Category Archives: Voice Disorders

Ses teli tümöründe erken tanı

Ses teli tümörlerinin erken belirlenmesi, doğru şekilde tanı koyulması ve uygun tedavinin başlatılması hayati önem arz etmektedir. Endoskopik muayene – görüntüleme sırasında i-scan gibi dijital kontrast kullanımı bu yönde bize katkı sağlayabilmektedir. i-scan teknolojisi ile yüzey belirginleştirme (SE – surface enhancement), kontrast belirginleştirme (CE – contrast enhancement) ve ton belirginleştirme (TE – tone enhancement) yöntemleri kullanılarak, sağlıklı ve patolojik doku arasında ayrımı daha iyi sağlamaya yönelik, görüntü kalitesinde detaylandırma, belirginleştirme yapılabilmektedir. SE ile dokunun kenarları daha belirgin hale getirilerek sınırların daha iyi belirlenmesi sağlanabilir. CE ile daha derin bölgeler ya da daha düşük renk yoğunluğundaki alanlar daha iyi tanımlanabilir. TE ile ise ilgili bölgenin – organın görüntüsündeki her pikselde kırmızı yeşil mavi renk içeriği değiştirilerek patolojik alanın daha belirgin hale getirilmesi sağlanabilir. Bu belirginleştirme yöntemlerinin değişik seviyeleri arasında muayene sırasında geçişler yapılabilir. Ekteki fotoğraflarda tek taraflı ses teli felci ve her iki ses telinde patolojik lezyonları olan hastamızın endoskopik fotoğraflarını görebilirsiniz.

 

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
Reklamlar

Polypoid Corditis (Reinke’s Edema)

Reinke preop

Reinke’s edema (polypoid corditis) is a voice disorder, in which, gel-like viscous fluid accumulates in the vocal folds, just below the surface of the vocal fold.

https://www.youtube.com/watch?v=FLwdBuEPDQk&feature=youtu.be

Causes
The most common reasons are cigarette smoking (tobacco use), laryngopharyngeal reflux (backflow og acidic stomach content to the throat) and long term voice overuse or misuse. Repeated or chronic upper respiratory tract infections and frequent throat clearing are also cofactors that can cause Reinke’s edema.

Signs and Symptoms
The mass and volume of the vocal folds increase. This leads to a lower pitch in the voice. Speaking and singing needs more vocal effort and is instable.

Treatment
Surgical treatment (phonomicrosurgery) is indicated. However, before and after surgery, the causes that result in the pathology, must be corrected. If the patient quits smoking, if the reflux is treated and if a hygienic vocal behaviour is adapted, recurrence is not likely. If it is done by an experienced surgeon, both vocal folds may be operated simultaneously. In the early postoperative period, vocal effort may increase for a short period of time. This is secondary to the removal of the oedema, which leaves a gap between the vocal folds that is not present before. This aspect is the most important part of surgery. An important amount of the thin and fragile epithelium covering the oedema must be left in place and should never be resected completely. Further resection may lead to scar and longer lasting vocal problems.

Prognosis
Recurrence of Reinke´s oedema is unlikely following a surgery in experienced hands. An important improvement of voice is expected after surgery. Hygienic vocal behaviour, ie. cessation of smoking and proper vocal use elongates these good results.

Haldun OGUZ, M.D., Professor of Otolaryngology – Head & Neck Surgery

Telephone: +90 312 284 28 88
GSM: +90 531 431 06 94
Address: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detailed Address: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

 

 

Sağlıklı ses için neler yapmalı, neler yapmamalı?

Sesi ile hayatının kazananlar (ses profesyonelleri) ve yaşam kalitesi için sesini önemseyenler bazı konularda dikkatli olarak ses sorunu yaşama riskini azaltabilirler. Bu konudaki önerileri bir araya getirmemiz gerekirse:

  • Stresinizi kontrol edin, gizlemeyin. Stresi azaltacak önlemler alın.
  • Yeterli derecede dinlenin. Uyku düzeniniz sesinizi olumlu etkileyecektir.
  • Mutlu olmaya çalışın. Mutluluğunuz sesinize yansıyacaktır. Uygun nefes desteği ile çok gülün.
  • Sigara içmeyin. Tütün ürünleri tüketmeyin. Dumanlı yerlerden kaçının. Duman ve kimyasal maddeleri solumayın, gerekli hallerde maske kullanın. Alkol alımını sınırlayın. Soluduğunuz her şeyin sizin en kıymetli enstrümanınız olan ses tellerinizin arasından  geçtiğini unutmayın.
  • Karnınıza nefes alın, soluk alırken karnınızı rahat bırakın, öne doğru çıkmasına izin verin. (Şişman hissedin:)) (Diyafram solunumu)
  • Yediklerinize özen gösterin. Ses performansı öncesi süt ve sütlü ürünlerden uzak durun. Reflüye yol açması olasılığı olan gıdalar ve reflü diyeti konusunda bilginizi arttırın.
  • Özellikle kış aylarında yatak odanızı nemli tutun. Uygun düzeyde nemli olan hava, ses sağlığınızı olumlu etkiler.
  • Günde en az 8 bardak su için. Yüksek tansiyon gibi kronik hastalıklarınız varsa bunu önce doktorunuza danışın.
  • Konuşma sırasında geri plandaki televizyon ve radyo gürültüsünü azaltın.
  • Şarkı söylemeden önce yeterli ısınma egzersizi yapın. Profesyonel şarkı söylüyorsanız bu konuda eğitim alın.
  • Ses hijyeni ve performans derslerine katılın.
  • Hasta iken şarkı söylemekten kaçının. Bu durum, ses profesyonellerinde ses problemleri oluşturan birinci nedendir.
  • Telefon konuşmalarını kısa tutun.
  • Ses kısıklığınız olduğunda erken dönemde tıbbi yardım isteyin.
  • Boğaz temizleme alışkanlığı yerine yutkunmayı tercih edin.
  • Unutmayın, ses hijyeni kendi kendine takip edilmesi gereken, ağız hijyeni gibi günlük olarak düzenli aklınızda bulunması gereken bir durumdur ve sesinizin ince ayarını yapmanızı ve uzun dönem sağlıklı sese sahip olmanızı sağlayan bir yöntemdir.
  • Yüksek sesle konuşmayın ve bağırmayın. Spor karşılaşmaları sırasında uzun süre tezahürat etmeyin, çığlık atmayın.
  • Performans sonrası gürültülü kulüp veya barlara olabildiğince gitmeyin. Bar, spor salonu, aile toplantıları, otobüs ve uçak gibi gürültülü ortamlarda sesinizi duyurmaya çalışmak için yüksek sesle konuşmayın.
  • Yutkunurken ağrı duyuyorsanız şarkı söylemeyin.
  • Rahat olduğunuz düzeyden daha yüksek veya alçak perdede söylemek için sesinizi zorlamayın.
  • Uzun süre fısıldamayın.
  • Nefes alırken göğüs kafesiniz ve omuzlarınızı yükseltmeyin.
  • Ses imajınızı değiştirmeyin. Doğal konuşma sesinizi değiştirmeyin.
  • Ses konusunda uzmanlaşmış bir kulak burun boğaz uzmanına danışmadan antihistaminik ilaçlar (alerji ilaçları) kullanmayın.
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Profesyonel ses kullanıcıları ve su ihtiyacı

