Category Archives: Onkoloji (Kanser Bilimi)

Bazal hücreli karsinom

Bazal hücreli karsinom (BHK), derinin en üst katmanı olan epidermisin bazal katmanından gelişen bir deri kanseridir. BHK, en sık görülen deri kanseridir. Melanom dışındaki deri kanserlerinin %75’ini bazal hücreli karsinom oluşturur. Tümörün mikroskobik – histolojik görünümüne bağlı olarak pek çok farklı bazal hücreli karsinom tipi bulunmaktadır. Bunlar arasında yüzeysel, nodüler, mikronodüler, dezmoplastik, pigmente ve bazoskuamöz BHK sayılabilir. Bazal hücreli karsinomun klasik görünümü deri yüzeyinde etrafı sınırlı ve genellikle ortasında ülserasyonu bulunan incimsi papül ya da plak şeklindedir. Yüzeysel BHK’lar ince, pembe, üzeri pullu papül ya da plak şeklinde ortaya çıkar ve sıklıkla genç hastalarda gövdede görülür. Dezmoplastik BHK, morfeaform, infiltratif veya sklerozan BHK olarak da adlandırılabilmektedir. Dezmoplastik BHK’lar düz, skar dokusuna benzeyen hafif atrofik lezyonlar şeklinde, daha güç fark edilen bir görüntüde olabilirler.  Dezmoplastik ve bazoskuamöz BHK’lar daha agresif bir klinik seyire ve daha yüksek bir tekrarlama riskine sahiptir.

BHK için risk faktörleri olarak açık renk ten, ultraviyole ışına maruziyet, bağışıklık sisteminin güçsüz olması, iyonize radyasyon, kimyasal ajanlara maruz kalma (örneğin arsenik) ve nadir genetik sendromlar sayılabilir. BHK’lar lokal agresif davranabilir, çevre dokulara ilerleyebilir ancak uzak dokulara yayılım (metastaz) yapmazlar.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
Reklamlar

Larinks kanseri ve yayılımı

Larinks kanserlerinin (gırtlak kanseri, ses teli kanseri) büyük bir çoğunluğu, neredeyse tamamı, sigara içenlerde görülmektedir. Larinks kanseri tanısı alanların ortalama %7’sinde tanı aldıkları anda kanser larinks dışına da yayılmış durumdadır. Bu yayılım genellikle akciğerler, kemikler ve karaciğere olmaktadır. Nadiren diğer organlar ve cilt tutulumu da görülebilir.

Baş boyun kanserlerinde olası yayılımın değerlendirilmesi

bas-boyun-kanser-haldun-oguz

Baş boyun bölgesinde kanser olan hastalarda, hiçbir klinik yahut radyolojik belirti olmaksızın, %30’a varan oranlarda gizli metastazlar bulunabilmektedir. Tanı anında hangi hastaların bu %30’luk bölüme dahil olacağını kesin olarak bilmek olası değildir. Hastaların tamamının boyunda yayılımı varmış gibi tedavi edilmesi ise, hastaların %70’inin gerektiğinden daha ağır şekilde tedavi edilmesi, dolayısıyla daha fazla komplikasyona maruz kalması anlamına gelecektir. Clinical Otolaryngology dergisinde yayınlanan Goodyear PWA ve arkadaşlarının çalışmasına göre tümör dokusunun protein içeriği açısından analizi, gelecekte bu probleme ışık tutabilir. Araştırmacıların kısıtlı sayıda örnek üzerinden elde ettikleri sonuçlara göre, boyuna yayılım olan hastalarda heat shock protein 90, T complex protein 1 gamma, Bromodomain PHD finger protein 3 and lactate dehyrogenase A proteinlerinde artış, thymidine phosphorylase proteininde ise azalma tespit edilmiştir.

#larinks – #gırtlak – # ses teli – #kanser – #metastaz – #tükürükbezi – #başboyun 

Fleksibl fiberoptik laringoskopi

FLEKSIBL FIBEROPTIK LARINGOSKOPI
FLEKSIBL FIBEROPTIK NAZOFARINGOSKOPI

Bu işlem, burun içi yapılar, geniz (nazofarinks), Östaki tüpü girişi, dil kökü, orofarinks (yutak), larinks (gırtlak), ses telleri ve hipofarinksin (yemek borusu girişi) içeriden görülerek (endoskopik) muayenesine olanak sağlayan, hasta oturur pozisyonda iken yapılabilen bir işlemdir. Herhangi bir anesteziye ihtiyaç duyulmaz, uygulanan bireyin ağrısı olmaz. Muayenehane koşularında kolaylıkla uygulanabilir. Takip ve kontrol amacı ile fotoğraf çekilebilir, video kaydı alınabilir. Bu sayede gereksiz yere tekrar muayenelerin önüne geçilebilir.

Tüm kulak burun boğaz patolojileri için tanı ve tedavi kararının verilmesinde çok faydalı olsa da, burun polibi, burun içi tümörler, çocuklarda ve erişkinlerde geniz eti, geniz tümörü gibi tanıların koyulması için vazgeçilmez bir değere sahiptir. Benzer şekilde, ses teli, yutak ve gırtlaktaki diğer yapıların detaylı ve tam olarak değerlendirmesi için çok faydalı bir tanı metodudur. Günümüzde endoskopun ucunda bulunan yüksek çözünürlüklü kamera (high definiton chip-on-tip camera) ile tanı koymak için gerekli olanın çok daha ötesinde görsel bilgi edinilebilmektedir. Bu sayede muayenehane koşullarında biyopsi alma, ses tellerine enjeksiyon ve ses telerine dolgu maddesi yapma gibi işlemler de gerçekleştirilebilmektedir.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Boyun Şişlikleri – Boyun Kitleleri

OGUZ NECK MASSNeredeyse her birey hayatının belirli bir döneminde boynunda bir şişlik fark etmiştir. Bunların bir kısmı çok sıradan hastalıkların bir göstergesi olabilir iken, bazıları ise çok önemli ve üzerinde hemen yoğunlaşılması gereken bir rahatsızlığın belirtisi olabilir.

Değişik yaş gruplarında boyun bölgesinde şişlik yapan ya da diğer bir deyişle kitleye yol açan hastalıkların oransal olarak dağılımında farklılıklar görülür.

Çocukluk çağında boyun şişliklerine çok sık rastlanır. Bu şişlikler boyunda orta hatta ya da yanlarda, alt çene kemiğinin hemen altında, kulağın önünde ya da arkasında, bir ya da birden fazla sayıda olabilir. Çocukluk çağında görülen şişliklerin en sık nedeni inflamasyon yani iltihaplanma ile giden başta üst solunum yolu enfeksiyonları olmak üzere bağışıklık sistemi ya da üst solunum ve sindirim sistemi ile ilişkili değişik hastalıktır.

Çocukluk çağında, anne karnında gelişimin belirli bir aşamasında bazı dokuların gelişmesinin duraklaması ya da yanlış şekilde gelişmesi sonucu oluşan hastalıklar da boyunda şişlikler ya da kitle ile kendisini belli edebilir. Bu tür gelişimsel problemler sadece çocukluk çağında görülmemekle birlikte, en sık görüldüğü yaş grubu çocukluk çağıdır. Gelişimsel patolojiler, boyut olarak milimetrik bir kitleden nerede ise tüm boyunu kaplayacak kadar büyük düzeye ulaşabilir. En sık görülen gelişimsel patolojiler arasında tiroid bezi gelişimi ile ilişkili tiroglossal kanal kisti, baş boyun ve göğüs bölgesi yapılarının gelişimi ile ilişkili brankial anormallikler, bağışıklık sistemi ve akkan yapıları ile ilişkili lenfanjiyomlar gibi çok değişik örnekler sayılabilir.

Genç erişkin çağda en sık görülen boyun kitleleri de aynen çocukluk çağında olduğu gibi enfeksiyonlara bağlı bağışıklık sisteminin bir parçası olan lenf nodu adı verilen yapıların büyümesinden (bu duruma lenfadenopati adı verilir) kaynaklanır. Lenfadenopati, aynada bireyin kendisinin ya da bir yakınının fark ettiği bir boyun şişliği şeklinde, veya yutkunurken ağrı, el ile dokunulduğunda acıma, bulunduğu bölgede kızarıklık ve ısı artışı, lenf nodunun üzerindeki cilde akıntı olması ya da genel olarak bireyin vücut ısısının artması ve halsizlik gibi şikayetlere yol açabilir. Lenf nodu büyümesi günlük hayatta sık karşılaşılan bir viral enfeksiyona ikincil olabileceği gibi, daha ciddi örneğin tüberküloz gibi vücudun diğer bölgelerini de etkileyen daha özgün bir enfeksiyonun ilk belirtilerinden de olabilir.

İleri yaşlardaki erişkinlerde yine iyi huylu şişlikler kötü huylu olanlara göre çok daha sık olarak görülür, ancak oransal olarak kötü huylu nedenlere bağlı boyun şişlikleri diğer yaş gruplarından fazladır. Ağız çevresinde yerleşmiş tükürük bezlerine ait patolojiler (taş, tükürük bezinin büyümesi, tükürük bezi dokusundan kaynaklanan iyi ya da kötü huylu tümöral hastalıklar gibi) de baş ve boyun bölgesinde şişlikle ortaya çıkabilir.

