Category Archives: Nöroloji

Vestibüler schwannoma

schwannoma-haldun-oguz

Vestibüler schwannoma (VS) [akustik nörinom], denge bozukluğunun tümöral nedenleri arasında birinci sıradadır. Her yıl 100.000 bireyden birisinde görülür. %95 oranında denge sinirinin, %5 oranında ise işitme sinirinin kılıfını oluşturan hücrelerden kaynaklanır. Nadiren başka hastalıklarla birlikte olarak her iki kulakta da bu tümör görülebilir. Ataklar halinde ya da pozisyon değişiklikleri ile birlikte olan baş dönmesi, dengesizlik, kulak çınlaması ve tek taraflı işitme kaybı görülür. Erken dönemde görülen denge ile ilişkili belirtiler, santral dengeleme (kompensasyon) nedeniyle daha sonra ortadan kalkabilir. Tümör çok büyüdüğünde işitme ve denge sinirinin basıya uğramasına bağlı olarak yüzde uyuşukluk ve yüz kaslarında güçsüzlük (yüz felci) görülebilir. Çok büyüyen tümörler beyin sapı ve beyine baskı uygulayarak şiddetli belirtilere hatta ölüme yol açabilir. Küçük tümörler belli aralıklarla takip edilebilir. Büyük tümörler cerrahi ya da radyoterapi ile tedavi edilebilirler.

Meniere Hastalığı

vertigo-2

Endolenfatik hidrops, endolenfatik basınçta bir artış nedeniyle oluşan vertigo (dengesizlik, baş dönmesi), dalgalanan (azalıp artan) işitme kaybı ve tinnitus (kulak çınlaması) belirtilerinin bir arada bulunmasını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Endolenfatik hidropsun nedeni biliniyorsa bu duruma Meniere sendromu, nedeni bilinmiyor ise (idiyopatik) Meniere hastalığı adı verilir.

Meniere hastalığı kadınlarda erkeklere oranlara daha sık görülür. Hastalar, ani, nöbet şeklinde gelişen kulak çınlaması (tinnitus), kulakta dolgunluk (basınç hissi), azalıp artan (fluktuan) işitme kaybı ve vertigodan yakınırlar. Zamanla yeni ataklarla birlikte işitmenin yavaş yavaş kalıcı şekilde azaldığı görülür. Belirtiler bireyler arasında çok farklılık gösterse de, bazı hastalarda kohlear (çınlama, işitme kaybı gibi), bazı hastalarda ise vestibüler (vertigo, denge bozukluğu gibi) belirtiler daha baskındır. Ataklar, dakikalar ya da saatler boyunca sürebilir. Genelde 3 saatten daha kısa olduğu ifade edilir.

Tanı genellikle yukarıda bahsedilen şikayetlerin bulunması ile koyulabilir. Bu duruma sıklıkla bulantı, kusma ve terleme de eşlik edebilir. Odyolojik ve vestibüler (işitme ve denge ile ilgili) testler, sensörinöral tipte bir işitme kaybını ve kalorik testlerde tek taraflı bir zayıflığı gösterebilir.

Meniere hastalığı belirtilerinin azaltılması için tuz kısıtlaması, vücuttan su attıran (diüretik), damar genişletici (vazodilatör), bulantı – kusmayı baskılayıcı (antiemetik) ilaçlar kullanılabilir. Medikal tedaviye cevap vermeyen hastalarda hastanın işitme durumuna göre değişik girişimsel ya da cerrahi yöntemler tedavi amacı ile kullanılabilir.

Denge Bozuklukları

vertigo-1

Dengesizlik” hissi, “vertigo”, “baş dönmesi”, “düşecekmiş gibi olma”, “bayılacakmış gibi olma” gibi denge bozukluğunu ifade eden şikayetler, nerede ise her bireyin hayatının bir döneminde deneyimlediği sorunlardandır. Denge ile ilgili sorunlar, her yaş grubunda görülse de, yaş ile birlikte sıklıkları artmaktadır.

Enjeksiyon Laringoplasti – Tirohyoid Teknik

OGUZ Thyrohyoid

Krikotiroid ve tirohyoid yaklaşımların karşılaştırılması

Woo ve arkadaşlarının çalışmalarında belirttiklerine göre krikotiroid (CT) yöntemin benimsenme nedeni iğnede daha az ölü boşluk kalması ve enjeksiyon bölgesinden kaçak olmamasıdır. Ancak, iğne ucunun yöneliminin vokal folda paralel değil oblik olduğu ifade edilmektedir. Tirohyoid (TH) yaklaşımın iğnenin derinliğinin saptanması ve yerleşiminin kontrolü için daha uygun olduğu ifade edilmektedir.

64 olguyu içeren seride CT ya da TH enjeksiyonlar 25 gauge, 11 cm uzunlukta iğneler ile yapılmıştır. TH uygulama sonuçlarının objektif ve subjektif verilere göre istatiksel olarak daha iyi olduğu, tekniğin de kendilerince daha uygun olduğu ifade edilmektedir. Komplikasyon olarak TH grupta iki olguda enjeksiyon noktasında kanama, CT grupta ise bir olguda augmente edilen vokal folda hematom oluştuğu bildirilmektedir. Her iki grupta da majör bir komplikasyon görülmemiştir.

Yazarlar eğimli iğneyi düz iğneye göre daha güvenli bulduklarını, eğdikleri iğneyi tiroid çentiğe yerleştirerek çalıştıklarını, bunun da hastanın yutkunması sırasında güvenlik sağladığını ifade etmektedir.

Makaleye ulaşmak için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz:

PMID:23280385

 

Prof.Dr. Haldun OĞUZ

http://www.haldunoguz.com

Enjeksiyon Laringoplasti – Krikotiroid Teknik

OGUZ Injxn

Oturur pozisyonda krikotiroid boşluk yoluyla transkutanöz enjeksiyon laringoplasti tekniği: anatomik bilgiler ve teknik

Transnazal fiberoptik laringoskopi yardımıyla krikotiroid boşluk yoluyla transkutanöz enjeksiyon laringoplasti, oturur ya da semi-Fowler pozisyonda yapılabilir. Diğer enjeksiyon laringoplasti alternatiflerine göre nispeten daha ağrısızdır, daha kolay tolere edilir, iğnenin ulaştığı noktadan daha az boşa akıntıya neden olur.

Jin ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada 14 tek taraflı vokal fold paralizili olgunun tomografi görüntüleri üzerinde çalışılarak uygulamaya kolaylık sağlayacak uzaklıklar ve açılar hesaplanmıştır. İğne giriş noktası olarak tiroid kartilaj alt sınırında orta hattın 7 mm laterali, iğnenin hedefi olarak ise vokal fold posterior 1/3’ü alınmıştır. Enjeksiyonlar rutin uygulamada genelde orta hattın 7-10 mm lateralinden yapılmaktadır.

Enjeksiyon için 26 G – 1,5 inch boyutlarında iğne kullanılmıştır. İğnelerin ucundan 2 cm.lik uzunluk açılandırılmıştır. Enjeksiyon, trakea içerisine intraluminal penetrasyon olmaksızın, doğrudan paraglottik boşluğa yapılmaktadır. Video görüntüde iğne ucunun doğru pozisyonda olduğu anlaşıldığında madde yavaşça enjekte edilmektedir. Giriş noktası ile hedef nokta arasındaki ortalama uzaklık erkeklerde 15,75 mm, kadınlarda 13,91 mm olarak bulunmuştur. Horizontal planla enjeksiyon yönü arasında oluşan açı erkek ve kadınlarda yaklaşık 47,50 olarak belirlenmiştir. Vertikal planda hedef nokta ile giriş arasında oluşan horizontal açı erkelerde 10,50, kadınlarda 12,70 olarak bulunmuştur. Enjekte edilen miktar erkeklerde 0,61 ml, kadınlarda 0,54 ml olmuştur. Yazarlar, oturur pozisyonu semi-Fowler pozisyona tercih etmektedir.

Makaleye ulaşmak için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz:

DOI 10.1007/s00405-007-0450-6

 

Prof.Dr. Haldun OĞUZ

www.haldunoguz.com

Ağızdan kontrolsüz tükürük akışında tedavi yaklaşımları

Nörolojik hastalık nedeniyle ağızdan tükürük akışı rahatsızlığı olan erişkinlerde uygulanabilen tedavi yaklaşımları konusunda, kliniğimiz eğitim saatinde sunulmak üzere hazırladığım dosyaya ekteki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Drooling, Adult, 20131204

Prof.Dr. Hâldun OĞUZ

www.haldunoguz.com

+90 312 284 28 88