Tag Archives: objektif işitme testi

İşitsel Uyarılmış Potansiyeller

ABR ERA OGUZ

İşitsel sistemde akustik uyaranlara verilen elektriksel yanıtlara işitsel uyarılmış potansiyeller denir.

İşitsel uyarılmış potansiyeller iç kulaktan başlayıp kortekse (beyin dış katmanı) kadar uzanan sinir yollarının elektriksel aktivitesini gösterir.

 

SANTRAL (MERKEZİ) İŞİTSEL YOLLAR

  • İşitme siniri (8. kafa siniri)
  • Koklear Nucleuslar (Dorsal, Ventral Nucleuslar)
  • Süperior Olivary Complex
  • Lateral Lemniscus
  • İnferior Colliculus
  • Medial Geniculat Body
  • İşitsel Kortekstir.

 

      İŞİTSEL UYARILMIŞ POTANSİYELLER

  • İlk latanslar (0-2msn): ECochG
  • Erken latanslar (2-10msn): ABR (İşitsel Uyarılmış Beyinsapı Cevapları)
  • Orta latanslar(10-100msn): MLR (İşitsel Uyarılmış Orta Latans Cevaplar)
  • Geç latanslar(100-300msn): ALR (İşitsel Uyarılmış Geç Latans Cevaplar)
  • Eşleşmeyen Negatiflik (Mismatch negativity-MMN)
  • P300 (300msn):İşitsel Uyarılmış P300 Cevaplar

 

         YAKIN SAHA POTANSİYELLER

Koklea (salyangoz) ve primer (birincil) koklear sinir fibrillerinden (liflerinden) kaynaklanan potansiyellerdir.

         ELEKTROKOKLEOGRAFİ (ECochG):

  • Koklea ve işitme sinirinden kaynaklanan elektrofizyolojik potansiyelleri ölçmek için kullanılan yöntemdir. İç kulağa çok yakın konumlandırılan elektrotlar yardımıyla kayıt edilir.
  • İç kulakta bulunan tüylü hücrelerden iki cevap kaynaklanır.

1) Koklaer Mikrofonikler

2) Summasyon Potansiyeli

  • Klinik kullanımda ECochG en çok Meniere Hastalığının tanılanmasında ve işitsel cerrahi operasyon sırasında koklear fonksiyonları değerlendirmek için kullanılmaktadır.

KOKLEAR MİKROFONİKLER: İç kulakta (kokleada – salyangozda)  bulunan baziller membran (zar) üzerinde etkili olduğu bölgede meydana gelen, ani yer değiştirmeleri yansıtan, tüy hücreleri tarafından üretilen potansiyellerdir.

SUMASYON POTANSİYELİ (SP): Direkt bir akımdır. Koklear potansiyeller içindeki düz akımın değişmesi ile oluşur. Stimulus (uyaran) devam ettiği sürece ortaya çıkar ve kayıt edilir.

AKSİYON POTANSİYELİ (AP): Kaynağı 8. sinirdir. Hücre aksonu (sinir hücresindeki uzantı) boyunca ilerleyen veya nöronlar (sinir hücresi) arası aksodentrik, aksosomatik, aksoaksonik sinapslar (hücreler arası birleşme yeri) ile iletilen elektriksel akıma denir.

ECochG’de SP/AP oranı 0,1-0,4 arası normal olarak kabul edilir.

 

UZAK SAHA POTANSİYELLERİ

İşitme siniri, beyinsapı ve kortikal merkezlerdeki elektriksel aktivitelerin kayıt yapıldığı potansiyellerdir. Elektrodlar alına, mastoid kemik (şakaktaki çıkıntı) üzerine veya kulak lobülerine (kulak memelerine) yerleştirilir.

 

İŞİTSEL UYARILMIŞ BEYİN SAPI CEVAPLARI (ABR)

ABR, biyoelektrik potansiyel olup, kontrollü verilen stimulusa aldığımız cevaptır. ABR, işitme sinirinin başlangıcından ponsun en üst bölümüne kadar olan bölgede, işitme yollarındaki elektriksel akımın senkronize aktivesini kaydedilebilen elektrofizyolojik bir yöntemdir.

ABR 7 tane pozitif ve negatif dalga serisini içerir.

 

       ABR DE KULLANILAN UYARAN TİPLERİ

       1)KLİK UYARAN

  • 0,1-6 kHz arasında geniş frekans bandına sahiptir.
  • Kokleanın bütünlüğü, uyaranın amplitüdü, dış ve orta kulağın rezonatör özellikleri ve ses üreticinin elektroakustik özelliklerine bağlı olarak 2-4 kHz arasında bir frekans aralığına sahiptir.
  • Nöral ateşlemeyi diğer uyaran tiplerine göre daha iyi yapmaktadır.
  • Alterne, Condensation, Rarefaction olmak üzere 3 tip polarite kullanılmaktadır. Polarite değişikliğiyle koklear mikrofonik varlığı kontrol edilebilmektedir. 1, 3, 5. dalga latansları ve dalgalar arası latans değerleri hastaların yaş grubuna göre karşılaştırılmalıdır. 5. dalga ile saf ses işitme eşikleri arasında bir korelesyon mevcuttur.

       2) TONAL UYARAN

  • 0,5-4 kHz arasında frekansa spesifik (özgü) kayıt yapabilmek için tone burst (tone pip) uyaran kullanılmaktadır.
  • Tonal uyaranda dalga latansları ve dalgalar arası latanslar değerlendirmeye alınmaz.
  • Sadece 5. dalganın varlığı ya da yokluğuna göre eşik yordamada kullanılır.

       3) CHİRP UYARAN

  • Tüm kokleanın (bazaldan-apekse) aynı anda uyarılmasını sağlayan uyarandır. Klik uyaranın kokleanın (salyangoz) bazal (taban) ve apeksini (tepe) farklı zamanlarda uyarması  sonucunda, ses dalgasının koklea içerisindeki dolaşım süresinin gecikmesinin telafi edilerek etkin bir senkronizasyon sağlanması için chirp uyaran kullanılmaktadır.

       ABR TESTİNE HAZIRLIK

  • Test odası rahat havalandırılmış olmalıdır
  • Testin nasıl yapılacağı hastaya ve/veya hasta yakınına yalın bir dille anlatılmalıdır
  • Elektrotların yerleştirileceği alın ve mastoid kemik iyi temizlenmeli ve elektrotlar doğru yerleştirilmelidir.
  • Elektrotlar kas değil kemik üzerine yapıştırılmalıdır.
  • Bebek ve çocuklar uykusuz getirilmeli, elektrot yerleşimi için temizliği yapıldıktan sonra uyutulmalıdır.

       TESTİN UYGULANIŞI

  • Hasta sırt üstü yatarken elektrotlar ve kulaklık takılarak test yapılır.
  • Hastadan rahat olması ve mümkünse uyku durumunda olması istenir.
  • Ağrı ve acı hissi duyulmaz.
  • Test, muayenehane koşularında yapılabildiği gibi sedasyon ve anestezi altında da yapılabilir.
  • Buşon (kulak kiri) ve yeni doğan doğum artıkları probları tıkayabileceği için teste engel olabilir.

 

        MASKELEME

ABR de de maskeleme gereken durumlar mevcuttur. Hem kemik yolunda hem de hava yolunda maskelemeye ihtiyaç vardır.

Unilateral (tek taraflı) işitme kayıplarında havayolu maskeleme yapılmasıyla iyi olan kulağın cevaba katılması engellenerek kötü olan kulağın gerçek cevapları bulunmalıdır.

Maskeleme yaparken iyi olan kulağa gürültü verilir. Amaç; nöral senkronizasyonu bozarak iyi kulağın cevaba katılmasını engellemektir.

