılabilmeleri yaygınlaşmalarını sağlamıştır. Bu lazerlerin en önemli avantajları, yüzeysel ve epitel altındaki kan damarlarını, yüzey epiteline zarar vermeden hedefleyip koagüle edebilmeleri olmuştur. Benzer şekilde epitelden kaynaklanan papillom ve keratotik lezyonlar, altındaki ses teli dokularına zarar vermeden tedavi edilebilmektedir. Bunun, çok ince 300 – 400 mikrometre çapında cam fiberlerle yapılabilmesi çok büyük bir avantajdır.   Ekteki videoda poliklinik şartlarında, hasta uyanıkken, ameliyathane ve hastaya genel anestezi verilmesine ihtiyaç olmaksızın, ses teli papillomunu tedavi ettiğimiz bir hastamıza ait videoyu görebilirsiniz. Bu tedavi, dünyada çok az sayıda merkezde benzer şekilde uygulanabilmektedir.