Tag Archives: işitme kaybı

Cogan Sendromu

Sifiliz ile ilişkili olmayan interstisyel keratit ile birlikte denge ve işitme sorunlarının bir arada bulunduğu bir otoimmün hastalıktır. İnterstisyel keratit hızla görme kaybına neden olabilir. Tinnitus (kulak çınlaması), kendiliğinden ortaya çıkan kontrolsüz göz hareketleri (spontan nistagmus), ataksi ve ilerleyici işitme kaybı (sensörinöral) na, şiddetli, nöbetler haline ortaya çıkan vertigo eşlik eder. Hastalık dalgalı şekilde şikayetlerin azalması ve artması ile birlikte görülür. Poliarteritis nodoza ile ilişkili olduğuna inanılmaktadır. Eozinofili görülebilir. Patolojik olarak membranöz kokleada, semisirküler kanallarda ödemle beraber spiral ve vestibüler gangliyonlarda dejenerasyon ve spiral ligamentte lenfosit ve plazma hücreleri infiltrasyonu ile endolenfatik hidrops mevcuttur. Hastaların önemli bir kısmı steroid tedavisinden faydalanabilir. Siklofosfamid ve azotiopirin gibi ilaçlar steroidlerin yanı sıra kullanılabilir.

Baş dönmesi (vertigo) belirtileri ve dalgalı işitme kaybı nedeniyle Meniere hastalığı ile karıştırılabilir. Vogt-Koyanagi-Harada sendromunda da bazı belirtiler ortak olabilir, ancak, ek olarak saç dökülmesi ve eksudatif üveit gibi bulgular da görülebilir. Sifiliz de bu şikayetlerle gelen hastalarda ayırıcı tanıda düşünülmelidir. Sifilizde görülen intersitisyel keratit genellikle daha önceden oluşmuştur ve aktif iltihabi değişiklikler görülmez. Korneada sifilitik tutulum sıklıkla merkezi pozisyondadır. Sistemik vaskülit veya aortit gibi daha ilerlemiş tutulumların belirlenebilmesi için hastaların çoklu klinik tarafından (multidisipliner) takibi uygun olur. Cogan sendromu bulguları Lyme hastalığı ve Ebstein Barr virüse bağlı klinik tablolar ile de karışabilir.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

 

 

 

Reklamlar

Otoakustik emisyon

Çevre seslerinden bağımsız olarak, insan iç kulağında kokleada (salyangoz)  yer alan dış tüylü hücrelerinde üretilen düşük şiddetli akustik sinyaller otoakustik emisyon olarak adlandırılır. Kokleada kendiliğinden oluşan bu sinyaller dış kulak kanalına yerleştirilen hassas bir mikrofon yardımıyla ölçülebilir. Bu ölçüm, akustik bir uyaran varlığında veya yokluğunda yapılabilir.

 

TESTİN UYGULANIŞI:

  • Test, muayenehane koşullarında, herhangi bir anestezi gereksinimi olmadan yapılabilir.
  • Hasta oturur pozisyondayken kulağına prob mikrofon takılarak ölçüm yapılır.
  • Hastadan test esnasında konuşmaması ve sabit durması istenir.
  • Ağrı ve acı hissi duyulmaz.
  • Aynı işlem her iki kulak için ayrı ayrı tekrarlanır.
  • Buşon (kulak kiri), yenidoğanda doğum artıkları ve sekresyon (salgı) teste engel olabilir. Test yapılmadan önce dış kulak kanalı ve kulak zarının değerlendirilmesi, testin uygun şekilde yapılabilmesine olanak sağlar.

 

OTOAKUSTİK EMİSYON HANGİ DURUMLARDA ALINAMAYABİLİR?

  • Dış kulakta buşon (kulak kiri), stenoz (darlık), atrezi (kapalılıktıkanıklık) varlığında,
  • Orta kulakta negatif basınç, aşırı esneklik, kemikçik fiksasyonu, otitis media, kulak zarı retraksiyonu varlığında,
  • İç kulakta enfeksiyon, darbe, ototoksisite (ilaçlara bağlı kulağın toksik etkilenmesi), akustik travma varlığında emisyonlar alınamayabilir.

 

OTOAKUSTİK EMİSYONLARIN (OAE) SINIFLAMASI  

1) Spontan (Kendiliğinden) Otoakustik Emisyonlar

2) Evoked ( Uyarılmış) Otoakustik Emisyonlar

  • Transient (Geçici) Otoakustik Emisyonlar
  • Distortion Product Otoakustik Emisyonlar
  • Stimulus Frequency Otoakustik Emisyonlar

 

1) SPONTAN OTOAKUSTİK EMİSYON  (SOAE)

SOAE, akustik uyaran olmaksızın oluşan düşük yoğunluklu, devamlı sinyallerdir. Normal işitmeye sahip insanların yüzde ellisinde bulunabilir.

SOAE’lerin bulunması hastanın işitmesinin normal ya da normale yakın olduğunu gösterirken, bulunmaması işitme kaybının olduğu anlamına gelmez.

SOAE’ler sadece işitmenin normal olduğu frekanslarda meydana gelir. Sağlıklı bireylerin bir kısmında spontan OAE’ler mevcut olduğundan klinik uygulamalarda tercih edilmez.

 

2) EVOKED (UYARILMIŞ) OTOAKUSTİK EMİSYON

     *TRANSİENT (GEÇİCİ) OTOAKUSTİK EMİSYON (TEOAE)

Akustik uyaran ardından ortaya çıkan frekansa özel cevaptır. İşitmesi normal, orta kulak ve kokleası (salyangoz) normal olan kişilerde ölçülebilir.

TEOAE, kısa süreli akustik uyaranı takiben 4-20 msn içinde kaydedilir. En sık 1-4 kHz frekans aralığında gözlenir.

Sensörinöral işitme kayıplarından etkilenir. 30 dB HL den daha fazla işitme kaybı olanlarda Transient Otoakustik Emisyonlar gözlenmez. Ölçümler iki farklı uyaran yardımıyla yapılabilir.

  • Klik uyaran; geniş frekans bölgesi uyararak koklea (salyangoz) hakkında bilgi verir.
  • Tone burst; uyaran belirli frekans bölgelerini uyararak koklea (salyangoz) hakkında bilgi verir.

 

     *DISTORTION PRODUCT OTOAKUSTİK EMİSYON (DPOAE)

DPOAE, iki farklı frekanstaki pure tone (saf ses) uyaranın sürekli verilmesi ile ortaya çıkar.

F1 ve F2 olarak adlandırılan bu iki ses kokleaya (salyangoza) verilir. Koklea (salyangoz) bu iki saf sesten farklı bir frekansta ses üretir ve bu sesin ölçülmesi sonucunda DPOAE ölçümü yapılmış olur.

DPOAE de en belirgin cevap 2F1-F2 formülünde ortaya çıkmaktadır.

İki frekans arasındaki uzaklık F2/F1 oranı ile ifade edilir. F2/F1 = 1,22 kokleanın en iyi cevap verdiği orandır.

F1: Alçak frekanslı uyarandır. Şiddeti L1 şeklinde gösterilir.

F2: Yüksek frekanslı uyarandır. Şiddeti L2 şeklinde gösterilir. Uyaran şiddetleri arasındaki oranın DPOAE amplitüdleri üzerine etkisi vardır.

0,5-8 kHz frekans aralığında yapılabilir.

Sensörinöral işitme kayıplarından etkilenir. 50 dB den fazla sensürinöral işitme kaybı olanlarda DPOAE gözlenmez. Ototoksisite (ilaçlardaki toksik etki) de güvenilir bir test yöntemidir.

 

     *STIMULUS FREQUENCY (UYARAN FREKANSI) OTOAKUSTİK EMİSYON (SFOAE)

SFOAE, pure tone (saf ses) uyaran kullanılarak yapılır. Cevaplar uyaranın sürekli verildiği anda alınır.

SFOAE,  teknik zorluklardan ve daha kolay yöntem olan TEOAE ile koklear (salyangoz) bazda aynı orijinli olduğundan klinik kullanımı kısıtlıdır.

 

OTOAKUSTİK EMİSYONUN KLİNİKTE UYGULAMA ALANLARI

  • Yenidoğan işitme taramasında
  • İşitsel nöropati tanısında
  • Ototoksisite monitörizasyonunda
  • Gürültüye maruziyette (Akustik travma)
  • Odyolojik değerlendirme için güvenilir yanıt vermeyen hasta gruplarında (otizm, mental retardasyon, …)
  • Çocukluk çağı işitme testlerinde
  • İşitme siniri cerrahisi sonrası kalan işitmenin tahmininde
  • Fonksiyonel işitme kayıplarının değerlendirilmesinde
  • Koklear/Retrokoklear disfonksiyonların ayırımında
  • Tinnitus tanı ve tedavisinde
  • Ani işitme kaybı tanı ve tedavisinde
  • Preoperatif dönemde koklear monitörizasyonda kullanılmaktadır.

 

OTOAKUSTİK EMİSYON TESTİNİN AVANTAJLARI  

  • Objektif bir yöntemdir.
  • Test süresi kısadır.
  • Hastanın genel durumundan bağımsızdır.
  • Güvenilirliği yüksektir.
  • Girişimsel bir işlem değildir, sedasyon, anestezi gerektirmez.

 

  OTOAKUSTİK EMİSYON TESTİNİN DEZAVANTAJLARI

  • Testi yapabilmek için sessiz ortam gereklidir.
  • Test sonuçları dış ve orta kulak patolojilerinden (iletim tipi işitme kaybı) etkilenebilir. Öncesinde özenli bir kulak muayenesi yapılmalıdır.
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

 

Ani İşitme Kaybı

Ani İşitme Kaybı hakkında basında çıkan makalemiz…

AIK 1AIK 2

 

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Ani İşitme Kaybı

Bir gece önce yatağa girerken hiçbir probleminiz yoktu, ancak uyandığınızda bir de baktınız ki, bir kulağınız duymuyor. Hatta tarif etmekte zorlandığınız bir ses kulağınızdan gitmiyor. ‘Gürültü mü desem, çınlama mı desem’ diyorsunuz. Ne yapmalı, paniğe kapılmaya gerek var mı, hemen bir doktora gidelim mi, yoksa kendisi geçer diye bir süre bekleyelim mi? Gelin tıp dilinde ‘İdiopatik ani sensorinöral işitme kaybı‘ dediğimiz ‘Ani işitme kaybı‘ konusunda bildiklerimize bir göz atalım.
Ani işitme kaybı, tanım olarak, üç gün içerisinde aniden ya da ilerleyici olarak gelişen, odyolojik incelemede (işitme testi) birbirini izleyen en az üç frekansta 30 dB veya daha üzerinde işitme kaybı ile karakterize bir sağlık problemidir. Sağlık problemi diyoruz, çünkü bu rahatsızlık, tek başına bir hastalık değil, aksine birçok değişik rahatsızlığın ilk belirtisi olarak oluşabilen bir durum. 70 yıl kadar önce ilk tanımlanmasından bu yana, benim de aralarında bulunduğum, birçok araştırmacı bu konu hakkında yüzlerce klinik ve deneysel araştırma yayınlamasına rağmen, hala tam olarak nedeni, hastalığın gidişatı ve tedavisi hakkında bir fikir birliği bulunmamaktadır. Literatürde tedavisine yönelik şimdiye kadar 50’den fazla tedavi yöntemi tanımlanmış olması da bu kafa karışıklığının objektif göstergesi olsa gerek.
Her ne kadar, tanısı ve tedavisi konusunda bir fikir birliği olmaması kafamızı karıştırıyor olsa da, bu durum, karamsar olmamız için bir neden değil. Sahip olduğumuz bazı bilgiler içimizi rahatlatıyor. Bunlardan birincisi, bu hastaların yaklaşık yarısının kendiliğinden, hiçbir tedaviye ihtiyaç olmaksızın düzeliyor olması. İkincisi, uygun tedavi yöntemleri ile kendiliğinden düzelmeyen hastaların büyük çoğunluğunda işitmenin tekrar eski düzeylerine geri döndürülebiliyor olması. Altı çizilmesi gereken nokta, ani işime kaybının acil bir durum olduğunun bilinmesi gerekliliğidir. Eski hocalarımızın deyişiyle ‘Ani işitme kaybı, kulağın enfarktıdır.‘ Dolayısıyla, fark edilir edilmez bir Kulak Burun Boğaz Uzmanı’na ulaşmak uygun bir davranış olacaktır. Ani işitme kaybının hasta tarafından hissedilen belirtileri, kulak çınlaması, işitmede azalma, kulakta doluluk yada dolgunluk hissi, baş dönmesi yada dengesizlik hissi olabilir. Elbette, bu belirtiler dış kulak yolu iltihabı yada kulak salgılarının dış kulak yolunda birikmesi (kulak kiri, wax, buşon) gibi çok daha sık görülen ve çok daha basit patolojilere bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Bu belirtilerden bir yada birkaçının varlığı ile başvuran bir hastada yapılan işitme testi ile ‘Ani İşitme Kaybı‘ tespit edildiğinde, tanı ve tedavi yöntemleri ile ilgili çalışmalara hemen başlanır. Günümüzde iç kulak tomografisi ve manyetik rezonans inceleme gibi ileri, detaylı inceleme imkanlarımız olmasına rağmen, bu hastaların %90’ında herhangi bir neden belirlenememektedir. Bu şekilde nedeni bulunamayan işitme kayıplarının geçirilmiş viral üst solunum yolu infeksiyonlarına, damar problemlerine veya bağışıklık sistemini etkileyen patolojilere bağlı olduğu değişik deneysel çalışmalarda ortaya konmuştur. Bu noktadan hareketle, hastalar başta steroidler (kortizon gibi) olmak üzere, bir grup ilaçla tedavi edilmek üzere hastaneye yatırılmaktadır. Steroid tedavisi sistemik verilebildiği gibi, kulak içi uygulamalar da başarı ile yapılabilmektedir. Güncel ana tedavi yaklaşımı, steroidlerin sistemik ve kulak içi uygulamasını içermektedir. Kan sulandırıcı ilaçlar, kan arttırıcı ilaçlar ve bağışıklık sistemini güçlendirici ilaçların kombine kullanımı da söz konusu olabilir.
Hepinize sağlıklı işitme dileklerimle…
Prof.Dr. Haldun OĞUZ tarafından kaleme alınan bu yazı, ilk olarak Volume dergisi Şubat 2007 sayısında yayınlanmış, drhaldunoguz.com internet sitesi için Ağustos 2015, Mart 2017 ve Temmuz 2018’de düzenlenmiştir.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Kulak Zarı ve Orta Kulakta Kireçlenme

Kulak zarının kireçlenmesi miringoskleroz olarak isimlendirilir. Kulak zarındaki kireçlenmiş hyalen plakların orta kulakta yani daha geniş alanda görülmesi durumuna ise timpanoskleroz adı verilir. Timpanoskleroz, tekrarlayan orta kulak enfeksiyonlarına ikincil oluşan bir kalıntıdır. Miringoskleroz ise herhangi bir nedene bağlı kulak zarı delinmesi (orta kulak iltihabı, travma, ameliyat gibi) veya kulak zarına tüp takılması sonrası görülebilmektedir. Kireçlenmelere bağlı kemikçik zincirde hareket kısıtlılığı veya kulak zarı hareketinde azalma sonucunda işitme kayıpları meydana gelir.

Bu hareket kısıtlılıklarının cerrahi olarak tedavisi ile işitme düzeltilebilir. Cerrahi sonrası en önemli sorun, tekrarlayan patoloji ile yeniden iletim tipi işitme kaybı gelişme riskidir.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

 

Vestibular schwannoma

Vestibüler schwannoma (VS) [akustik nörinom], denge bozukluğunun tümöral nedenleri arasında birinci sıradadır. Her yıl 100.000 bireyden birisinde görülür. %95 oranında denge sinirinin, %5 oranında ise işitme sinirinin kılıfını oluşturan hücrelerden kaynaklanır. Kaynaklandığı sinir ve hücreye göre vestibular schwannoma, acoustic schwannoma, acoustic neuroma gibi isimlerle adlandırılır. Nadiren başka hastalıklarla birlikte olarak her iki kulakta da bu tümör görülebilir. Ataklar halinde ya da pozisyon değişiklikleri ile birlikte olan baş dönmesi, dengesizlik, kulak çınlaması ve tek taraflı işitme kaybı görülür. Erken dönemde görülen denge ile ilişkili belirtiler, santral dengeleme (kompensasyon) nedeniyle daha sonra ortadan kalkabilir. Tümör çok büyüdüğünde işitme ve denge sinirinin basıya uğramasına bağlı olarak yüzde uyuşukluk ve yüz kaslarında güçsüzlük (yüz felci) görülebilir. Çok büyüyen tümörler beyin sapı ve beyine baskı uygulayarak şiddetli belirtilere hatta ölüme yol açabilir. Küçük tümörler belli aralıklarla takip edilebilir. Büyük tümörler cerrahi ya da radyoterapi ile tedavi edilebilirler.

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 10 Temmuz 2018

Labirentit

Labirentit, hem denge hem de işitme ile ilgili iç kulak organlarının iltihabına verilen isimdir. Denge siniri iltihabında (vestibüler nörit) olduğu gibi, bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben ortaya çıkabilir. Tek ya da iki iç kulak hastalıktan etkilenebilir. Viral ya da bakteriyel enfeksiyonlar ya da sistemik hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Erişkin çağda en sık 30 – 70 yaş aralığında görülebilir. Erişkinlerde enfeksiyonun kaynağı sıklıkla uzun süredir rahatsızlık veren müzmin (kronik) orta kulak enfeksiyonudur. Çocuklarda ise genellikle 2 yaşın altında ve menenjit ile birlikte görülebilir. Çocukluk çağında her iki iç kulağın tutulumu bu nedenle çok daha sıktır. Dengesizlik hissi her zaman işitme kaybı ile birlike görülür. Vertigonun başlangıcı anidir. Kulak ya da beyin zarları kaynaklı olmasına göre orta kulak iltihabı ya da menenjit ile birlikte görülür. Özenle, çabuk bir şekilde medikal ve ihtiyaç varsa cerrahi olarak tedavisi bir gerekliliktir.

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 11 Temmuz 2018
« Önceki Yazılar