Kemik yolu ABR de maskelemeye IA=0 olduğu için ihtiyaç vardır.

** IA (Interaural Attenuasyon): Test edilen kulağa verilen sesin kafatası kemikleri yardımıyla diğer kulağa ulaşırken enerjisinin bir kısmının kaybolması.

Her iki kulağa da ayrı ayrı maskeli bakılmalıdır.

 

        İLETİM TİPİ İŞİTME KAYBI

-İletim tipi işitme kaybında patolojinin olduğu kulakta 5. dalga, 1-5 ve 3-5 dalga intervallerinde (aralıklarında) belirgin gecikme olmaktadır.

-İletim tip işitme kaybında şiddet-latans eğrisi paralel kayma gösterir. ABR de tüm dalgalarda eşit gecikme beklenir. Dalga morfolojisi bozulmaz.

SENSÖRİNÖRAL İŞİTME KAYBI

  • Koklear tip işitme kaybında patolojinin durumuna göre 5. dalgada farklılıklar görülür.
  • Ağır koklear patolojilerde, tüm frekansların etkilenmesi nedeniyle hiçbir ABR dalgası elde edilemez.
  • Orta dereceli patolojilerde 5. dalgada uzama meydana gelir. Bu uzama 1. dalgadaki gecikme sonucu meydana gelir. Çünkü 1. dalga kokleanın bazalından 5. dalga ise baziller membranın geniş bir kısmında oluşmaktadır.

        RETROKOKLEAR İŞİTME KAYBI

  • Retrokoklear tip işitme kayıplarında dalga morfolojisi belirsizdir.
  • Cevabın olmaması işitme kaybının derecesi ile ilgili olmayabilir.
  • Kulaklar arasında anormal 1-5 dalga latans aralığı mevcuttur. 5. dalga latansı normal limitleri aşar. Dalgalar anormal amplitüdlüdür.

 

        ABR TESTİNİN KLİNİKTE UYGULAMA ALANLARI

  • Yeni doğan işitme taramasında
  • İşitme kaybı açısında risk faktörü olan bebeklerde
  • İşitsel nöropati tanısında
  • Odyolojik değerlendirmede güvenilir yanıt vermeyen hasta gruplarında
  • Odyolojik testleri yapılamayacak hasta gruplarında (felç,demans/alzheimer,…vb)
  • MS hastalarında teşhis veya tedavi sürecinde ayırıcı tanı amaçlı
  • Pontoserebellar köşe tümörü teşhis ve tedavi sürecinde ayırıcı tanı amaçlı
  • Pediatrik hasta gruplarında işitme cihazı önermeden önce eşik kontrolünde
  • Koklear/retrokoklear disfonksiyonların ayrımında kullanır.

 

ABR TESTİNİN AVANTAJLARI

  • Objektif bir yöntemdir.
  • Hastanın genel durumundan bağımsızdır.
  • Güvenilirliği yüksektir.
  • Doğal uyku,sedasyon ve anestezi altında da yapılabilir.
  • Her yaş grubuna yapılabilir.

            ABR TESTİNİN DEZAVANTAJLARI

  • Hasta uyku halindeyken yapılmalıdır.
  • Pediatrik hasta grubunda ailelerin çocuklarını uykusuz getirmeleri tekrar tekrar hatırlatılmalıdır.
  • Vücuttaki kas hareketleri artifact oluşturacağı için dalga morfolojisini etkilemektedir.

 

ABR TESTİ BİR İŞİTME TESTİ DEĞİLDİR. Odyolojik test bataryalarını destekleyici niteliktedir.

ABR Testi üst sistemlerdeki patolojileri ekarte edememektedir. Çünkü ABR Testi ile beyin sapına kadar bilgi elde edilebilmektedir.

Çok ileri derece işitme kaybında ABR testinde dalga elde edilememektedir. Odyogramdaki gibi rezidüel (kalıntı) işitme hakkında bilgi vermez.