Ses tellerinizin istediğiniz performansı sağlaması için günde en az 2 litre kafeinsiz sıvı alımına ihtiyacı vardır. Sesiniz için en sağlıklı sıvı sudur. Günde 8-10 bardak içilen su, ses telleriniz için gereken lubrikasyonu sağlamanın yanı sıra gerekli subglottik (ses telleri altından gelen) basıncın da azalmasını sağlar. Sıcak spotlar altında ya da sıcak açık hava konserlerinde performans sergilerken elbette bu ihtiyaçlar da artar. Kolalı, alkollü, kafeinli içecekler ne yazık ki suyun sağladığı pozitif etkiyi sağlamaz, aksine sıvı kaybına yol açarak sıvı ihtiyacınızı arttırır.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Ses kısıklığının en sık nedenleri

Ses kısıklığı bir çok farklı nedenden kaynaklanabilir. Kısa süreli ses kısıklıkları basit üst solunum yolu enfeksiyonları ya da sesin kısa süreli yanlış kullanımı (bağırma, tezahürat yapma, çok öksürme, boğaz temizleme gibi) sonrasında dahi ortaya çıkabilir. Uzun süreli, özellikle iki haftadan daha fazla süren ses kısıklıkları ise daha ciddi bazı problemlerin ilk belirtisi olabilir.

Kulak Burun Boğaz camiasının en prestijli dergilerinden birisi olan Laryngoscope dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, fonksiyonel ses bozuklukları, ses kısıklığı nedeniyle başvuran hastalar arasında en büyük grubu oluşturmaktadır.

Fonksiyonel ses kısıklığı (Fonksiyonel disfoni) (FD), yapısal olarak tamamen normal olan ses tellerinin uygun ses çıkarma işlevini yerine getirememesi durumudur. Bir başka ifade ile, normal olan ses organının uygun olmayan, ya da yanlış şekilde kullanılması olarak tanımlanabilir. Bu klinik durum için kullanılan en güncel terim malregülatif ses kısıklığıdır (malregulative dysphonia). Bu terim ile hedeflenen, organın aslında organik olarak iyi durumda bulunduğu, ancak, uygunsuz kas gerilim düzenlenmesi nedeniyle sesin ideal şekilde çıkmadığının ifade edilmesidir. Bu tanının koyulabilmesi için hastanın ses hastalıkları konusunda deneyimli bir klinik tarafından gerekli tüm incelemeler ışığında değerlendirilmiş olması gereklidir. Bu hasta grubu, ses hastaları içerisinde %10-40’lık bir bölümü oluşturmaktadır (1). FD’nin belirti ve bulguları çok değişkenlik gösterebilmekle birlikte, çoğu hastada geçirilmiş bir üst solunum yolu infeksiyonunu takiben görülebilir. Kadınlarda erkeklerden daha sık olarak görülür. Genellikle geçicidir ve tedavi yanıtı değişkendir.

Ses kısıklığına yol açan ikinci en önemli neden, %15’lik bir oranla vokal fold (ses teli) nodülleridir.

Ses Teli Nodülleri, ses tellerinin birbiri ile temas ettiği serbest yüzeyde oluşan, iyi huylu (yani kanserle ilişkisi olmayan) büyümelerdir. Sesin yanlış ya da kötü kullanımına bağlı olarak oluşurlar. Sesin uzun süreli, yanlış ses şiddetinde, yanlış ses perdesinde ya da uygunsuz şekilde zorlanarak kullanılmasına bağlı olarak geliştiklerinden, kaba bir benzetme ile elimizde ya da ayağımızda oluşan nasırlara benzetilebilirler. Öğretmenler, ses sanatçılarıspikerlerçağrı merkezi çalışanlarıdin görevlileri gibi sesini profesyonel olarak kullanan bireylerde toplumun diğer kesimlerine göre çok daha sık olarak görülür.

Ses kısıklığının üçüncü en büyük nedeni ise %9’luk bir grubu oluşturan laringofaringeal reflü olgularıdır.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG