Category Archives: Laringoloji (Ses Hastalıkları)

Tek taraflı ses teli felci

ses teli felci.jpeg

TEK TARAFLI SES TELİ FELCİ: NEDENLER, TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI

Ses teli felci, ses teli dokusunu oluşturan kaslara uyarı göndermesi gereken sinirin çalışmaması nedeniyle oluşan ses teli hareket kısıtlılığına verilen isimdir. Her insanda iki adet ses teli mevcuttur. Bu iki ses teli tıpkı V harfi gibi bir uçlarında birbirine bağlı, diğer uçta serbesttir. Normal ses telleri soluk alıp verme sırasında açılır, ses çıkarırken ya da yutma sırasında tam olarak kapanır. Etkilenen ses teli sayısına göre felç, tek taraflı ya da iki taraflı olarak ifade edilir. Felçli olan ses teli nefes alma ve ses çıkarma sırasında hareketsiz kalır.

Nedenler

Tek taraflı ses teli felci oluşmasına yol açan nedenler arasında en sık görülen baş, boyun ya da göğüs kafesi içerisinde yapılan cerrahi girişimlerdir. İlgili hastalığın tedavisi sırasında ses teli siniri istemsiz olarak hasar görebilir. Bazı durumlarda ise hastalığı tedavi edebilmek için sinirin hasar görmesi kaçınılmaz olur. Buna en sık örnekler arasında tiroid (guatr) cerrahileri, boyun omurları için yapılan cerrahiler, kalp ve büyük damarlar için yapılan cerrahiler ve beyin cerrahileri sayılabilir. Ses telini besleyen sinirler çok hassas olduğundan özenli cerrahiler sırasında dahi fonksiyon kaybına uğrayabilir, bu çoğu zaman kaçınılmaz bir durumdur.

Tek taraflı ses teli felci oluşumunda ikinci en sık görülen neden sinirin çalışmasında soruna yol açan iltihabi durumlardır. Bu durum en sık viral enfeksiyonlar sonrasında görülür ve bazı durumlarda geçici olabilir, yani sinir bir süre sonra yeniden çalışır ve felç durumu ortadan kalkar.

Tek taraflı ses teli çalışmasını engelleyen üçüncü sık durum, sinir çalışmasını engelleyen, sinir üzerinde basıya yol açan tümörlerdir. İlgili sinir ve dalları, beyinden başlar, boyundan geçer, göğüs kafesi içerisine girer ve tekrar boyuna dönerek ses tellerini besler. Bu uzun yol boyunca oluşabilecek bazı iyi ve kötü huylu tümörler sinirin fonksiyonunu bozarak çalışmasına engel olur. Bu durum da ses teli felci ile sonuçlanabilir. Ses teli felcine yol açan en sık tümörler akciğerde bulunan tümörlerdir.

Tek taraflı ses teli felcine yol açabilen başka birçok etken daha vardır. İlaçlara bağlı toksisite, nörolojik hastalıklar, beyin kanaması gibi nedenler bunlar arasında sayılabilir.

Şikayetler

Tek taraflı ses teli felci olan bireyler genellikle ses kalitesinin azalmasından yakınırlar. Ses kısıklığı, sesin güçsüz çıkması, sesin soluklu yani sanki konuşurken nefes kaçağı varmış gibi çıkması, bir süre konuşunca çabuk yorulma, sesin istendiği kadar şiddetli çıkmaması, istenilen incelikte sesler çıkaramama oluşabilecek ses sorunlarından bazılarıdır. Bazı bireylerde ses telleri tam kapanamadığı için sıvı gıdaların hava yoluna kaçması, örneğin su içerken sık öksürme, boğulacakmış gibi olma gibi sorunlar da görülebilir.

Tanı

Ses teli felci tanısı, videolaringostroboskopi ve fleksible fibroptik laringoskopi gibi uygun görüntüleme yöntemleri ile muayenehane koşullarında koyulabilir. Sesin mevcut durumdan ne kadar etkilendiğini anlamak için akustik analiz yapılabilir.

Ses teli felcinin nedeninin belirlenebilmesi için tam bir kulak burun boğaz baş boyun muayenesi yapılmalı, ihtiyaç duyuluyor ise uygun radyolojik inceleme yöntemleri (bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans inceleme gibi) ve laboratuvar tetkikleri kullanılarak nedenin ne olduğu ortaya konulmalıdır.