ABR testi senkronize uyaran ile yapıldığı için senkronizasyonu bozan patolojilerde hiç dalga elde edilemeyebilir fakat hastanın odyogramında çok hafiften- ileri dereceye kadar farklı derece ve konfigürasyonlarda işitme kayıpları görülebilir.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
Reklamlar

Otoakustik emisyon

Çevre seslerinden bağımsız olarak, insan iç kulağında kokleada (salyangoz)  yer alan dış tüylü hücrelerinde üretilen düşük şiddetli akustik sinyaller otoakustik emisyon olarak adlandırılır. Kokleada kendiliğinden oluşan bu sinyaller dış kulak kanalına yerleştirilen hassas bir mikrofon yardımıyla ölçülebilir. Bu ölçüm, akustik bir uyaran varlığında veya yokluğunda yapılabilir.

 

TESTİN UYGULANIŞI:

  • Test, muayenehane koşullarında, herhangi bir anestezi gereksinimi olmadan yapılabilir.
  • Hasta oturur pozisyondayken kulağına prob mikrofon takılarak ölçüm yapılır.
  • Hastadan test esnasında konuşmaması ve sabit durması istenir.
  • Ağrı ve acı hissi duyulmaz.
  • Aynı işlem her iki kulak için ayrı ayrı tekrarlanır.
  • Buşon (kulak kiri), yenidoğanda doğum artıkları ve sekresyon (salgı) teste engel olabilir. Test yapılmadan önce dış kulak kanalı ve kulak zarının değerlendirilmesi, testin uygun şekilde yapılabilmesine olanak sağlar.

 

OTOAKUSTİK EMİSYON HANGİ DURUMLARDA ALINAMAYABİLİR?

  • Dış kulakta buşon (kulak kiri), stenoz (darlık), atrezi (kapalılıktıkanıklık) varlığında,
  • Orta kulakta negatif basınç, aşırı esneklik, kemikçik fiksasyonu, otitis media, kulak zarı retraksiyonu varlığında,
  • İç kulakta enfeksiyon, darbe, ototoksisite (ilaçlara bağlı kulağın toksik etkilenmesi), akustik travma varlığında emisyonlar alınamayabilir.

 

OTOAKUSTİK EMİSYONLARIN (OAE) SINIFLAMASI  

1) Spontan (Kendiliğinden) Otoakustik Emisyonlar

2) Evoked ( Uyarılmış) Otoakustik Emisyonlar

  • Transient (Geçici) Otoakustik Emisyonlar
  • Distortion Product Otoakustik Emisyonlar
  • Stimulus Frequency Otoakustik Emisyonlar

 

1) SPONTAN OTOAKUSTİK EMİSYON  (SOAE)

SOAE, akustik uyaran olmaksızın oluşan düşük yoğunluklu, devamlı sinyallerdir. Normal işitmeye sahip insanların yüzde ellisinde bulunabilir.

SOAE’lerin bulunması hastanın işitmesinin normal ya da normale yakın olduğunu gösterirken, bulunmaması işitme kaybının olduğu anlamına gelmez.

SOAE’ler sadece işitmenin normal olduğu frekanslarda meydana gelir. Sağlıklı bireylerin bir kısmında spontan OAE’ler mevcut olduğundan klinik uygulamalarda tercih edilmez.

 

2) EVOKED (UYARILMIŞ) OTOAKUSTİK EMİSYON

     *TRANSİENT (GEÇİCİ) OTOAKUSTİK EMİSYON (TEOAE)

Akustik uyaran ardından ortaya çıkan frekansa özel cevaptır. İşitmesi normal, orta kulak ve kokleası (salyangoz) normal olan kişilerde ölçülebilir.

TEOAE, kısa süreli akustik uyaranı takiben 4-20 msn içinde kaydedilir. En sık 1-4 kHz frekans aralığında gözlenir.