Doktora ne zaman başvurulmalıdır? Tanı nasıl koyulur?

Baş ve boyun bölgesinde şişlik fark eden her yaşta birey öncelikle bir Kulak Burun Boğaz Hastalıkları – Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı’na başvurmalıdır.  Kulak Burun Boğaz Uzmanı yapacağı kapsamlı kulak, burun, boğaz ve tam bir baş boyun muayenesinin ardından (bu muayene hastanın gereksinimleri doğrultusunda genellikle geniz, yutak, gırtlak ve yemek borusu girişinin endoskopik olarak muayenesini de kapsar) gerekli bilgileri hastaya verecektir. Enfeksiyöz, inflamatuar bir rahatsızlık düşünülen hastaların ilaç tedavisine başlanması ve takibe alınması yeterli olabilir. Bazı hastalarda herhangi bir tedaviye başlanmadan önce ayırıcı tanı yapılması, patolojinin nesnel olarak daha iyi ortaya koyulması gibi nedenlerle değişik radyolojik incelemeler (ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme gibi) gerekli olabilir. Bazı hastalar için nükleer tıp yöntemleri (sintigrafi gibi) ya da dokunun patolojik incelemesi için örnek alınması (ince iğne aspirasyon biyopsisi ya da dokudan doğrudan parça alınarak) gerekebilir.

Boyun kitlelerin tedavisinde cerrahinin yeri nedir? Ne zaman ameliyata ihtiyaç duyulur?

Yukarıda da arz ettiğim üzere, baş boyun kitlelerinin çok büyük bir çoğunluğu enfeksiyonlara ya da diğer iltihaplanma durumlarına ikincil olarak oluşur. Bu tür kitlelerin medikal yani ilaçlar kullanılarak tedavisi genellikle çok başarılıdır. Doğru ilaçların uygun süre ve dozda kullanılması bir gerekliliktir. Ancak, ilaç tedavisinden fayda görmeyen enfeksiyöz – inflamatuar hastalıklar ile baş boyun bölgesinde yer alan yapıların iyi ya da kötü tümöral hastalıkları gibi birincil tedavisi cerrahi olan durumlarda cerrahi tedavi çok başarılı olarak uygulanabilen bir seçenektir. Cerrahi tedavi sayesinde çıkarılan örnekler patolojik olarak da incelenebilir ve hastanın ihtiyaç duyabileceği diğer tedavi yöntemlerinin (radyoterapi ya da kemoterapi gibi) planlaması yapılabilir.

KISACA…

  • Baş ve boyun bölgesine ait şişlikler her yaş grubunda görülebilir.
  • Hastaların bir Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanı tarafından detaylı olarak değerlendirmesi uygun olacaktır.
  • Tedavi yöntemleri olarak genellikle ilaç tedavileri, gereken hastalarda ise cerrahi tedaviler kullanılmaktadır.

Prof.Dr. Hâldun OĞUZ

www.haldunoguz.com

+90 312 284 28 88

#ankarakbb.info , #yutmatedavisi.com, #cocukkulakburunbogaz.com

Cisplatin Ototoksisitesi ve Önlenmesi

Cisplatin, erişkin ve çocuklarda kanser tedavisinde sıklıkla kullanılan etkin bir kanser ilacıdır. En önemli yan etkilerinden birisi kulağa toksik etkisidir (ototoksisite). 4-8 kHz aralığındaki yüksek frekanslarda geri dönüşsüz her iki kulağı da etkileyen bir işitme kaybına yol açar. Cisplatin etki mekanizmasının dış tüy hücrelerinde antioksidan mekanizmaları değiştirerek olduğu düşünülmektedir. Bu noktadan hareketle cisplatin ile birlikte hangi ilaçlar verilirse cisplatin’in ototoksik etkisinin azaltılabileceği sorusu gündeme gelmiştir. Bu amaçla guinea piglere antioksidan özellikleri bilinen sodyum salisilat verilmiştir. Değişik dozlarda ve değişik uygulama yolları ile verilen sodyum salisilat’ın, kısmen de olsa, cisplatin ototoksisitesini önleyebileceği sonucuna varılmıştır.

EAORL Cisplatin

Larenjektomi Rehberi

Dr. Itzhak Brook tarafından hastaları bilgilendirme amacıyla hazırlanan Larenjektomi Rehberi,  Dr. İrfan Yorulmaz, Dr. Hazan Başak, Dr. Çiler Tezcaner ve Dr. Süha Beton editörlüğünde meslektaşlarımızın katkılarıyla dilimize kazandırıldı.

Rehberin Türkçe ve İngilizce versiyonlarına aşağıdaki bağlantıdaki sayfadan ulaşabilirsiniz.

Yazılar-Sunumlar-Ders Notları

« Önceki Yazılar