Category Archives: Yutma Bozuklukları

Ses Teli Papillomu

Kısa Bilgiler

  • Çocukluk çağında en çok 2-4 yaş aralığında klinik bulgu verir.
  • 30 yaşından sonra görülmesi nadirdir.
  • Hava yolunda, sadece ses tellerini değil, diğer bölgeleri de tutan çok sayıda lezyon aynı anda görülebilir.

Ses teli papillomu, larenksin (gırtlağın) ve ses tellerinin iyi huylu (benign) bir lezyonudur. Sık sık tekrarlama özelliği nedeniyle papillom tedavisi oldukça zordur. Çok defalar endoskopik hava yolu muayenesi ve ihtiyaç duyuldukça cerrahi olarak tedavi edilmesi gerekebilir.

Nasıl oluşur?

Papillomlar, hiperplastik yassı epitelle örtülü damardan çok zengin bağ dokusunun ince uzun çıkıntılar oluşturmasıdır. Oluşumunda insan papillom virüsünün (HPV) rol aldığı düşünülmektedir. HPV bir DNA virüsü olup, gırtlak mukozasında hastalığa yol açtığında iyi huylu bir şekilde epitel dokusunda proliferasyona neden olur. HPV’nin birçok türü mevcuttur. Bunlar arasında en sık HPV-6 ve HPV-11 papillom oluşumunda rol oynamaktadır. Bu iki alt tip, genital bölgede görülen siğillerinin de çok büyük bir oranından sorumludur.

Annede mevcut olan genital siğil (kondiloma akuminatum) ile çocuklardaki larengeal papillomses teli papillomu arasında ilişki olduğu kanıtlanmıştır. Larengeal papillomu olan çocukların %20-60’ının annelerinde kondiloma akuminatum saptanmıştır. Bulaşmanın anne doğum kanalından geçerken olduğu düşünülmektedir. Nitekim, sezaryanla doğan çocuklarda papillom çok daha nadir olarak görülür.

Klinik Görünüm

Papillomlar tipik olarak çok sayıda siğil benzeri lezyonlar şeklinde ortaya çıkarlar. Üst hava yolunun herhangi bir yerinde görülebilmekle birlikte, genellikle gerçek ses tellerini ve yalancı ses tellerini (ventriküler bantlar) etkilerler. Hastaların %2-15’inde soluk borusu (ses tellerinin daha altında yer alır) ve yemek borusunda da hastalık görülebilir. Hastaları hekime getiren ilk şikayet genellikle ses kısıklığıdır. Soluk alma verme sırasında hırıltı, öksürük, nefes alma güçlüğü ile yemek yerken veya yutarken olan ağrı da şikayete neden olabilir.

Tedavi

Papillomu oluşturan virüs normal gözüken dokular içerisinde de yer alabildiğinden hastalığın tamamen iyileştirilebilmesi söz konusu değildir. Tedavi amaçlarının ilki hava yolunun açık tutulabilmesi ikincisi de yeterli düzeyde kaliteli ses sağlanabilmesidir. Bunun için en az skar dokusuna yol açacak, sağlıklı dokulara en az zarar verecek şekilde cerrahi yapılması hedeflenmelidir.

Tekrarlamaların görülmesi sıktır. Küçük bir oranda da olsa kötü huylu patolojilere dönüşme riski söz konusudur.

Daha fazla bilgi ve iletişim için:

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
Reklamlar

Fleksibl fiberoptik laringoskopi

FLEKSIBL FIBEROPTIK LARINGOSKOPI
FLEKSIBL FIBEROPTIK NAZOFARINGOSKOPI

Bu işlem, burun içi yapılar, geniz (nazofarinks), Östaki tüpü girişi, dil kökü, orofarinks (yutak), larinks (gırtlak), ses telleri ve hipofarinksin (yemek borusu girişi) içeriden görülerek (endoskopik) muayenesine olanak sağlayan, hasta oturur pozisyonda iken yapılabilen bir işlemdir. Herhangi bir anesteziye ihtiyaç duyulmaz, uygulanan bireyin ağrısı olmaz. Muayenehane koşularında kolaylıkla uygulanabilir. Takip ve kontrol amacı ile fotoğraf çekilebilir, video kaydı alınabilir. Bu sayede gereksiz yere tekrar muayenelerin önüne geçilebilir.

Tüm kulak burun boğaz patolojileri için tanı ve tedavi kararının verilmesinde çok faydalı olsa da, burun polibi, burun içi tümörler, çocuklarda ve erişkinlerde geniz eti, geniz tümörü gibi tanıların koyulması için vazgeçilmez bir değere sahiptir. Benzer şekilde, ses teli, yutak ve gırtlaktaki diğer yapıların detaylı ve tam olarak değerlendirmesi için çok faydalı bir tanı metodudur. Günümüzde endoskopun ucunda bulunan yüksek çözünürlüklü kamera (high definiton chip-on-tip camera) ile tanı koymak için gerekli olanın çok daha ötesinde görsel bilgi edinilebilmektedir. Bu sayede muayenehane koşullarında biyopsi alma, ses tellerine enjeksiyon ve ses telerine dolgu maddesi yapma gibi işlemler de gerçekleştirilebilmektedir.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Ses Hastalıklarında Mikrocerrahi

Ses kıvrımlarının (ses telleri) titreşen yüzeyleri katmanlı bir yapı gösterir. Birbirine temas eden en yüzeyel tabaka epitel olarak adlandırılır. Epitelin hemen altında, ses kıvrımlarının birbirine temasının yarattığı travmayı ortadan kaldırma görevi gören Reinke boşluğu bulunur. Bu boşluk içerisinde yer alan jelatinöz yapı, kaba bir benzetmeyle arabamızdaki hava yastığına benzer şekilde ses kıvrımlarının karşı karşıya kaldığı travma etkisini en aza indirmeye çalışır.

Ses hastalıkları en sık Reinke boşluğu içerisindeki yapıların zarar görmesi sonucu ortaya çıkar. Ses kısıklığına yol açan neden klinik olarak nodül, polip, kist, Reinke ödemi, skar gibi isimlendirilebilir.  Ayrıca epitel dokudan kaynaklanan papillom, displazi, erken evre kanser (carcinoma in situ) ve kanser de görülebilecek rahatsızlıklar arasındadır.

Ses hastalıklarının tedavisinde medikal tedavi ve davranışsal tedavi (ses terapisi) de seçenekler arasında yer alır. Ancak bu rahatsızlıkların önemli bir bölümünde asıl ve en kesin tedavi çözümü ses kıvrımı (ses teli) cerrahisi (mikrolaringocerrahi) dir. Bu cerrahi, ameliyathane koşullarında, genel anestezi altında, cerrahi mikroskop yardımı ile bu amaç için özel olarak hazırlanmış cerrahi aletler ile lazer ve koter gibi yüksek teknolojik araçlar kullanılarak yapılır.

Yaşlılık, yutma bozuklukları ve tedavisi (rehabilitasyonu)

YUTMA BOZUKLUKLARI

Yaşa bağlı organik ve fizyolojik değişiklikler nedeniyle yaşlılarda tüm sistemleri etkileyen genel bir fonksiyonel azalma görülür. Bu değişiklikler yemek yeme ve yutma ile ilgili organlarda da görülür. Yutma ile ilgili sorunlar sadece yaş ile ilişkili olarak değil, kullanmamaya bağlı olarak da oluşur ve artar.

Kullanmamaya bağlı yutma fonksiyon kaybı (disfaji) olabilecek yaşlı bireylerde baş yükseltme egzersizlerinin yutma sırasında laringeal elevasyonu arttırdığı ve bakım merkezlerinde kalan yaşlılarda düzenli ağız çevresi kas hareketi eğitiminin dil basıncı gibi oral fonksiyonları arttırdığı gösterilmiştir. Bu durum, yutma ile ilişkili organlarda yaşa bağlı fonksiyonel azalmanın yanı sıra, rehabilite edilebilecek geri dönüşlü değişiklikler de olduğunu göstermektedir.

Kullanmama sendromu, aktivitenin ve hareketin düzeyinin azalmasının bir sonucudur. Disfaji nedeniyle oral alımın kısıtlanması ile tüp ile beslenme, konuşma gibi oral kaviteyi uyaracak olanakların azalması, ilaç yan etkilerine bağlı sekresyonların azalması sonucu yutma frekansı azalır. Nitekim, aspirasyon pnömonisi olan bireylerde yutma frekansının azaldığı gösterilmiştir.

Yutma, yeme içme ile, tükürük (kuru yutma) ile, geniz akıntısı ile, boğaz reflüsü (laringofaringeal reflü) ile tetiklenebilir. Yutma sıklığı (frekansı) ile ilişkili faktörler arasında en önemlileri arasında salgı (tükürük) hacmi ve yutma refleks eşiği sayılabilir. Tükürük hacmi, kullanılan ilaçlardan, bireyin günlük aldığı su miktarından ve yaşa bağlı fizyolojik ve morfolojik değişikliklerden doğrudan etkilenir. Yutma refleks eşiğinin ise yaşlılarda belirgin olarak daha yüksek olduğu bilinmektedir.

Yutma bozukluğu olan bireylerde uygun yöntemlerle bunun yönetilmesi ve yutmanın daha iyi hale getirilmesi olanağı mevcuttur.

 

Sağlıklı günler dileklerimle.

Prof.Dr. Hâldun OĞUZ

Kulak Burun Boğaz, Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı

https://drhaldunoguz.com

0 312 284 28 88 – 0 531 431 06 94

Web: https://drhaldunoguz.com/

Facebook: https://www.facebook.com/ankarakbb

Instagram: https://www.instagram.com/haldunoguz/

Twitter: https://twitter.com/HaldunOguz

Google+: https://plus.google.com/+HaldunO%C4%9EUZ

YouTube: https://www.youtube.com/channel/UCaFsqsKOXijyXT7kjH9YFRQ

LinkedIn: https://www.linkedin.com/in/haldun-oguz-0384436b/

Tumblr: https://drhaldunoguz.tumblr.com/

 

Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara

Google Maps: http://goo.gl/Rd9oJG

Larenjektomi Rehberi

Dr. Itzhak Brook tarafından hastaları bilgilendirme amacıyla hazırlanan Larenjektomi Rehberi,  Dr. İrfan Yorulmaz, Dr. Hazan Başak, Dr. Çiler Tezcaner ve Dr. Süha Beton editörlüğünde meslektaşlarımızın katkılarıyla dilimize kazandırıldı.

Rehberin Türkçe ve İngilizce versiyonlarına aşağıdaki bağlantıdaki sayfadan ulaşabilirsiniz.

Yazılar-Sunumlar-Ders Notları

Yutma Güçlüğü Nedenlerinden Biri: Osteofit

Dysphagia OGUZ

Anterior servikal osteofitler, servikal omurganın dejenerasyonuna veya DISH’e (diffuse idiopatihc skeletal hyperostosis – Forestier hastalığı) bağlı oluşabilir. DISH hastalığında en az dört ardışık omurganın anterolateral bölgesinde ossifikasyon görülür. Oluşan osteofitler büyükse hastalarda disfaji (yutma güçlüğü) ya da dispne (solunum sıkıntısı) görülebilir. Boyun ağrısı ve boyunda hareket kısıtlılıkları da oluşabilir. Ses kısıklığı ve boğazda yabancı cisim hissi oluşabilecek diğer belirtilerdir. 40 yaşın üzerindeki bireylerin ortalama %3’ünde DISH olduğu ve bu hastaların ortalama %3’ünde yutma güçlüğü gelişebileceği tahmin edilmektedir.

DISH’e neden olan faktörler tam olarak bilinmemektedir. Aşırı mekanik stres, hiperlipidemi, insülin ve insülin benzeri büyüme faktörü-1’in potansiyel nedenler olduğu bildirilmektedir.

Servikal osteofitlere ikincil yutma güçlüğü tedavisinde öncelik konservatif yöntemlerdedir: diyet modifikasyonları, yutma terapileri, steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar, gibi. Bu tedavilerden fayda görmeyen hastalara cerrahi tedavi uygulanır.

Hwang, Chough ve Joo’nun konu hakkındaki makalesine aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

doi: 10.14245/kjs.2013.10.3.200

Laringoloji-Foniyatri Okulu etkinliği gerçekleştirildi

Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Haldun OĞUZ’un Başkan Yardımcılığı’nı yürüttüğü, Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği, Laringoloji–Foniyatri Okulu aktivitesi gerçekleştirildi. Okulun ikinci teorik eğitim toplantısı ve klinik ziyaret programını kapsayan bu aktivite, 24-28 Şubat 2014 tarihlerinde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı ve Prof.Dr. Gürsel DURSUN ev sahipliğinde yapıldı. Program süresince ilk iki gün öğleden önce toplam 60 hastanın klinik değerlendirmeleri yapıldı. Hastaların görüntü ve ses kayıtları ile ses analizleri ve gereken hastalarda tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme kayıtları, eğiticiler ve öğrenciler tarafından interaktif şekilde tartışıldı. Bu hastalardan cerrahi olarak tedavi edilmesi öngörülenler programın üç ve dördüncü günlerinde ameliyat edildi. İyi huylu ses teli patolojisi olan veya potansiyel olarak kanser riski taşıyan toplam 4 olgunun cerrahileri Prof.Dr. Haldun OĞUZ tarafından yapıldı. Dört gün süre ile öğleden sonraları teorik eğitim oturumları düzenlendi. Beşinci gün eğitimi Devlet Opera ve Balesi tenorlarının şan eğitimi dersleri ve kursiyerlerin sunumları ile tamamlandı.

LFO2 LFO8 LFO14