Sensörinöral işitme kayıplarından etkilenir. 30 dB HL den daha fazla işitme kaybı olanlarda Transient Otoakustik Emisyonlar gözlenmez. Ölçümler iki farklı uyaran yardımıyla yapılabilir.

  • Klik uyaran; geniş frekans bölgesi uyararak koklea (salyangoz) hakkında bilgi verir.
  • Tone burst; uyaran belirli frekans bölgelerini uyararak koklea (salyangoz) hakkında bilgi verir.

 

     *DISTORTION PRODUCT OTOAKUSTİK EMİSYON (DPOAE)

DPOAE, iki farklı frekanstaki pure tone (saf ses) uyaranın sürekli verilmesi ile ortaya çıkar.

F1 ve F2 olarak adlandırılan bu iki ses kokleaya (salyangoza) verilir. Koklea (salyangoz) bu iki saf sesten farklı bir frekansta ses üretir ve bu sesin ölçülmesi sonucunda DPOAE ölçümü yapılmış olur.

DPOAE de en belirgin cevap 2F1-F2 formülünde ortaya çıkmaktadır.

İki frekans arasındaki uzaklık F2/F1 oranı ile ifade edilir. F2/F1 = 1,22 kokleanın en iyi cevap verdiği orandır.

F1: Alçak frekanslı uyarandır. Şiddeti L1 şeklinde gösterilir.

F2: Yüksek frekanslı uyarandır. Şiddeti L2 şeklinde gösterilir. Uyaran şiddetleri arasındaki oranın DPOAE amplitüdleri üzerine etkisi vardır.

0,5-8 kHz frekans aralığında yapılabilir.

Sensörinöral işitme kayıplarından etkilenir. 50 dB den fazla sensürinöral işitme kaybı olanlarda DPOAE gözlenmez. Ototoksisite (ilaçlardaki toksik etki) de güvenilir bir test yöntemidir.

 

     *STIMULUS FREQUENCY (UYARAN FREKANSI) OTOAKUSTİK EMİSYON (SFOAE)

SFOAE, pure tone (saf ses) uyaran kullanılarak yapılır. Cevaplar uyaranın sürekli verildiği anda alınır.

SFOAE,  teknik zorluklardan ve daha kolay yöntem olan TEOAE ile koklear (salyangoz) bazda aynı orijinli olduğundan klinik kullanımı kısıtlıdır.

 

OTOAKUSTİK EMİSYONUN KLİNİKTE UYGULAMA ALANLARI

  • Yenidoğan işitme taramasında
  • İşitsel nöropati tanısında
  • Ototoksisite monitörizasyonunda
  • Gürültüye maruziyette (Akustik travma)
  • Odyolojik değerlendirme için güvenilir yanıt vermeyen hasta gruplarında (otizm, mental retardasyon, …)
  • Çocukluk çağı işitme testlerinde
  • İşitme siniri cerrahisi sonrası kalan işitmenin tahmininde
  • Fonksiyonel işitme kayıplarının değerlendirilmesinde
  • Koklear/Retrokoklear disfonksiyonların ayırımında
  • Tinnitus tanı ve tedavisinde
  • Ani işitme kaybı tanı ve tedavisinde
  • Preoperatif dönemde koklear monitörizasyonda kullanılmaktadır.

 

OTOAKUSTİK EMİSYON TESTİNİN AVANTAJLARI  

  • Objektif bir yöntemdir.
  • Test süresi kısadır.
  • Hastanın genel durumundan bağımsızdır.
  • Güvenilirliği yüksektir.
  • Girişimsel bir işlem değildir, sedasyon, anestezi gerektirmez.

 

  OTOAKUSTİK EMİSYON TESTİNİN DEZAVANTAJLARI

  • Testi yapabilmek için sessiz ortam gereklidir.
  • Test sonuçları dış ve orta kulak patolojilerinden (iletim tipi işitme kaybı) etkilenebilir. Öncesinde özenli bir kulak muayenesi yapılmalıdır.
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG