Tag Archives: gırtlak kanseri

Larinkste Hemanjiyom Ve Diğer Epitel Kökenli Olmayan Tümörler

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Larinksin benign ve malign patolojilerinin neredeyse tamamı epitel kökenlidir. En sık görülen kötü huylu tümör yassı hücreli karsinom, en sık görülen kanser potansiyeli olan lezyon yassı hücre displazisi ve en sık görülen iyi huylu lezyon olan papillom epitelden kaynaklanır.

John Hopkins Hastanesi’nin 10 yıllık verilerini tarayan bir çalışmada (2004 – 2013)(#1), tükrük bezi tümörlerini de içerecek şekilde epitelyal tümörler, kistik lezyonlar, amiloidoz, granulom ve sarkoidoz çıkarıldıktan sonra toplam 778 olgudan 24’ünün epitelden kaynaklanmayan tümör olduğu görülmüştür.

24 olgunun 11’i kötü huylu tümörlerdir. Kötü huylu tümörlerin çoğunluğunu (6 olgu) krikoid kıkırdaktan kaynaklanan kondrosarkom oluşturmaktadır. İkinci en sık tümör (2 olgu) HIV-pozitif bireylerde görülen Kaposi sarkomudur. Diğer üç oldu ise metastatik tümörlerdir (Melanom, T hücreli tümör ve Sinovyal hücreli sarkom).

Olguların 13’ünü iyi huylu tümörler oluşturmakta idi. En sık görülen iyi huylu patoloji hemanjiyom (4 olgu) idi. 3 olgu granuler hücreli tümör, 2 olgu myofibroblastik tümör, 2 olgu schwannoma, 1 olgu kondrom, 1 olgu ossifiye edici fibromiksoid tümör tanısı almıştır. En sık görülen hemanjiyom için önerilen tedavi yöntemleri arasında sistemik, topikal ve intralezyoner steroidler, vincristine, imiquimod, siklofosfamid, interferon gibi ajanlar, seri endoskopik cerrahiler, pulse dye veya Nd:YAG lazer tedavisi, intralezyoner sklerozan ajan enjeksiyonu (örneğin pinyangmycin) açık rezeksiyon ve özellikle infantil hemanjiyomda başarılı olan propranolol tedavisi sayılabilir (#1-3).

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi

Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94

Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Web: https://drhaldunoguz.com/
Facebook: https://www.facebook.com/ankarakbb
Instagram: https://www.instagram.com/prof.dr.haldunoguz/
Twitter: https://twitter.com/HaldunOguz
Google+: https://plus.google.com/+HaldunO%C4%9EUZ
YouTube: https://www.youtube.com/channel/UCaFsqsKOXijyXT7kjH9YFRQ
LinkedIn: https://www.linkedin.com/in/haldun-oguz-0384436b/
Tumblr: https://drhaldunoguz.tumblr.com/
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps:  http://ow.ly/O2aw30l3aCS

Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 1 Ocak 2019

Kaynaklar
#1 Karataylı-Ozgursoy S, et al. Non-epithelial tumors of the larynx: a single institution review. Am J Otolaryngol. 2016 ;37(3):279-85.
#2 Price CJ, et al. Propranol vs steroids for infantile hemangiomas. Arch Dermatol 2011; 147(12):1371-6.
#3 Zheng JW, et al. Treatment guideline for hemangiomas and vascular malformations of the head and neck. Head Neck 2010; 32(8):1088-98.

 

Reklamlar

Baş Boyun Kanserleri

Baş Boyun Kanserleri Nelerdir?

Baş boyun kanserleri aşağıdaki bölgelerdeki kanserleri ifade etmek için kullanılan bir tanımlamadır.

Burun ve burun çevresi (paranazal) sinüsler

Ağız boşluğu

Farinks: geniz (nazofarinks), yutak (orofarinks), yemek borusu girişi (hipofarinks)

Larinks: ses telleri ve çevresindeki yapıları içine alan gırtlak bölgesi

Tükürük bezleri: Büyük (parotis bezi, çene altı tükürük bezi ve dil altı tükürük bezi) ve küçük tükürük bezleri

 

Baş Boyun Kanserleri Ne Kadar Sık Görülür?

Baş boyun kanserleri, tüm kanserler içerisinde ortalama %4 sıklıkta görülür. Erkeklerde, sigara ve alkol kullananlarda ve 50 yaş üzerinde görülme riski daha fazladır.

 

Baş Boyun Kanserlerine Yol Açan Nedenler Nelerdir?

Sigara ve diğer tütün mamullerinin kullanımı birincil risk faktörüdür. Bir diğer çok önemli risk faktörü alkol kullanımıdır. Baş boyun bölgesinin en sık tümörü olan yassı hücreli karsinomların %90’dan fazlası sigara ve alkol kullanımı ile ilişkilidir.

Hazır, tuzlanmış gıdaların aşırı tüketimi geniz kanseri (nazofarinks kanseri) ile ilişkilidir.

Ağız hijyeninin bozuk olması, eksik dişler ve tekrarlayan ağız içi enfeksiyonlar ağız içi kanserleri ile ilişkilendirilebilir.

Tahta tozu, asbest, formaldehit, nikel tozu maruziyeti bazı baş boyun kanserleri ile ilişkilidir. Yapı, metal, gıda, tekstil, seramik endüstrisinde çalışanlarda baş boyun kanserleri görülme sıklığı daha fazladır.

Kanser tedavisi için ya da başka nedenlerle baş boyun bölgesine radyasyon maruziyeti olan bireylerde tükürük bezi kanserleri görülme riski artar.

Ebstein Barr virüs (EBV) enfeksiyonları ile nazofarinks kanserleri arasında bir ilişki mevcuttur.

Human Papilloma virüs (HPV) enfeksiyonları ile başta ağız boşluğu kanserleri olmak üzere baş boyun kanserleri arasında bir ilişki mevcuttur.

 

Baş Boyun Kanseri Tanısı Nasıl Koyulur?

Baş boyun kanseri tanısı, Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanı tarafından yapılacak tam bir Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun muayenesi ile koyulur. Bu muayene tanı koyulacak bölgeye göre fleksibl ya da rijid endoskopik muayeneyi de içerebilir. İhtiyaç duyulan durumlarda KBB uzmanı tarafından istenebilen ultrasonografi, manyetik rezonans görüntüleme ve bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme tetkikleri ile hastalığın boyutu ve yayılımı konusunda bilgi alınabilir.

 

Baş Boyun Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tedavi hastalığın bulunduğu bölgeye, hastalığın büyüklüğüne, hastanın klinik durumuna göre farklılıklar arz edebilir. Kanser tedavisinde kullanılan tedavi modaliteleri cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi olarak sınıflanabilir. Değişik bölgelerin farklı tümörlerinde bu yöntemlerden bir veya birkaçının aynı anda kullanılması gerekebilir.

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 27 Temmuz 2018

 

 

 

 

Ses teli tümöründe erken tanı

Ses teli tümörlerinin erken belirlenmesi, doğru şekilde tanı koyulması ve uygun tedavinin başlatılması hayati önem arz etmektedir. Endoskopik muayene – görüntüleme sırasında i-scan gibi dijital kontrast kullanımı bu yönde bize katkı sağlayabilmektedir. i-scan teknolojisi ile yüzey belirginleştirme (SE – surface enhancement), kontrast belirginleştirme (CE – contrast enhancement) ve ton belirginleştirme (TE – tone enhancement) yöntemleri kullanılarak, sağlıklı ve patolojik doku arasında ayrımı daha iyi sağlamaya yönelik, görüntü kalitesinde detaylandırma, belirginleştirme yapılabilmektedir. SE ile dokunun kenarları daha belirgin hale getirilerek sınırların daha iyi belirlenmesi sağlanabilir. CE ile daha derin bölgeler ya da daha düşük renk yoğunluğundaki alanlar daha iyi tanımlanabilir. TE ile ise ilgili bölgenin – organın görüntüsündeki her pikselde kırmızı yeşil mavi renk içeriği değiştirilerek patolojik alanın daha belirgin hale getirilmesi sağlanabilir. Bu belirginleştirme yöntemlerinin değişik seviyeleri arasında muayene sırasında geçişler yapılabilir. Ekteki fotoğraflarda tek taraflı ses teli felci ve her iki ses telinde patolojik lezyonları olan hastamızın endoskopik fotoğraflarını görebilirsiniz.

 

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Larinks kanseri ve yayılımı

Larinks kanserlerinin (gırtlak kanseri, ses teli kanseri) büyük bir çoğunluğu, neredeyse tamamı, sigara içenlerde görülmektedir. Larinks kanseri tanısı alanların ortalama %7’sinde tanı aldıkları anda kanser larinks dışına da yayılmış durumdadır. Bu yayılım genellikle akciğerler, kemikler ve karaciğere olmaktadır. Nadiren diğer organlar ve cilt tutulumu da görülebilir.
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Baş boyun kanserlerinde olası yayılımın değerlendirilmesi

bas-boyun-kanser-haldun-oguz

Baş boyun bölgesinde kanser olan hastalarda, hiçbir klinik yahut radyolojik belirti olmaksızın, %30’a varan oranlarda gizli metastazlar bulunabilmektedir. Tanı anında hangi hastaların bu %30’luk bölüme dahil olacağını kesin olarak bilmek olası değildir. Hastaların tamamının boyunda yayılımı varmış gibi tedavi edilmesi ise, hastaların %70’inin gerektiğinden daha ağır şekilde tedavi edilmesi, dolayısıyla daha fazla komplikasyona maruz kalması anlamına gelecektir. Clinical Otolaryngology dergisinde yayınlanan Goodyear PWA ve arkadaşlarının çalışmasına göre tümör dokusunun protein içeriği açısından analizi, gelecekte bu probleme ışık tutabilir. Araştırmacıların kısıtlı sayıda örnek üzerinden elde ettikleri sonuçlara göre, boyuna yayılım olan hastalarda heat shock protein 90, T complex protein 1 gamma, Bromodomain PHD finger protein 3 and lactate dehyrogenase A proteinlerinde artış, thymidine phosphorylase proteininde ise azalma tespit edilmiştir.

#larinks – #gırtlak – # ses teli – #kanser – #metastaz – #tükürükbezi – #başboyun 

Vokal Kord Lökokeratozu – Klinik Sınıflaması ve Tedavisi

LokoplakiVokal kord lökokeratozu (ses tellerinin beyaz, kabuklu lezyonları), erişkin laringeal papillom ve kronik hipertrofik larenjit ile birlikte laringeal prekanseröz lezyonlar olarak kabul edilmektedir. Lökokeratoz klinik bir tanımlamadır. Anormal epitelyal hipertrofi veya displazi nedeniyle oluşan vokal fold epitelyal ya da keratotik tabakasında bir artışı ifade eder. Lezyon vokal foldun bir bölümünde ya da tamamında görülebilir, derinliği çok farklı olabilir. Tıbbi hikaye, etioloji, neden ve tutulum derinlikleri farklı olduğundan tedavi ve prognozları da farklılık gösterir. Ma ve arkadaşlarının bir yıl içerisinde tedavi edilen 360 lökokeratoz hastası içeren serileri ile ilgili veriler şu şekildedir:

  • 332 erkek, 28 kadın hasta
  • Yaş aralığı 18-78 (ortalama 48)
  • Semptomlar: Ses kısıklığı %91, yabancı cisim hissi %9; süresi 1-36 ay
  • 60 olgu bilateral, 29 olguda yerleşim ön komissürde
  • 21 olgu konservatif tedavi (fonasyon kısıtlaması, oral antiinflamatuar ajanlar, oral antiasitler ve budenoside), takip aylık olarak lezyon ortadan kalkana kadar uygulanmıştır.
  • 339 hasta cerrahi ile tedavi edilmiştir; asıl lezyonun karşısında yer alan lökokeratoz için submukozal kordektomi, tip II ve III sulkus ile birlikte olan lökokeratozlar için mukozal dilimleme ve tarama, bilinen bir nedene bağlu olmayan lökokeratozlar için parsiyel subligamental veya transmuskuler kordektomi uygulanmıştır. Takip ilk yıl her ay, ikinci yıl iki ayda bir yapılmıştır.

Hikaye, video görüntü ve mikroskopik morfolojilerine göre lezyonlar 4 gruba ayrılmıştır:

Tip I – inflamatuar lökoplazi (#21, %6): Bilateral, beyaz membran benzeri görünüm, 2 hafta – 2 ay arası hikaye; ÜSYE, aşırı öksürük, aşırı alkol kullanımı, sesin aşırı kullanımı, ani başlangıçlı ve belirgin ses kısıklığı ile birlikte. Yaklaşık 2 aylık konservatif tedavi ile belirtiler belirgin şekilde düzelir.

Tip II – friksiyonel polip (#76, %21): Polibin karşısındaki kordda unilateral, sınırlı, lokal mukozal kalınlaşma ile karakterize.

Tip III – sulkus vokalis (#68, %19): Aynı yönde bulunan tip II veya III sulkus vokalis ile birlikte. Bu vokal fold üzerinde değişik derinlik ve uzunlukta yarıklar vardır ve lezyonların tabanı yarığın dibinden verrüköz, anguler veya eğimli olarak çıkar.

Tip IV – basit lökokeratoz (#195, %54): Mukozaya sınırlı olabilir ya da submukozaya uzanabilir. Yama gibi, verrüköz veya papiller olabilir. Sınırlı olabilir veya tüm kordu tutabilir.

Tip I lezyonu olan olguların tamamı 2 ay içerisinde konservatif yöntemle iyileşmiştir.

Tip II lezyonlara submukozal rezeksiyon yapılmıştır, tip III lezyonlara mukozal dilimleme tedavisi uygulanmıştır. Tip IV lezyonların 162’sine subligamental, 33’üne transmuskuler kordektomi uygulanmıştır. 31 olguya 3-12 ay sonra tekrar cerrahi uygulanmıştır. Tek cerrahi ile kür oranı %91’dir. Tüm olgularda kanser görülme oranı (22/360) %6,1; cerrahi olan olgularda (22/339) %6,5; tip I-III lezyonlarda %0, tip IV lezyonlarda (22/195) %11’dir.

Tip II ve III lezyonların cerrahisi sonrası bir ay kadar süren mukoza konjesyonu, iki ay kadar süren psödomembranöz materyal izlenmiştir. Mukozal dalga hareketinin en iyi haline dönmesi yaklaşık 2 ay almıştır. Tip IV lezyonların son halini alması 6 ay kadar sürebilmektedir.

Patolojik spesimenler WHO intraepitelial vokal kord lezyonları sınıflamasına göre değerlendirildiğinde, ilk cerrahi sonrası, olguların %20’sinde basit hiperplazi, %42’sinde hafif displazi, %29’unda orta derecede displazi, %7’sinde ağır displazi ve %3’ünde carcinoma in situ belirlenmiştir. Ağır displazi bulunan olguların yarıdan fazlası (13/22) ikinci cerrahi sonrası yassı hücreli karsinom tanısı almıştır.

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 24 Temmuz 2018

 

Kaynak: Ma LJ, Wang J, Xiao Y, Ye JY, Xu W, Yang QW. Clinical classification and treatment of leukokeratosis of the vocal cords. Chin Med J (Engl). 2013 Sep;126(18):3523-7. PubMed PMID: 24034102.