Tag Archives: boyun kanseri

Baş Boyun Kanserleri

Baş Boyun Kanserleri Nelerdir?

Baş boyun kanserleri aşağıdaki bölgelerdeki kanserleri ifade etmek için kullanılan bir tanımlamadır.

Burun ve burun çevresi (paranazal) sinüsler

Ağız boşluğu

Farinks: geniz (nazofarinks), yutak (orofarinks), yemek borusu girişi (hipofarinks)

Larinks: ses telleri ve çevresindeki yapıları içine alan gırtlak bölgesi

Tükürük bezleri: Büyük (parotis bezi, çene altı tükürük bezi ve dil altı tükürük bezi) ve küçük tükürük bezleri

 

Baş Boyun Kanserleri Ne Kadar Sık Görülür?

Baş boyun kanserleri, tüm kanserler içerisinde ortalama %4 sıklıkta görülür. Erkeklerde, sigara ve alkol kullananlarda ve 50 yaş üzerinde görülme riski daha fazladır.

 

Baş Boyun Kanserlerine Yol Açan Nedenler Nelerdir?

Sigara ve diğer tütün mamullerinin kullanımı birincil risk faktörüdür. Bir diğer çok önemli risk faktörü alkol kullanımıdır. Baş boyun bölgesinin en sık tümörü olan yassı hücreli karsinomların %90’dan fazlası sigara ve alkol kullanımı ile ilişkilidir.

Hazır, tuzlanmış gıdaların aşırı tüketimi geniz kanseri (nazofarinks kanseri) ile ilişkilidir.

Ağız hijyeninin bozuk olması, eksik dişler ve tekrarlayan ağız içi enfeksiyonlar ağız içi kanserleri ile ilişkilendirilebilir.

Tahta tozu, asbest, formaldehit, nikel tozu maruziyeti bazı baş boyun kanserleri ile ilişkilidir. Yapı, metal, gıda, tekstil, seramik endüstrisinde çalışanlarda baş boyun kanserleri görülme sıklığı daha fazladır.

Kanser tedavisi için ya da başka nedenlerle baş boyun bölgesine radyasyon maruziyeti olan bireylerde tükürük bezi kanserleri görülme riski artar.

Ebstein Barr virüs (EBV) enfeksiyonları ile nazofarinks kanserleri arasında bir ilişki mevcuttur.

Human Papilloma virüs (HPV) enfeksiyonları ile başta ağız boşluğu kanserleri olmak üzere baş boyun kanserleri arasında bir ilişki mevcuttur.

 

Baş Boyun Kanseri Tanısı Nasıl Koyulur?

Baş boyun kanseri tanısı, Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanı tarafından yapılacak tam bir Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun muayenesi ile koyulur. Bu muayene tanı koyulacak bölgeye göre fleksibl ya da rijid endoskopik muayeneyi de içerebilir. İhtiyaç duyulan durumlarda KBB uzmanı tarafından istenebilen ultrasonografi, manyetik rezonans görüntüleme ve bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme tetkikleri ile hastalığın boyutu ve yayılımı konusunda bilgi alınabilir.

 

Baş Boyun Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tedavi hastalığın bulunduğu bölgeye, hastalığın büyüklüğüne, hastanın klinik durumuna göre farklılıklar arz edebilir. Kanser tedavisinde kullanılan tedavi modaliteleri cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi olarak sınıflanabilir. Değişik bölgelerin farklı tümörlerinde bu yöntemlerden bir veya birkaçının aynı anda kullanılması gerekebilir.

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 27 Temmuz 2018

 

 

 

 

Reklamlar

Boyun Şişlikleri – Boyun Kitleleri

Neredeyse her birey hayatının belirli bir döneminde boynunda bir şişlik fark etmiştir. Bunların bir kısmı çok sıradan hastalıkların bir göstergesi olabilir iken, bazıları ise çok önemli ve üzerinde hemen yoğunlaşılması gereken bir rahatsızlığın belirtisi olabilir.

