Tag Archives: kulak uğultusu

Tinnitus ( Kulak Çınlaması)

Tinnitus Tedavisi

Tinnitus nedir?

Tinnitus en sık “kulak çınlaması” olarak ifade edilir. Dışarıdan herhangi bir ses uyaranı olmadan kulakta hissedilen ses olarak tanımlanabilir. Bireyin hissettiği ses şiddetli ya da hafif, tiz sesli ya da pes sesli, tek ya da çift kulakta olabilir. Sesin özelliğine göre uğultu, vınlama, gürültü, cızırtı, vızıltı olarak da hastalar tarafından tarif edilebilir. Her üç – on kişiden birinin hayatının belirli bir döneminde kulakta ses yakınması olduğu bilinmektedir. Bazı hastalar tarafından ses kafa çınlaması, kafada ses olarak da adlandırılabilmektedir.

Tinnitus nedenleri nelerdir?

Tinnitus başlı başına bir hastalık değil, birçok değişik neden tarafından oluşturulabilen bir belirtidir. İşitme sisteminin herhangi bir yerindeki bir sorunun göstergesi olabilir. İşitme sisteminin bölümleri dış, orta ve iç kulak; işitme siniri, beyin sapı ve beyin olarak sıralanabilir. Nedeni dış kulak kanalında koyulaşmış kulak salgısı (kulak kiri, buşon) gibi basit, ya da işitme sinirinin tümörleri gibi karmaşık olabilir. Bazı klinik durumlarda kulak çınlaması sıklıkla görülür. Bunlar arasında işitme kayıpları, kulak – burun – geniz – sinüs hastalıkları, kalp damar hastalıkları, iç kulak ve beyin tümörleri, tiroid bezi hastalıkları, hormonal değişiklikler ve Meniere gibi hastalıklar sayılabilir.

Bazı bireyler işitme kayıpları olduğunu ilk olarak kulak çınlamaları ile fark edebilir. İşitme kayıplarının daha sık görüldüğü yaşlılarda tinnitus görülme sıklığı da daha fazladır. Birçok ilacın gerek iç kulak üzerine olan etkileri, gerekse kalp damar sistemine olarak etkilerine ikincil olarak kulak çınlaması yaptığı bilinmektedir. Yaşlılarda ilaç kulanım oranları da daha fazla olduğundan, bu durum da tinnitus sıklığını arttırmaktadır.

Belirli bir seviyenin üzerinde gürültüye uzun süre maruz kalınması (gürültülü işyerlerinde uzun süre çalışma gibi) ya da çok yüksek sese bir seferde aniden maruz kalınması (silah atılması ya da patlama gibi) işitme kaybına yol açabilir. Bu durumun nedeni gürültünün iç kulaktaki duyu hücrelerine zarar vermesidir. Gürültüye bağlı işitme kaybı olan bireylerde tinnitus sık görülen bir belirtidir.

Bireylerin sadece kendisinin fark ettiği tinnitusun yanı sıra, nadir hastalarda bireyin hissettiği ses başkaları tarafından da duyulabilir. Bu duruma objektif tinnitus adı verilir. Nedenleri genellikle kas ya da damar hastalıkları ile ilişkilidir.

Her ne kadar yukarıda sadece birkaç örneğini anlattığımız onlarca değişik tinnitus nedeni olsa da, çoğu hastada tinnitusa yol açan bir neden bulunamaz. Tinnitusun şiddeti, süresi, tizliği ya da pesliğine göre ciddi bir hastalıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda herhangi bir fikir elde edilemez. Tinnitus nadiren yaşamı tehdit eden bir nedenden kaynaklanır.

Tinnitus bireylerin yaşam kalitesini azaltabilir. Çok fazla önemsenmesi bireyde tükenmişliğe, depresyona, kaygıya ve panik atağa yol açabilir. Tinnitusu olan bazı bireyler işitmede, yaptıkları işe konsantre olmada ve uyumada güçlük çekebilir.

Kulak çınlaması olan bir birey ne yapmalıdır?

Kulak çınlaması olan bir bireyin öncelikle bir Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanına muayene olması uygun olacaktır. Bu sayede kulak kiri, dış kulak yolu enfeksiyonu, orta kulak iltihabı, kulak zarının delik olması gibi sadece muayene ile kolaylıkla tanısı koyulabilecek bazı tinnitus nedenlerinin bulunup bulunmadığı ivedilikle tespit edilmiş olur. Doktorunuzun size soracağı genel sağlığınız, kullandığınız ilaçlar ve alışkanlıklarınız ile ilgili sorular da birçok tinnitus nedeni hakkında fikir verici olacaktır. Tam bir kulak burun boğaz ve baş boyun muayenesinin yapılması ile burun, geniz, sinüsler, ağız, yutak, gırtlak bölgesinden kaynaklanabilecek olası nedenlerin tamamı gözden geçirilebilir. Muayenenin ardından ihtiyaç duyulması halinde yapılabilecek işitme ile ilgili testler de tinnitusun nedeni hakkında yol gösterici olacaktır.

Kulak çınlaması tedavi edilebilir mi?

Yukarıda da belirttiğimiz gibi tinnitus tek başına bir hastalık değildir. Birçok değişik nedenden oluşabilen bir ortak belirtidir. Hastaların bir kısmında belirli bir neden tespit edilebilir. Bu sayede, bu nedenin tedavisi (dış kulak yolu iltihabında yapılacak ilaçla tedavi ya da kronik orta kulak iltihabında yapılacak cerrahi tedavi gibi) ile tinnitus da tedavi edilmiş olacaktır. Herhangi bir tinnitus nedeni bulunmayan bireylerde aşağıdaki yöntemlerin yalnız başına ya da birden fazla yöntemin birlikte kullanımı ile birçok birey kulak çınlamaları ile daha iyi baş edebilmektedir.

İlaçlar: İç kulağın kanlanmasını arttıran, kas spazmlarını azaltan, bireyin belirli bir sorun üzerine algısını değiştiren, kaygı ve depresyonu azaltmaya yarayan çok değişik gruplardan ilaçların doğru doz ve sürede kullanımı tinnitus ile baş etmede faydalı olabilmektedir.

İşitme cihazları: İşitme kaybı ile birlikte olan kulak çınlamalarının tedavisinde önemli fayda sağlarlar.

Kulaklıkla kullanılan ses kaynakları: Tinnitus sesini baskılayan ya da değiştiren bazı seslerin kulaklıkla dinlenmesi kulak çınlamasının rahatlamasını sağlayabilmektedir.

Uzaktan dinlenebilen ses kaynakları: Değişik sesler ya da ses üreten cihazlar veya programlar tinnitus sesini baskılama ya da daha kolay kabullenmeyi sağlayabilir. Bu sayede rahatlama ve daha kolay uykuya dalma sağlanabilir.

Bu yaklaşımlar tinnitus için kullanılan temel yöntemler olmakla birlikte bitkisel tedaviler, manyetik dalga uygulaması, lazer uygulaması, biyogeribildirim, tinnitus sesinin eşleştirilmesi ve adaptasyonu, yaşam şekli değişiklikleri gibi çok değişik yöntemler de tinnitus tedavisinde alternatif olarak kullanılabilir.

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara

Tinnitus (Kulak çınlaması)

Tinnitus, çevreden herhangi bir ses uyaranı olmaksızın, kafamızın içinden veya kulağımızdan duyduğumuz uğultu, vızıltı, ıslık sesi, akarsu sesi, zil sesi  gibi sesler için kullanılan bir isimdir.  Ses bir kulaktan ya da her ikisinden geliyor gibi hissedilebilir.  Kulak çınlaması sabit veya aralıklı bir şekilde olabilir. Bu nedenle net olarak tarif edilemeyebilir.

Kulak çınlaması genellikle yaşlı bireylerde görülmekle birlikte her yaş grubunda ortaya çıkabilir. Tinnitus, işitme kaybı veya başka kulak problemleri olan bireylerde daha yaygın görülür. Ancak, normal işiten bireylerde de görülebilir.

Kulak çınlaması, kendi başına, tek bir hastalık değildir. Birçok farklı nedenden kaynaklanabilir. Bunların bazıları çok ciddi kulak ya da beyin sorunları iken, bazı hastalarda ise özgün bir neden bulunamayabilir. Belirli bir nedene bağlı olarak oluşan çınlamada, ilgili nedenin tedavisi ile çınlama ortadan kalkar. Yapılan kulak burun boğaz muayenesi, ilgili görüntüleme ve tetkiklerle herhangi bir neden bulunmayan ve çınlamadan günlük hayatta olumsuz etkilenen hastalarda tedavi yöntemlerinden bir ya da birkaçı uygulanır.  

Videonistagmografi (VNG)

VIDEONISTAGMOGRAFI

Videonistagmografi (VNG), vertigo nedenleri arasında ayırıcı tanı yapabilmek amacıyla kullanılan bir testtir.  Denge bozukluklarını (vestibüler bozuklukları) değerlendirmek amacıyla, test gözlüğü ve kızılötesi ışınlara duyarlı video kameralar kullanılarak nistagmusların (istemsiz göz hareketlerinin) kaydedilmesi sağlanır.

VNG testiyle, iç kulağın denge ile ilişkili kısmında (labirentte) bir fonksiyon bozukluğu olup olmadığı, varsa disfonksiyonun derecesi, periferiksantral ayrımı ve disfonksiyonun yeri (iç kulak, beyin, göz gibi) hakkında bilgi verebilir.

Test Öncesi Hazırlık – Bilgilendirme:

VNG testi sırasında hastanın teste uyum sağlayabilmesi, verilen komutlara uyabilmesi için ön bilgilendirme çok önemlidir. Hastanın hangi ilaçları kullandığı sorgulanmalı, testi etkileyebilecek ilaçların testten önce kesilmesi istenmelidir. Alkolün pozisyonel nistagmus (istemsiz göz hareketleri) oluşturabilme etkisinden dolayı alkol kullanımı da tetkik öncesi kesilmelidir.
Test sırasında baş dönmesi, bulantı, kusma olabileceğinden en son yemek testten 2 saat önce yenmelidir. Teste başlamadan hastalardan göz makyajlarını temizlemeleri istenir.
Hasta standart bir uzaklığa oturtularak test gözlüğündeki ışığa veya dışarıda belirlenen bir hedefe sabit bakması istenir.

VNG test ekipmanları

  • Test Gözlüğü
  • Video Monitör
  • Bilgisayar
  • Video Kaydedici
  • Oda Kamerası
  • Işıklı Bar ve
  • Kalorik Uyarım Cihazından oluşur.

VNG testiyle göz hareketlerinin görülmesi ve kayıt edilmesi esastır.

VNG testiyle;
1) Okülomotor Testler
– Gaze (Bakış) Testi
– Sakkad Testi
– Pursuit (Takip) Testi
– Optokinetik Test
2) Pozisyonel Testler
3) Kalorik Test yapılır.

GAZE (BAKIŞ) TESTİ

Vestibüler uyarı olmaksızın oluşan nistagmusun ( istemsiz göz hareketi) değerlendirmesinde kullanılır.

Testin Uygulanışı:
– Hasta karşıya bakar ve başını oynatmadan ışıklı bar üzerindeki sağ, sol, yukarı ve aşağı yönde 20-30 derece ile hareket eden hedefe odaklanır.
– Test sırasında gözün belli pozisyonlarda sabitlenememesiyle (fiksasyon yapamama) istemsiz göz hareketleri (nistagmus) oluşabilir ve devam ediyorsa patolojiktir.
– Gaze testiyle oluşan istemsiz göz hareketleri sedatif, antikonvülzan ve trankilizan ilaçlara, serebellum (beyincik) patolojilerine ve göz kaslarına ait patolojilere bağlı ortaya çıkabilir.

SAKKAD TESTİ

Vestibüler uyarıyla oluşan istemsiz göz hareketlerinin (nistagmus) değerlendirilmesinde kullanılır.

Testin Uygulanışı:
– Test ışıklı bar yardımıyla horizontal (yatay) ve vertikal (dikey) planda yapılır.
– Hastadan ışıklı bar üzerindeki görsel uyaranı takip etmesi istenir.
– İki göz arasındaki hız farklılığı dikkatsiz hastalarda görülebileceği gibi santral sinir sistemi dejeneratif (dokudaki bozukluk) ve metabolik ya da ilaç intoksikasyonunda (zehirlenme) gözlenir.

PURSUİT (TAKİP) TESTİ

Vestibüler uyarıyla oluşan istemsiz göz hareketlerinin (nistagmus) değerlendirilmesinde kullanılır.

Testin Uygulanışı:
– Test ışıklı bar yardımıyla horizontal (yatay) ve planda yapılır.
– Hastadan başı sabitken ışıklı bar üzerindeki ileri ve geri düzgün şekilde hareket eden görsel uyaranı takip etmesi istenir.
– Testteki anormallikler yaş, görme problemleri, kullanılan ilaçlar, dikkat eksikliği, beyin sapı veya serebellum (beyincik) lezyonlarından (doku hasarı) kaynaklanabilir. Akut dönemde olan Periferik Vestibüler Sistem hastalıklarında da gözlemlenebilir.

OPTOKİNETİK TEST

Testin Uygulanışı:
– Test ışıklı bar yardımıyla horizontal (yatay) ve planda yapılır.
– Hastadan başı sabitken seri şekilde ışıklı bar üzerindeki önce sağa sonra sola hareket eden görsel uyaranı takip etmesi istenir.
– Test hastanın dikkatsizliğinden ve ilaçlardan etkilenmez.
– Testteki anormallikler görme hastalıklarına, konjenital (doğumsal) istemsiz göz hareketlerine (nistagmus), tek taraflı vestibüler sistem bozukluklarına, serebral (beyin), serebellar (beyincik) nedenlere bağlı olabilir.

BAŞ SALLAMA (HEAD SHAKİNG) TESTİ

Testin Uygulanışı:
– Test hasta oturur pozisyonda test gözlüğü (goggle) kullanılarak yapılır.
– Klinisyen hastanın başına horizontal (yatay) planda 20-25 hızlı bir şekilde hareket ettirir ve kayıt alınır.
– İstemsiz göz hareketleri (nistagmus) sabit bir noktaya bakıldığında kayboluyorsa periferik patoloji, kaybolmuyorsa santral patoloji lehine yorumlanır.

POZİSYONEL TESTLER

Pozisyonla ilişkili baş dönmesi tarif eden hastalarda, baş dönmesi (vertigo) ve istemsiz göz hareketlerini (nistagmus) ortaya çıkarmak, değerlendirmek ve tanı koymak için kullanılır.

DİX-HALLPİKE MANEVRASI

Testin Uygulanışı:
– Hasta yatağa ayakları uzatılarak oturtulur.
– Hastanın başı karşıya bakar pozisyondayken 45 derece testin yapılacağı tarafa çevirilir ve hızlı şekilde başı yataktan 30 derece aşağı aşağı sarkıtılır. Baş dönmesi (vertigo) ve istemsiz göz hareketlerinin (nistagmus) varlığı sorgulanır.
– Hastanın baş dönmesi geçince oturur pozisyona getirilir ve karşıya bakması istenir. Tekrar baş dönmesi (vertigo) ve istemsiz göz hareketlerinin (nistagmus) varlığı sorgulanır.
– Diğer kulak içinde aynı işlem uygulanır.

ROLL MANEVRASI

Testin Uygulanışı:
– Hasta yatar pozisyonda iken başı 30 derece kaldırılır.
– Orta hattan testin yapılacağı tarafa hızlıca çevirilir. Baş dönmesi (vertigo) ve istemsiz göz hareketlerinin (nistagmus) varlığı sorgulanır.
– Diğer kulak içinde aynı işlem uygulanır.

KALORİK TEST

Kalorik test her iki kulakta bulunan semisirküler kanalların (yarımdaire kanalları) ayrı ayrı test edilebilmesine ve bu sayede iki kulak arasında karşılaştırma yapılabilmesine olanak sağlar.

Testin Uygulanışı:
– Hasta yatar pozisyonda iken başı 30 derece kaldırılır.
– Sıcak, soğuk hava ya da su uyaran kullanılarak her iki kulak test edilir.
– Uyarımlar arasında 5 er dakika beklenir.
– Dış kulak yolunda buşon (kulak kiri), eksternal otit (dış kulak yolu iltihabı), timpanik membran perforasyonu (kulak zarında delik olması) durumunda kalorik uyarı amacıyla su kullanılması uygun olmayabilir, bu durumda hava ile kalorik uyarı tercih edilebilir.
– İleri derecede psikotik bozukluk, epilepsi, kontrolsüz hipertansiyon ya da kardiyak bozukluk olduğunda testin yapılması uygun olmayabilir.

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 05 Ocak 2020

Akustik İmmitansmetri

Akustik immitansmetri nedir?

Odyolojik test grubunun bir parçası olan akustik immitansmetri; timpanometri, akustik refleks ve statik komplians testlerinden oluşur. Bu testler kulak zarı, orta kulak ve akustik refleks yollarının fonksiyonunu ölçen testlerdir. İşitme hassasiyetini doğrudan ölçen testler değillerdir.

Labirentit

Labirentit, hem denge hem de işitme ile ilgili iç kulak organlarının iltihabına verilen isimdir. Denge siniri iltihabında (vestibüler nörit) olduğu gibi, bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben ortaya çıkabilir. Tek ya da iki iç kulak hastalıktan etkilenebilir. Viral ya da bakteriyel enfeksiyonlar ya da sistemik hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Erişkin çağda en sık 30 – 70 yaş aralığında görülebilir. Erişkinlerde enfeksiyonun kaynağı sıklıkla uzun süredir rahatsızlık veren müzmin (kronik) orta kulak enfeksiyonudur. Çocuklarda ise genellikle 2 yaşın altında ve menenjit ile birlikte görülebilir. Çocukluk çağında her iki iç kulağın tutulumu bu nedenle çok daha sıktır. Dengesizlik hissi her zaman işitme kaybı ile birlike görülür. Vertigonun başlangıcı anidir. Kulak ya da beyin zarları kaynaklı olmasına göre orta kulak iltihabı ya da menenjit ile birlikte görülür. Özenle, çabuk bir şekilde medikal ve ihtiyaç varsa cerrahi olarak tedavisi bir gerekliliktir.

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 11 Mayıs 2019

Vestibüler Nörit

Vestibüler nörit, iç kulak kaynaklı dengesizlik nedenleri arasında en sık görülen ikinci hastalıktır. Denge sinirinin enfeksiyonu sonucu ortaya çıkan bu rahatsızlığın nedeni genellikle virüslerdir.  Nadiren bakteriler tarafından da oluşturulabilir. Anatomik nedenlerle (daha uzun ve dar bir kanal içerisinde yer aldığından) sıklıkla üst (superior) denge siniri etkilenir. Hastaların ortalama üçte ikisi şikâyetler öncesinde geçirdikleri bir üst solunum yolu enfeksiyonu varlığından bahsederler.  Ani gelişen baş dönmesinin yanı sıra bulantı ve kusma gibi sistemik belirtiler de belirgindir. Baş dönmesi günlerce sürebilir. İşitme genellikle hiç zarar görmez. Denge ile ilgili sorunlar günler – aylar içerisinde adım adım azalmakla birlikte sersemlikgüvensizlikdengesizlik hissi aylarca sürebilir. Rahatsızlık sık tekrar edebilir. Bazen yılda birkaç atağı bulabilecek şekilde sık olabilir. Tanı koyulurken hastanın KBB muayenesinin yanı sıra, işitme ve denge değerlendirmesinin yapılması faydalı olur. Tedavi genellikle belirtileri baskılayacak şekilde bulantı ve kusmanın ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Şikâyetlerin en yoğun olduğu ilk günlerde vestibüler sistemi baskılayıcı ilaçlar özenle kullanılabilir. Bu tür ilaçların uzun süre ve yüksek dozda kullanımı, iyileşmenin uzamasına neden olabilir. Hastanın kendisini iyi hissetmesi ile birlikte erken dönemde ayağa kalkılması ve günlük aktivitelere kontrollü bir şekilde başlanması iyileşmeyi hızlandırır.

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 17 Ağustos 2019

Benign paroksizmal pozisyonel vertigo

Benign paroksizmal pozisyonel vertigo (BPPV), kulak kaynaklı baş dönmesi nedenleri arasında en sık görülen rahatsızlıktır. Yaklaşık her 1000 kişiden birisini etkilediği düşünülmektedir. Kadınlarda erkeklerden daha sık görülmektedir ve en sık 30-50 yaş aralığında şikâyetlere sebep olmaktadır. “Kristal oynaması” ya da “kristal kayması” olarak da adlandırılan bu duruma, iç kulakta hareketin algılanmasından sorumlu olan minik kütlelerin (kanalolitler) denge organındaki yarım daire kanalları (semisirküler kanallar) içerisinde serbest olarak hareket etmesinin yol açtığı düşünülmektedir. Kanalolitler en sık arka (posterior) yarım daire kanalında yer alsa da lateral (yan) ve üst (superior) yarım daire kanallarında da görülebilir.

BPPV hastaları genellikle baş hareketleri ile, yattıkları yerde dönme ile, yataktan kalkarken gibi durumlarda belirgin hale gelen, genellikle tek bir yöne hareketle aktive olan bir baş dönmesinden yakınırlar. Vertigo aniden ortaya çıkar ve genellikle 1 dakikadan kısa sürer. Atakların başlangıç ve bitişi belirgin olsa da, ataklar arasında bir dengesizliksersemlik hissi görülebilir.

Tanı genellikle hastanın hikâyesi ve Dix-Hallpike manevrası adı verilen manevra ile koyulur. Videonistagmografi de tanı için kullanılan araçlardandır.

Hastaların önemli bir kısmı kendiliğinden düzelirken, bir kısmı kanalolit pozisyonlandırma manevrası (Epley manevrası) adı verilen tedavi manevralarından fayda görür. Çok düşük oranda hastada daha girişimsel ya da cerrahi tedavilere ihtiyaç duyulur.

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 17 Kasım 2019

Meniere Hastalığı

Endolenfatik hidrops, endolenfatik basınçta bir artış nedeniyle oluşan vertigo (dengesizlik, baş dönmesi), dalgalanan (azalıp artan) işitme kaybı ve tinnitus (kulak çınlaması) belirtilerinin bir arada bulunmasını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Endolenfatik hidropsun nedeni biliniyorsa bu duruma Meniere sendromu, nedeni bilinmiyor ise (idiyopatik) Meniere hastalığı adı verilir.

Meniere hastalığı kadınlarda erkeklere oranlara daha sık görülür. Hastalar, ani, nöbet şeklinde gelişen kulak çınlaması (tinnitus), kulakta dolgunluk (basınç hissi), azalıp artan (fluktuan) işitme kaybı ve vertigodan yakınırlar. Zamanla yeni ataklarla birlikte işitmenin yavaş yavaş kalıcı şekilde azaldığı görülür. Belirtiler bireyler arasında çok farklılık gösterse de, bazı hastalarda kohlear (çınlama, işitme kaybı gibi), bazı hastalarda ise vestibüler (vertigo, denge bozukluğu gibi) belirtiler daha baskındır. Ataklar, dakikalar ya da saatler boyunca sürebilir. Genelde 3 saatten daha kısa olduğu ifade edilir. Genellikle tek taraflıdır, ancak iki taraflı da olabilir.

Tanı genellikle yukarıda bahsedilen şikayetlerin bulunması ile koyulabilir. Bu duruma sıklıkla bulantı, kusma ve terleme de eşlik edebilir. Odyolojik ve vestibüler (işitme ve denge ile ilgili) testler, sensörinöral tipte bir işitme kaybını ve kalorik testlerde tek taraflı bir zayıflığı gösterebilir.

Meniere hastalığı belirtilerinin azaltılması için tuz kısıtlaması, vücuttan su attıran (diüretik), damar genişletici (vazodilatör), bulantı – kusmayı baskılayıcı (antiemetik) ilaçlar kullanılabilir. Medikal tedaviye cevap vermeyen hastalarda hastanın işitme durumuna göre değişik girişimsel ya da cerrahi yöntemler tedavi amacı ile kullanılabilir.

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 16 Şubat 2020

Kahve içmek kulak çınlamasını arttırıyor mu?

Kafein Tinnitus OGUZ

Kafein alımı ile tinnitus (kulak çınlaması) oluşma riski arasındaki ilişkiyi açıklamaya çalışan bir çalışma American Journal of Medicine dergisinde yayınlandı. Buna göre  65.085 kadın 18 yıl süre ile takip edildi.  Bireylerin hiçbirinde başlangıçta kulak çınlaması bulunmuyordu. Bunlardan 18 yıl boyunca günde ortalama 150 mg’dan az (225 cl kahve) tüketenlerin tinnitus gelişme riski 1 birim iken, 450-600 mg tüketenlerin 0,85 birim; 600 mg’dan fazla tüketenlerinki ise 0,79 birim olarak belirlenmiş. Bu prospektif çalışma ile yüksek kafein alımı ile tinnitus oluşma riski arasında ters bir korelasyon olduğu belirlenmiş.  Yani çok kahve içenlerde kulak çınlaması olma riski daha düşüktür. Makaleye şu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: Kafein-Tinnitus- Prospektif-AJM

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 11 Temmuz 2018