Tedavi

Tek taraflı ses teli felcinde ilişkili ses problemlerinin tedavisi için kullanılan ana yöntemler ses terapisi, enjeksiyon laringoplasti (ses tellerine dolgu yapılması, kapalı ses teli cerrahisi) ve tiroplastidir (açık ses teli cerrahisi). Bunlardan hangilerinin kullanılacağı ve zamanlaması hastanın klinik durumuna ve aspirasyon (boğaza sıvı kaçma) düzeyine göre değişebilir. Ses teli felci sonrası en erken dönemde yapılan doğru uygulamalar ile en iyi ses sonuçları alınabilmektedir.

Daha fazla bilgi için:

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

 

 

Reinke Ödemi (Polipoid Kordit)

Reinke ödemi (polipoid kordit), ses telleri yüzey epitelinin hemen altında koyu, jöle benzeri sıvı birikimi ile karakterize bir ses teli hastalığıdır. Reinke ödemi olan bir hastamıza ses tellerinin görünümünü izlemek için aşağıdaki video bağlantısını tıklayabilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=FLwdBuEPDQk&feature=youtu.be

Nedenler
Reinke ödemi oluşumunda en önemli faktörler sigara içmek (tütün kullanımı), laringofaringeal reflü (mide asidinin boğaza geri akımı) ve uzun süreli sesin aşırı kullanımı ya da sesin yanlış kullanımıdır. Tekrarlayan ya da kronik üst solunum yolu enfeksiyonları ve  sık boğaz temizleme hareketinin de Reinke ödemine yol açan ek faktörlerden olduğu düşünülmektedir.

Belirti ve Bulgular
Ses telleri hacim ve kütlesi artmıştır. Bu durum ses perdesinin kalınlaşmasına yol açar. Ses olması gerektiğinden daha kalındır. Kadın hastalarda görüldüğünde sesin daha erkeksi olduğu söylenebilir. Konuşma ve şarkı söyleme sırasında ortaya çıkan ses düzensiz, dengesiz, olması gerekenden daha pestir. Konuşma ve ses çıkarma sırasında zorlanma, uzun süre konuşulduğunda yorulma ve konuşurken gerektiğinden daha fazla güç harcanıyormuş hissi olabilir.

Tedavi
Ana tedavi yöntemi cerrahidir (fonomikrocerrahi). Cerrahi öncesi ve sonrası patolojinin oluşmasını destekleyen sorunlar ortadan kaldırılmalıdır: tütün tüketiminin bırakılması, ses hijyenine dikkat eden bir yaşam şeklinin edinilmesi, reflü diyeti uygulanması ve ilgili medikal tedavinin kullanılması gibi.  Deneyimli bir cerrah tarafından yapılan bir cerrahi sonrası bu konulara dikkat edilmesi durumunda patolojinin tekrar etmesi pek olası değildir.

Aşağıdaki fotoğrafta cerrahi öncesi ve sonrası Reinke ödemli ses tellerinin fotoğraflarını görebilirsiniz.

WhatsApp Image 2017-08-03 at 16.24.34

Prognoz

Cerrahi sonrası seste belirgin iyileşme olur. Yukarıda belirtilen ses hijyeni ile ilişkili konulara dikkat edilmesi durumunda ses kalitesi çok uzun süre iyi olarak korunabilir.

Prof.Dr. Haldun OGUZ, Kulak Burun Boğaz – Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı

Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Mapsgoo.gl/Rd9oJG

Ses teli granulomu

Ses teli granulomu, genellikle ses tellerinin arka bölümünde, ses tellerinin bağlandığı kıkırdak kısmın üzerinde oluşur. İyi huylu bir büyümedir, yani kansere dönüştüğüne dair elimizde kesin bir veri bulunmamaktadır. Nedenleri arasında boğaz reflüsü (laringofaringeal reflü), daha önce geçirilen bir ameliyat için genel anestezi verilirken koyulan boğaz tüpü (entübasyon), sesin yanlış ve kötü kullanımı (ses suiistimali; fonotravma) sayılabilir. Sık ve kuvvetli öksürük, tekrarlayan boğaz temizleme alışkanlığı, ses telleri düzeyinde kapanma sorunu olduğu için edinilen ikincil hiperfonksiyonel ses kullanımı da zeminde yer alabilir.

Ses teli granulomu olan bireyler, ses kalitesindeki değişikliklerden yakınırlar. Ses çatallı çıkabilir, büyük granulomlar ses teli kapanmasını etkileyebildiğinden ses soluklu olabilir, iki ses varmış gibi bir ses ortaya çıkabilir, ses kırılmaları olabilir. Bir diğer sorun boğazda takılma, boğazda bir şey varmış hissi olmasıdır. Bu durum, boğaz temizleme ve öksürük ihtiyacı doğurduğundan ses teli granulomunun daha büyümesine yol açabilir. Bazı bireylerde ise yutkunurken ya da öksürürken ani ağrı, ya da belirli bir süre konuştuktan sonra ortaya çıkan bir ağrı görülebilir. Bu ağrı ses telleri yani boğaz çevresinde olabileceği gibi kulağa yansıyan bir şekilde de olabilir.

Ses teli kıkırdağının bulunduğu arka kısım, ses teli hareketinin en kuvvetli olduğu alandır. Bu bölgede ses teli koruyucu örtüsü çok incedir, bu nedenle çok kolay zedelenir. Granulom, aslında travmaya uğramış bölgenin tamir edici, iyileşme sürecidir. Dört aşamalıdır: Kanama, iltihap, çoğalma ve yeniden şekillenme. Çok küçük bir çökük yara (ülser) şeklinde olabileceği gibi çok büyük, hava yolunu daraltacak boyutta da olabilir. Tanısı ses tellerinin endoskopik muayene yöntemleri olan videolaringostroboskopi ya da fleksibl fiberoptik muayene ile kolaylıkla konulabilir. Ses kalitesini ne kadar etkilediğini anlamak için akustik analiz yöntemlerinden faydalanılabilir.

Granulom tekrarlama riski çok yüksek olarak bir rahatsızlıktır. Cerrahi olarak çıkarılmasının ardından bu oran %90’lara varacak oranda yüksek olabilir, dolayısıyla sadece cerrahi uygulamanın birincil olarak tercih edilmemesi uygun olur. Tedavinin olmazsa olmaz ayakları boğaz reflüsünün yönetilmesi ve ses terapisidir. Cerrahi olarak çıkarılması hem patolojik olarak tanının doğrulanmasını sağlar, hem de hızla ses kalitesini arttırır. Ancak, cerrahi sırasında b. toksini enjeksiyonu, ardından/beraberinde/öncesinde reflü tedavisi ve ses terapisi başarının kalıcı olmasını destekleyecektir.

 

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Videolaringostroboskopi

Videolaringoskopi, bir endoskopik muayene biçimidir. Bu yöntemle, diğer endoskopik muayene yöntemlerinde olduğu gibi, vücudun bir bölgesi (burada larinks yani gırtlak) bir optik sistem aracılığı ile görülebilir. Muayene sırasında özel bir ilaç uygulaması gerekmez. Klinik koşullarında, oturur pozisyonda larinksin daha iyi görülebilmesi için ağız açık, dil dışarıda pozisyonda işlem yapılır. Muayene sırasında dil kökü, vallekula adı verilen dil arkası boşluklar, ses telleri, soluk borusu ve yemek borusunun girişi görüntülenebilir. Görüntüleme 70 ya da 90 derecelik bir açılı teleskopla yapılabilir. Günümüzde, ilerleyen teknoloji ile eğilebilir ince endoskoplarla burun içerisinden ulaşarak da aynı alanların görüntülenmesi sağlanabilmektedir. Bu görüntülerin, elde tutulan ve endoskopa bağlı bir küçük kamera ile monitöre aktarılması sayesinde görüntü, aslından çok daha büyük bir şeklide ve kolayca takip edilebilir olarak gözlenebilir. Tüm görüntüler daha sonra da değerlendirebilmek için bilgisayara aktarılabilir, kaydedilebilir, fotoğraflanabilir. Stroboskopi ise muayene edilen bölgenin görüntüsünün insan gözünün takip edebileceği bir hızda izlenmesine olanak sağlar. Ses tellerimiz normal bir erkekte saniyede yaklaşık 100-140 kez, bir kadında yaklaşık 200-240 kez, bir çocukta ise ortalama 300 kez kadar titreşir. Bu rakamlar, hiçbir ses eğitimi olmayan bireyin normal konuşma sırasındaki değerleridir. İnsan gözü, bu titreşimleri takip edecek kadar hızlı değildir. Stroboskopi ile elde edilen görüntü, basit bir anlatımla, karanlık bir eğlence mekanında beyaz kesintili ışık altında dans ederken, karşınızdaki arkadaşınızın hareketini izlemeniz gibidir. Yani hareketi donmuş karelerin art arda izlenmesi gibi algılarsınız. Bu ışık teknolojisi, ses telinin hareketlerini detaylı olarak görmemizi ve dolayısıyla hastalıklı alanı doğru olanak tanımlamamıza olanak sağlar. Videolaringoskopi sırasında da görüntüler dijital yada analog video kayıtları olarak kaydedilebilir, aynı sırada veya daha sonra bu video kayıtlarından fotoğraflar çekilebilir. Bu sayede ses tellerinde veya larinksin diğer yapılarında olan değişiklikler arşivlenebilir ve değişik zamanlara kontrol amacıyla kullanılabilir.
Örnek bir videolaringostroboskopi videosu için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz: https://youtu.be/RQGiqCtOQZY

Daha fazla bilgi için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
0 312 284 28 88
drhaldunoguz.com

Akustik ses analizi

Akustik ses analizi, ses hastalıklarının tanısı, takibi ve tedavi sonuçlarının değerlendirmesinde kullanılabilen nesnel bir yöntemdir. İnsan sesi hakkında rakamsal ve görsel değerler elde etmemize olanak sağlar. Bu sayede mevcut ses durumu daha kolay analiz edilebilir. Tekrar edilebilen bir yöntem olduğundan karşılaştırmalar yapabilmemize olanak sağlar. Ses kaydı için yüksek kaliteli mikrofon, analiz için özel üretilmiş ses kartı ve analiz yazılımı ile donatılmış bir bilgisayar kullanılır. Analiz edilecek ses örneği olarak sabit okuma metinleri, bireyin günlük konuşmaları ya da bazı seslerin uzun süreli ve sabit olarak söylenmesinden faydalanılabilir.
Ses analizi sonrası sesin temel frekansı (fundemantal frequency), temel frekansın zaman içerisinde ne kadar değişkenlik gösterdiği (jitter), ses şiddeti (amplitude), ses şiddetinin zamansal değişimleri (shimmer), ses yolu tarafından üretilen enerjinin ne oranda sese aktarılabildiği (harmonik gürültü oranıgürültü harmonik oranı; harmonics to noise rationoise to harmonics ratio), solunum desteğinin ses tellerinin kapanması ile ne kadar uyumlu çalışabildiği hakkında rakamsal veriler elde edebiliriz.
Ekteki fotoğrafta uzatılmış bir sesli söylemi sırasında yapılan ses kaydından elde edilen bazı rakamsal verileri ve ses kaydının dalga formunu ve spektrogramını görebilirsiniz.
Daha fazl bilgi için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
0 312 284 28 88

SULKUS VOKALIS (SES TELI OLUGU)

Sulkus vokalis (Ses teli oluğu), ses tellerinin tanısı en zor koyulabilen ve tedavisi en güç rahatsızlıklarından birisidir. Nasıl oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Yaklaşık yarısının doğuştan itibaren bulunduğu düşünülmektedir. Ses tellerinin yanlış ve kötü kullanımı (fonotravma) ile, ya da ses teli kistinin patlaması sonucu oluşabileceği de bildirilmektedir.

Sulkus vokalis bulunan ses teli dokusu incelendiğinde, ses tellerinin titreşmesine olanak sağlayan katmanlarından birisi olan lamina proprianın yüzeysel kısmının incelmiş olduğu ya da hiç bulunmadığı görülür. Bazı olgularda oluk o kadar derindir ki, yine çok önemli bir destek katman olan vokal ligament de bulunmamaktadır.  Ford tarafından yapılan sınıflamasına göre 3 tipi mevcuttur. Tip 1 fizyolojik sulkus vokalis,  tip 2 ses teli serbest kenarında çizgi şeklinde çöküklük, tip 3 ise derin, cep benzeri oyuk olarak ifade edilmektedir.

Sulkus vokalis tanısı videolaringostroboskopik olarak koyulabilir. Ancak bazı olgularda kesin tanı ancak mikroskop altında ameliyathane koşullarında koyulabilmektedir.

Sulkus vokalis tedavisinde ses terapisi, cerrahi ya da her ikisinin birlikte kullanımı temel teşkil etmektedir. Cerrahi tedavi seçenekleri şunlardır:

  1. insizyon ve sulkus epitelinin kaldırılması
  2. insizyon ve sulkus epitelinin kaldırılması; bireyin kendisinden alınan yağ, fasya, ya da başka maddeler ile greftleme
  3. insizyon ve sulkus epitelinin kaldırılması; sulkus boyunda dikey kesiler yapılması
  4. sulkusun çıkarılması (eksizyon) ve oluşan defektin birincil sütürasyonu
  5. lazer uygulamaları
  6. steroid ya da başka rejeneratif maddelerin enjeksiyonu
  7. eksizyon ve oluşan defektin birincil sütürasyonu; medializasyon laringoplasti

Sulkus konusunda yayın sayısı çok azdır. Tedavi için ise çok sayıda değişik alternatif mevcuttur. Doğru tedavi yöntemi hastanın ses ihtiyacına ve mevcut rahatsızlığının verdiği imkana göre hastaya özel olarak seçilmelidir. Ses teli cerrahisi ile tedavinin sonuçları konusunda hastaların beklentileri gerçekçi düzeyde olmalıdır. Fonocerrahi ile birlikte ses terapisi uygulanması tedavi başarını olumu yönde etkilemektedir.

 

Ses Teli Kisti

Kist, zar ile çevrili bir boşluğun içerisinde herhangi bir maddenin birikmesidir. Ses teli kistinde bu madde, salgı bezlerinden salınan mukus salgısı ya da keratin olabilir.
Ses telleri birkaç katmanlı bir yapıdan oluşur. Ses tellerinin birbirine çarptığı en üst yüzeyde epitel bulunur. Epitelin altında yüzeyden derine gittikçe sertleşen bağ dokusu içeren lamina propria, en alt katmanda ise ses teli kasları bulunur. Ses teli kisti, yüzeysel lamina propria adını verdiğimiz ses telinin normal fonksiyon görmesi için çok önemli olan tabakası içerisinde yer alır. Ses teli kistleri genellikle ses teli yüzeyinde yer alan salgı bezlerinin tıkanması sonucu oluşur. Ses hijyenine dikkat etmeyen bireylerin ses tellerinde kist görülme olasılığı daha fazladır. Ses teli kisti, genellikle ses telinin en çok fonotravmaya maruz kalan orta 1/3’lük kısmında görülür.
Ses teli kisti iyi huylu bir rahatsızlıktır. Tedavi edilmemesi durumunda kötü huylu bir hastalığa dönüşmez. Yani kanser öncülü bir hastalık değildir, kanserleşmez. Ses tellerinin uygunsuz kapanmasına bağlı ses kısılması, seste çatallanma, belirli bir süre konuştuktan sonra seste yorulma, boğazda bir şey takılmış hissi, tekrarlayan boğaz temizleme ihtiyacı gibi sorunlara yol açabilir. Genellikle ağrısızdır, ancak birey uzun süre konuştuğunda ses telleri çevresindeki kasların uygunsuz kullanımına bağlı boyun kaslarında ağrı oluşabilir.
Ses teli kisti genellikle yuvarlak ya da oval şekillidir. İçeriğine göre şeffaf, beyaz ya da sarımsı olabilir. Ses tellerinin nodül, polip gibi hastalıkları ile ayırıcı tanısı için videolaringostroboskopik görüntüleme genellikle faydalı olur.
Ses teli kisti tedavisinde ilaçların herhangi bir faydası yoktur. Ses istirahati (ses kullanımının kısıtlanması) ve ilaçlar, kist çevresindeki iltihabın azalması ve boyun kaslarının rahatlamasını sağlayabilir, ancak, ses istirahati ile kistin tamamen iyileşmesi beklenen bir sonuç değildir. Ses teli kistinin asıl tedavisi mikroskop altında yapılan ses teli cerrahisidir (fonomikrocerrahi). Cerrahi ile kistin tamamı çıkarılarak tedavi sağlanır. Cerrahi sonrası ses terapisi uygulanması ses hijyeninin sağlanması ve kistin tekrarının önlenmesi açısından faydalıdır.
0 312 284 28 88
« Önceki Yazılar