Değişik yaş gruplarında boyun bölgesinde şişlik yapan ya da diğer bir deyişle kitleye yol açan hastalıkların oransal olarak dağılımında farklılıklar görülür.

Çocukluk çağında boyun şişliklerine çok sık rastlanır. Bu şişlikler boyunda orta hatta ya da yanlarda, alt çene kemiğinin hemen altında, kulağın önünde ya da arkasında, bir ya da birden fazla sayıda olabilir. Çocukluk çağında görülen şişliklerin en sık nedeni inflamasyon yani iltihaplanma ile giden başta üst solunum yolu enfeksiyonları olmak üzere bağışıklık sistemi ya da üst solunum ve sindirim sistemi ile ilişkili değişik hastalıktır.

Çocukluk çağında, anne karnında gelişimin belirli bir aşamasında bazı dokuların gelişmesinin duraklaması ya da yanlış şekilde gelişmesi sonucu oluşan hastalıklar da boyunda şişlikler ya da kitle ile kendisini belli edebilir. Bu tür gelişimsel problemler sadece çocukluk çağında görülmemekle birlikte, en sık görüldüğü yaş grubu çocukluk çağıdır. Gelişimsel patolojiler, boyut olarak milimetrik bir kitleden nerede ise tüm boyunu kaplayacak kadar büyük düzeye ulaşabilir. En sık görülen gelişimsel patolojiler arasında tiroid bezi gelişimi ile ilişkili tiroglossal kanal kisti, baş boyun ve göğüs bölgesi yapılarının gelişimi ile ilişkili brankial anormallikler, bağışıklık sistemi ve akkan yapıları ile ilişkili lenfanjiyomlar gibi çok değişik örnekler sayılabilir.

Genç erişkin çağda en sık görülen boyun kitleleri de aynen çocukluk çağında olduğu gibi enfeksiyonlara bağlı bağışıklık sisteminin bir parçası olan lenf nodu adı verilen yapıların büyümesinden (bu duruma lenfadenopati adı verilir) kaynaklanır. Lenfadenopati, aynada bireyin kendisinin ya da bir yakınının fark ettiği bir boyun şişliği şeklinde, veya yutkunurken ağrı, el ile dokunulduğunda acıma, bulunduğu bölgede kızarıklık ve ısı artışı, lenf nodunun üzerindeki cilde akıntı olması ya da genel olarak bireyin vücut ısısının artması ve halsizlik gibi şikayetlere yol açabilir. Lenf nodu büyümesi günlük hayatta sık karşılaşılan bir viral enfeksiyona ikincil olabileceği gibi, daha ciddi örneğin tüberküloz gibi vücudun diğer bölgelerini de etkileyen daha özgün bir enfeksiyonun ilk belirtilerinden de olabilir.

İleri yaşlardaki erişkinlerde yine iyi huylu şişlikler kötü huylu olanlara göre çok daha sık olarak görülür, ancak oransal olarak kötü huylu nedenlere bağlı boyun şişlikleri diğer yaş gruplarından fazladır. Ağız çevresinde yerleşmiş tükürük bezlerine ait patolojiler (taş, tükürük bezinin büyümesi, tükürük bezi dokusundan kaynaklanan iyi ya da kötü huylu tümöral hastalıklar gibi) de baş ve boyun bölgesinde şişlikle ortaya çıkabilir.

Doktora ne zaman başvurulmalıdır? Tanı nasıl koyulur?

Baş ve boyun bölgesinde şişlik fark eden her yaşta birey öncelikle bir Kulak Burun Boğaz Hastalıkları – Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı’na başvurmalıdır.  Kulak Burun Boğaz Uzmanı yapacağı kapsamlı kulak, burun, boğaz ve tam bir baş boyun muayenesinin ardından (bu muayene hastanın gereksinimleri doğrultusunda genellikle geniz, yutak, gırtlak ve yemek borusu girişinin endoskopik olarak muayenesini de kapsar) gerekli bilgileri hastaya verecektir. Enfeksiyöz, inflamatuar bir rahatsızlık düşünülen hastaların ilaç tedavisine başlanması ve takibe alınması yeterli olabilir. Bazı hastalarda herhangi bir tedaviye başlanmadan önce ayırıcı tanı yapılması, patolojinin nesnel olarak daha iyi ortaya koyulması gibi nedenlerle değişik radyolojik incelemeler (ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme gibi) gerekli olabilir. Bazı hastalar için nükleer tıp yöntemleri (sintigrafi gibi) ya da dokunun patolojik incelemesi için örnek alınması (ince iğne aspirasyon biyopsisi ya da dokudan doğrudan parça alınarak) gerekebilir.

Boyun kitlelerin tedavisinde cerrahinin yeri nedir? Ne zaman ameliyata ihtiyaç duyulur?

Yukarıda da arz ettiğim üzere, baş boyun kitlelerinin çok büyük bir çoğunluğu enfeksiyonlara ya da diğer iltihaplanma durumlarına ikincil olarak oluşur. Bu tür kitlelerin medikal yani ilaçlar kullanılarak tedavisi genellikle çok başarılıdır. Doğru ilaçların uygun süre ve dozda kullanılması bir gerekliliktir. Ancak, ilaç tedavisinden fayda görmeyen enfeksiyöz – inflamatuar hastalıklar ile baş boyun bölgesinde yer alan yapıların iyi ya da kötü tümöral hastalıkları gibi birincil tedavisi cerrahi olan durumlarda cerrahi tedavi çok başarılı olarak uygulanabilen bir seçenektir. Cerrahi tedavi sayesinde çıkarılan örnekler patolojik olarak da incelenebilir ve hastanın ihtiyaç duyabileceği diğer tedavi yöntemlerinin (radyoterapi ya da kemoterapi gibi) planlaması yapılabilir.

KISACA…

  • Baş ve boyun bölgesine ait şişlikler her yaş grubunda görülebilir.
  • Hastaların bir Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanı tarafından detaylı olarak değerlendirmesi uygun olacaktır.
  • Tedavi yöntemleri olarak genellikle ilaç tedavileri, gereken hastalarda ise cerrahi tedaviler kullanılmaktadır.
Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 8 Ocak 2019

Ağız kanseri

Ağız boşluğu (oral kavite) kanserleri, tüm dünya için önemli kabul edilen bir sağlık sorunudur. Gelişmekte olan ülkelerde erkeklerde en sık görülen yedinci kanser ağız boşluğu kanseridir. Kanserin önlenebilmesi ve doğru tedavisi açısından tütün ürünleri ve alkol kullanılmaması birinci derecede önemlidir. İkinci en önemli durum ise olası bir kanserin en erken evrede tanısının koyulmasıdır. Ağız boşluğu kanserinin erken tanısı için yapılan taramalarda kanser olasılığı olan lezyon görülme oranı %1,3 ile 16,3 arasında rapor edilmektedir.
Tütün, kanserojen olduğu çok iyi bilinen N-nitroso bileşenleri içermektedir. Buna ek olarak sigara kullanımı serbest radikaller oluşmasına ve ağız mukozası epitelinde oksidatif hasar oluşmasına yol açmaktadır. Alkol ve metabolitlerinin de insanlarda kanserojen olduğu bilinmektedir. Alkol kullanımı ayrıca ağız mukozasının kanserojenlere (kanser yapıcı maddelere) geçirgenliğini arttırmaktadır. Sigara ve alkol kullanımının genomik dengeyi bozduğu ve hücresel bağışıklık sistemini de olumsuz etkilediği bilinmektedir. Sigara ve alkol kullanımı ile ağız mukozasındaki sağlıklı mukozada kansere dönüşüm başlamaktadır. Sigara içen, alkol kullanan veya tütün çiğneyenlerde ağız boşluğu kanseri oluşma riski normal toplumdan 123 kat daha fazladır.
40 yaşın üzerinde, sigara ve/veya alkol kullananların, tütün çiğneyenlerin altı ay aralıklarla ağız mukozası taramasından geçmek üzere bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurmaları uygun olur. 

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG