Tag Archives: çocuk kulak burun boğaz

Septum Cerrahisi (Septoplasti) [Burun Ameliyatı]

Septum Deviasyonu (Burun Eğriliği) Nedir?

Burun boşluklarını eşit olarak ayıran ve burnumuzun tam ortasında bulunan septum adı verilen bir duvar mevcuttur. Bu duvarın ön bölümleri kıkırdak ve arka bölümleri kemik yapıda olup, genellikle burun kıkırdağı ya da kemiği olarak adlandırılır. Septumun burun boşluklarından birisine doğru eğilmiş – eğrilmiş olmasına septum deviasyonu adı verilir. Bu durum ise genellikle “burunda kemik” ya da “burunda et” şeklinde ifade edilir. Septum deviasyonunda özellikle daralan tarafta burun tıkanıklığı hissedilir. Tek taraflı deviasyonlarda, bireyler sadece bir burun boşluğunu sağlıklı olarak kullanabilir. Açık olan boşluk görevdeyken burun solunumu yapabilir, bu boşluk dinlenme dönemine geçtiğinde diğer burun boşluğu septum deviasyonu nedeniyle tıkalı olduğu için her iki burun boşluğu tıkalı olarak hissedilir. Septum deviasyonu bazen her iki burun geçişini de tıkayacak şekilde olabilir.

Septum Deviasyonu Hangi Yakınmalara Yol Açar?

Septum deviasyonu bulunan hastalar bazı dönemlerde ağız solunumu yapmak zorundadırlar. Geceleri uyurken genellikle ağızları açık kalır, bazen horlama olabilir. Sabah uyandıklarında ağızlarının kurumuş olduğunu hissederler. Bazen sabah uyandıklarında yorgunluk hissederler. Gün içinde uykuları gelebilir, çalışma performansları düşebilir. Zihinsel fonksiyonlarda işlev azalması, odaklanma zorlukları, dikkat dağınıklıkları hissedebilirler. Yol yürümekle, merdiven çıkmakla çabuk yorulurlar, hava açlığı ve çarpıntı hissedebilirler. Bu tip şikayetler genç hastalarda nispeten daha hafif hissedilirken, yaşın ilerlemesiyle belirgin hale gelir. Uzun süreli burun tıkanıklıkları sonucunda sık boğaz hastalıkları, baş ağrısı, sinüslerin havalanma problemleri ve sinüzit gelişimi kaçınılmazdır.

Septum Deviasyonu Nasıl Tedavi Edilir?

Septum deviasyonu tedavisi için yapılan ameliyata septoplasti adı verilir. Ameliyat lokal yada genel anestezi altında yapılabilir. Bir saat kadar süren bir cerrahi girişimdir. Ameliyat sonrasındaki 7-14 gün içinde operasyon alanı tamamen iyileşerek burun solunumu olması gereken fizyolojik şartlara ulaşır.

Dışarıdan bakıldığında ameliyata ait bir iz olmaz. Hastaların ameliyat sonrası birkaç gün dinlenmesi ve çalışmaması uygun olur. Ameliyatın yapıldığı dönemin mevsimlerle bir ilişkisi yoktur, sadece hastanın işlerinin en az yoğun olduğu, kendine zaman ayırabileceği bir süreye ihtiyacı vardır.

Kısa Notlar:

  • Fizyolojik solunum yolu burun ile başlar.
  • Burun kemiğinin eğriliği (septum deviasyonu) en sık görülen burun tıkanıklığı nedenidir.
  • Deviasyon problemi ameliyatla tamamen düzeltilebilir.
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Burun Tıkanıklığı ve Geniz Eti

OGUZ ADENOID GENIZ ETI

Geniz eti nedir?

Geniz bölgesi (nazofarinks), üst solunum yolunun burundan sonra gelen, burunun hemen arkasında yer alan alanıdır. Bu bölge soluk alıp verme sırasında sürekli olarak hava yolu ile karşılaşılan mikroorganizmalarla temas halindedir. Genizde mukozanın hemen altında, mikroorganizmalarla mücadele eden bağışıklık sistemi (lenfoid) dokuları mevcuttur. Pasif sigara içiciliği, yani anne babanın çocuğun yanında sigara içmesi, alerji ve özellikle mikroorganizmaların tekrarlayan temaslarına maruz kalma yani enfeksiyonlar neticesinde bu lenfoid oluşumlar büyür. Bu duruma geniz eti büyümesi (adenoid hipertrofi, adenoid vejetasyon) adı verilir. Geniz eti 4-7 yaş civarında maksimum büyüklüğüne erişir ve bu yaştan sonra genellikle küçülmeye başlar. Kreşe ya da anaokuluna giden çocuklar, enfeksiyonlarla daha sık karşılaştıklarından geniz etine ikincil sorunlar yaşama olasılıkları da artmaktadır.

Geniz eti nasıl sorunlara yol açar?

Geniz eti değişik nedenlerle sorunlar yaratabilir. Birincisi, çok büyük olduğunda burundan soluk borusu yönüne mekanik olarak solunumu güçleştirir. Bu durum basit horlama ya da ağız açık uyumadan tıkayıcı uyku apnesi adı verilen uykuda solunum durması ve ona bağlı metabolik sorunlara kadar değişik sonuçlar doğurabilir. İkinci olarak; tıkayıcı özelliğinden farklı olarak, geniz eti tekrarlayan enfeksiyonlar nedeniyle mikroorganizmalar tarafından istila edilebilir. Bu durumda geniz eti bir koruyucu bağışıklık dokusu olmaktan çıkarak mikroorganizmalar için bir rezervuar görevi görür, onların büyümesine ortam hazırlar. Bu durum, geniz etinin yerleştiği bölge, üst solunum ve sindirim sitemi organları açısından bir kavşak olduğundan, tekrarlayan enfeksiyonlara neden olur. Hava yolu tıkanıklığının uzun sürmesi sonucu ise çocuklarda uzun ve ince yüz yapısı, yüksek damak, üst çenenin öne doğru büyümesi, ağızın sürekli açık olması hali, bozuk dişler ve göz altlarında çöküklükler ile karakterize “adenoid yüz” denilen tipik bir yüz ifadesi ortaya çıkar.

Yukarıda sayılan iki ana neden sonrası çocuklarda; tıkayıcı uyku apnesi, üst solunum yolu direnç sendromu, horlama, burun tıkanıklığı ve buna bağlı ağız solunumu, dikkat dağınıklığı ve buna bağlı ders başarısında azalma, huzursuzluk ve asabiyet, gece altına işeme, yutma ve konuşma bozukluğu, tat ve koku almada azalma, orta kulakta sıvı toplanması, işitmede azalma, anormal yüz ve diş gelişimi, büyüme ve gelişme geriliği, pulmoner hipertansiyon, tekrarlayan orta kulak iltihabı, sinüzit, bademcik iltihabı, akciğer iltihabı gibi problemlerle karşılaşılır.

Geniz eti tanısı nasıl koyulur?

Burun içerisinden poliklinik şartlarında yapılan endoskopik muayene ile tanı kolaylıkla koyulur. Bu işlem için özel bir hazırlık gerekmez. Acı ya da ağrı verici bir işlem değildir. Daha eski yıllarda radyolojik görüntüleme ile (film çekilerek) ya da parmakla muayene ile tanı koyulmaya çalışılırdı.  Endoskop ile muayene sayesinde dokunun niteliği de gözlenir ve bunun tümör, enfeksiyon, kist ve benzeri lezyonlardan ayırıcı tanısı yapılabilir.

Geniz eti ameliyatı ne zaman /hangi yaşta yapılmalıdır?

Geniz etinin hava yolunu tıkayacak düzeyde büyük olduğunun belirlendiği her durumda yani doğru endikasyon koyulduğunda her yaşta ameliyat yapılabilir. Eskiden anestezinin komplikasyonlarından daha fazla çekinildiği için 3 yaş sonrası kriter olarak kullanılmakta idi. Bugün daha modern anestetik maddelerle daha küçük çocuklarda da daha güvenli cerrahi yapılabilmektedir.

Ameliyatın riskleri, ameliyat sırasında ve sonrasında oluşabilecek sorunlar nelerdir?

Her ne kadar modern anestetik ilaçlar ve ekipmanlar, güvenli anestezi imkanı oluştursa da, anesteziye ikincil nedenlerle ölüm riski sağlıklı bireylerde ikiyüzbinde 1 olarak bildirilmektedir. Çalışılan alan orta kulak boşluğunu genize bağlayan Östaki tüpünün ağzına yakın olduğundan, bu tüpün zarar görmesi olasıdır. Bu durumda kalıcı orta kulak problemleri ortaya çıkabilir. Ameliyat sonrası yine nadiren de olsa, kanama ve genizde yapışıklıklar olabilir.

Ameliyat sonrası hastayı neler beklemektedir?

Geniz eti ameliyatı, çoğu kez bademcik ile birlikte, hemen bütün dünyada çocukluk döneminin en sık yapılan cerrahi işlemidir. Ameliyatın kendisi 15 dakika kadar sürer. Ameliyathanede uyuma ve uyanma dahil ortalama süre 60 dakika kadardır. Anesteziden uyanma sonrası yaklaşık 5-6 saat sürenin ardından, hastalar genellikle taburcu edilebilir. Hastalar genellikle aynı gün çok sıcak ve katı olmamak kaydıyla bir çok şeyi yiyebilirler. Bireyler ameliyat yarasından ziyade anestezi verilmesi için kullanılan endotrakeal entübasyon tüpünden dolayı 2-3 gün boyunca, genizden ziyade boğazlarında ağrı duyarlar. Açık yara olması nedeniyle çocukların 5-7 gün süreyle okula gitmemeleri uygun olur.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Çocuklarda ses kısıklığı

 

Çocukluk çağı ses problemlerinin değişik çalışmalarda % 4 – 30 oranında görüldüğü ifade edilmektedir. 2000 adet çocuk ve ailesi ile yapılan yeni bir çalışmaya göre 4-12 yaş arasında ses problemleri, ailelere göre %6 oranında mevcut iken, klinisyen değerlendirmeleri ile oranın %11 olduğu belirlenmiştir. Bu yaş grubundaki çocuklarda en sık görülen ses problemleri olarak sırasıyla nodül, mukozal kalınlaşma ve ödem/konjesyon tespit edilmiştir.

cocuk-nodul-haldun-oguz

Prof.Dr. Hâldun OĞUZ

Orta Kulakta Su Toplanması (Efüzyonlu Otitis Media)

 

EOM OGUZ

Çocukluk çağının en sık görülen hastalıklarından birisidir. En yaygın ifade edilme şekilleri “orta kulakta su toplanması” ya da “kulak zarı arkasında sıvı olması” dır. Çocukluk çağında orta kulakta sıvı birikmesi durumu KBB literatüründe SOM (seröz otitis media) ya da EOM (efüzyonlu otitis media) olarak adlandırılır. EOM kesin tedavisi yapılabilen bir hastalıktır. Çocukların önemli bir kısmında hastalık kendiliğinden dahi düzelebilir. Bir ay içinde düzelme görülmemesi durumunda ilaç tedavileri denebilir. İnatçı durumlarda ise cerrahi olarak kesin tedavisi yapılabilir.

Kulak Anatomi

ORTA KULAĞIN YAPISI

Kulak zarı dış kulak yolunun sonunda bulunur. Zarın ön yüzeyi dış kulak yolu, arka kısmı ise orta kulak boşluğuyla komşudur. Zara çarpan ses dalgaları zarla bağlantılı olan çekiç kemiğini, daha sonra sırasıyla örs ve üzengi kemiğini titreştirerek iç kulağa ulaşır. Orta kulakta yer alan ve birbiriyle bağlantılı olan bu çekiç, örs ve üzengi kemikleri, kemikçik zinciri olarak bilinir. Ses enerjisinin en ideal şekilde iç kulağa ulaşabilmesi sağlam ve serbestçe titreşebilen bir kulak zarına ve kemikçik zincire ihtiyacı vardır. Kulak zarı ve kemikçik zinciri sisteminin rahatça titreşebilmesi için kulak zarının her iki tarafının eşit basınçta hava ile dolu olması gerekir. Kulak zarının dış tarafı dış kulak yoluyla direkt atmosfere açık olup 1 atmosferlik hava basıncının etkisi altındadır. Zarın arka kısmındaki orta kulak boşluğunun havası ise genizden Eustachi borusu yoluyla gelir.

Geniz

GENİZ TIKANIKLIĞI

Geniz bölgesi, burun boşluğunun arka tarafında, yumuşak damak ve küçük dilin üst bölgesinde yer alır. Nefes alma sırasında burundan geçen hava, genizden geçerek gırtlağa ulaşmaktadır. Sağlıklı bir çocuğun gelişimi sırasında erken yaşlardan itibaren geniz bölgesinde adenoid dokusu (geniz eti) büyümeye başlar. Geniz bölgesinde yer kaplayan bir kitle bulunursa burun tıkanıklığı oluşur ve nefes almak için ağız yolu kullanılır. Geniz eti nedeniyle Eustachi borusunda fonksiyon bozukluğu oluşursa orta kulağa hava ulaştırılması aksar.

Efuzyonlu Otitis Media

ORTA KULAKTA SIVI TOPLANMASI

Eustachi borusu çalışmazsa orta kulaktaki hava basıncı düşer ve vakum etkisi oluşur. Diğer bir deyişle dış kulaktaki hava basıncı göreceli olarak yüksek kalır, kulak zarı pozitif basıncın etkisiyle orta kulağa doğru çökmeye başlar. Bu durum uzun sürerse, orta kulak örtüsünce salgı üretilir. Sonuçta orta kulak boşluğu sıvı ile dolar ve kulak zarına iç taraftan destek oluşur.

Eustachi borusu fonksiyon bozukluğu birkaç hafta içinde düzelirse, salgılar genize boşalarak her şey normale döner. Ancak tıkanıklık daha uzun sürerse salgılar gittikçe koyulaşarak tutkal kıvamına ulaşır, zarın ve kemikçiklerin titreşmesine engel olup, orta derecede işitme kaybına neden olur. Problem aylarca sürecek olursa, orta kulakta yapışıklıklara ve erişkin hayata kadar uzanan kalıcı problemlere neden olabilir.

HASTALIĞIN MEDİKAL TEDAVİSİ

EOM’nin takibinde bazen ilaçsız dahi düzelme olabilmektedir. Yeni saptanan bir olguda birkaç hafta içinde şikayetler düzelmiyorsa orta kulak basıncı ölçülüp çeşitli ilaçlarla tedavi denenmelidir. Gerek hastanın hikayesi, gerekse muayene ve tetkik sonuçları uzun süreli bir problem olduğunu düşündürüyorsa, tedavi seçeneği fazla geç kalınmadan cerrahi olmalıdır.

HASTALIĞIN CERRAHİ TEDAVİSİ

Cerrahide kulak zarı delinip sıvı boşaltılır ve oluşturulan delik hemen kapanmasın diye, orta kulağa hava taşınmasına yardımcı olmak üzere tüp yerleştirilmesi gerekir. Patolojinin sebebi olarak geniz eti düşünülüyorsa, geniz etinin  de ameliyatla alınması gerekir.

AMELİYAT SONRASI TAKİP

Kulak zarına tüp takılmasıyla zarın bütünlüğü bozulmuş olur. Bu durumda dış kulak yoluna su kaçması halinde, suyun orta kulağa geçmesi mümkündür ve orta kulakta iltihaplara neden olabilir. Kulak tıkaçlarıyla su kaçmasına engel olunmalı, havuza veya denize girilirken baş suya sokulmamalıdır. Tüplerin 2-3 ayda bir kontrolüyle takibi gerekir. Vücudumuz bünyesindeki bütün yabancı maddeleri attığı gibi, tüpleri de genellikle atacaktır. Genizdeki Eustachi borusunun havalanmasına engel olan olay düzelmeden tüpler atılırsa yeniden yerleştirilmesi gerekebilir. Geniz tıkanıklığının uzun sürdüğü hastalarda, uzun süreli kalabilen özel tüpler takılabilir. Genel olarak tüplerin 2 yıldan daha uzun süreyle kalmasına izin verilmez. Uzun süreli kalan tüpler veya kendisi orta kulakta iltihaplara neden olan tüpler KBB muayenesi sırasında alınabilir.

UNUTULMAMALI

–          EOM çocukluk çağının en sık hastalığıdır.

–          Genellikle sebep geniz etinin büyümesidir.

–          Bu hastalığın tedavisi mümkündür.

–          Geniz eti alınsa dahi çocuğun yaşına ve fizyolojisine bağlı olarak yeniden büyüyebilir, fonksiyon bozukluğuna neden olursa yeniden alınması gerekebilir.

–          Tüp takılan kulaklara su kaçırılmamalıdır.

–          Kulak tüplerinin takibi önemlidir.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Efüzyonlu otitis media (Seröz otitis media)

HALDUN OGUZ EOM

Efüzyonlu otitis media (EOM) ya da diğer adıyla seröz otitis media (SOM), çocukluk çağında çok sık görülen ve halk arasında sıklıkla “kulakta su toplanması” ya da “kulakta sıvı olması” olarak adlandırılan bir durumdur. Geniz eti ve bademcik problemleri ile beraber görülebileceği gibi, tek başına da bulunabilir. Tedavisi ilaçlarla yapılabilir, ilaçlardan fayda görmeyen olgularda ise ameliyatla kulak zarına tüp takılabilir. Erken tanınması ve tedavisinin doğru ve zamanında yapılması, daha ileri yaşlarda gelişebilecek kulak rahatsızlıkları ve işitme kaybının önlenmesi açısından önemlidir. EOM, erişkin çağda da değişik nedenlere bağlı olarak görülebilir.

Çocuklarda Ses Kısıklığı

Çocuk Ses Kısıklığı Ankara

Ses bozukluğu ya da ses kısıklığı, ses kalitesindeki herhangi bir değişikliği ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Bu durum için ses kısıklığı, ses kalitesinin bozulması, sesin çatallı olması, sesin zayıf ya da aşırı kasılmış gibi çıkıyor olması, ses pürüzlülüğü, sesin ince olması, sesin kalın olması gibi değişik tanımlamalar kullanılabilir. Sesin perdesi ya da şiddeti anormal olabilir, ses rezonansı değişmiş olabilir.

Çocukluk çağında ses kısıklığı görülme oranı %4 ile 23 arasında değişmektedir. Kısıklığın nedeni gırtlak yapısındaki herhangi bir yapısal ya da fonksiyonel neden olabilir.

Çocukluk çağı ses kısıklıklarının çoğunluğu iyi huylu nedenlere bağlıdır. Bunlar arasında sesin aşırı ya da kötü kullanımı birinci sırada yer alır. Yanlış ya da kötü kullanım, ses tellerinde nodüller, polip, kanama odakları ve hematom oluşmasına yol açabilir. Bu durumun tedavisi, genellikle ses terapisi ile kolaylıkla yapılabilir. Bazı ilerlemiş olgularda mikrolaringocerrahi adı verilen mikroskobik ses teli ameliyatları tedavi yöntemi olarak kullanılır.

Çocukluk çağı ses kısıklıklarına yol açan ikinci en büyük grup ses telleri ve çevresindeki yapıların iltihaplarıdır. Bunun en sık nedeni viral ya da bakteriyal enfeksiyonlar olmakla birlikte; sesin aşırı kasılarak kullanımı, tekrarlayan öksürük ve boğaz temizleme, hava yoluyla boğazı rahatsız edecek şeylere maruz kalma ve sistemik hastalıklar (tiroid bezinin az çalışması gibi) da nedenler arasındadır.

Çocukluk çağının nadir görülen ancak önem arz eden bir başka ses kısıklığı nedeni doğuştan gelen hastalıklardır. Bunlar arasında ses telleri arasında perde (web), ses teli kisti ve ses tellerinde hemanjiom en sık görülenlerdir.

Hormonal nedenler çocukluk çağı ve ergenlik döneminde ses kısıklığına yol açabilir. Tiroid bezinin çalışma bozuklukları (guatr ve diğer tiroid hastalıkları) ve androjen hormon tedavileri bu gruba ait örneklerdir.

Ses telleri ya da gırtlağı etkileyen travmalar da ses kısıklığı nedenlerindendir. Yanıcı ya da yakıcı maddelerin solunması ya da yutulması, künt ya da kesici cisimlerle boyunda oluşan travmalar ve diğer nedenlere bağlı yapılan cerrahiler sırasında hasta uyutulurken kullanılan tüpe ait travmalar bu grup içerisinde değerlendirilebilir.

Çocukluk çağında nadir olsa da iyi ya da kötü huylu tümörler de ses kısıklığı nedenlerindendir. İyi huylu olanlar arasında en sık papilloma ve hemanjiom, kötü huylu olanlar arasında en sık rabdomyosarkom görülmektedir.

Ses teli felci, ses tellerinin hareket etmesini sağlayan sinir uyarısının kesilmesine bağlı olarak tek ya da çift taraflı (hem sağ hem sol) ses telinin hareket etmemesi durumudur. Tek taraflı olduğunda en rahatsız edici belirti ses kısıklığı iken, çift taraflı olduğunda nefes alma güçlüğü ses kısıklığından daha rahatsız edici bir hal alır. Ses teli felci en sık başka ameliyatlardan sonra görülür. Bu ameliyatlar arasında tiroid (guatr) cerrahileri, boyun ameliyatları, kalp damar ameliyatları sayılabilir. Bazen nedensiz olarak bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben ortaya çıkabilir. Bağışıklık sistemi hastalıkları, baş boyun tümörleri, doğum travması gibi nedenler de ses teli felcine yol açabilir.

Boğaz reflüsü (laringofaringeal reflü, gastroözefagolaringeal reflü), midenin asit içeren içeriğinin önce yemek borusuna ardından ses telleri bölgesine geri kaçmasıdır. Bu asit içeriğinin ses telleri ve çevresine teması uzun süreli bir ödeme ve ses kalitesinin bozulmasına yol açabilir.

Kısa ya da uzun süreli ses kısıklığı olan bazı hastalarda ise kulak, burun, boğaz, baş, boyun ve ses yolu muayenesinin tamamen normal olduğu görülebilir. İnsan sesi, psikolojik ve fiziksel iyi oluşumuzun bir son ürünüdür. Bu nedenle, bu hastalarda psikojenik bazı nedenlerin ses kısıklığına yol açabileceği göz ardı edilmemelidir. Kaygı bozuklukları (anksiyete), depresyon, kişilik bozuklukları ve konversif reaksiyonlar gibi birçok değişik psikiyatrik durum da ses kısıklığı nedenidir.

Çocuklardaki ses kısıklığının tedavisi, yukarıda arz edilen ilgili nedene göre yapılır. Çoğu olguda aile ile birlikte ev içerisinde ses sağlığı için alınacak bazı önlemler tedavide ve sıkıntının tekrarlamasının önlenmesinde etkili olur. Bazı olgularda cerrahi, bazı olgularda ise ilaç tedavileri tedavi için bir gerekliliktir. Ses terapisi ise tüm olgularda kullanılması yarar sağlayan, tanıya göre ana ya da yardımcı tedaviyi oluşturan bir iyileştirme yöntemidir.

Daha fazla bilgi için:

Prof.Dr. Haldun OĞUZ

0 312 284 28 88

http://www.haldunoguz.com