Category Archives: Kulak Hastalıkları

Labirentit

labirentit-haldun-oguz

Labirentit, hem denge hem de işitme ile ilgili iç kulak organlarının iltihabına verilen isimdir. Denge siniri iltihabında (vestibüler nörit) olduğu gibi, bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben ortaya çıkabilir. Tek ya da iki iç kulak hastalıktan etkilenebilir. Viral ya da bakteriyel enfeksiyonlar ya da sistemik hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Erişkin çağda en sık 30 – 70 yaş aralığında görülebilir. Erişkinlerde enfeksiyonun kaynağı sıklıkla uzun süredir rahatsızlık veren müzmin (kronik) orta kulak enfeksiyonudur. Çocuklarda ise genellikle 2 yaşın altında ve menenjit ile birlikte görülebilir. Çocukluk çağında her iki iç kulağın tutulumu bu nedenle çok daha sıktır. Dengesizlik hissi her zaman işitme kaybı ile birlike görülür. Vertigonun başlangıcı anidir. Kulak ya da beyin zarları kaynaklı olmasına göre orta kulak iltihabı ya da menenjit ile birlikte görülür. Özenle, çabuk bir şekilde medikal ve ihtiyaç varsa cerrahi olarak tedavisi bir gerekliliktir.

Reklamlar

Vestibüler Nörit

Woman with vertigo. Young patient suffering from dizziness

Vestibüler nörit, iç kulak kaynaklı dengesizlik nedenleri arasında en sık görülen ikinci hastalıktır. Denge sinirinin enfeksiyonu sonucu ortaya çıkan bu rahatsızlığın nedeni genellikle virüslerdir.  Nadiren bakteriler tarafından da oluşturulabilir. Anatomik nedenlerle (daha uzun ve dar bir kanal içerisinde yer aldığından) sıklıkla üst (superior) denge siniri etkilenir. Hastaların ortalama üçte ikisi şikâyetler öncesinde geçirdikleri bir üst solunum yolu enfeksiyonu varlığından bahsederler.  Ani gelişen baş dönmesinin yanı sıra bulantı ve kusma gibi sistemik belirtiler de belirgindir. Baş dönmesi günlerce sürebilir. İşitme genellikle hiç zarar görmez. Denge ile ilgili sorunlar günler – aylar içerisinde adım adım azalmakla birlikte sersemlikgüvensizlikdengesizlik hissi aylarca sürebilir. Rahatsızlık sık tekrar edebilir. Bazen yılda birkaç atağı bulabilecek şekilde sık olabilir. Tanı koyulurken hastanın KBB muayenesinin yanı sıra, işitme ve denge değerlendirmesinin yapılması faydalı olur. Tedavi genellikle belirtileri baskılayacak şekilde bulantı ve kusmanın ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Şikâyetlerin en yoğun olduğu ilk günlerde vestibüler sistemi baskılayıcı ilaçlar özenle kullanılabilir. Bu tür ilaçların uzun süre ve yüksek dozda kullanımı, iyileşmenin uzamasına neden olabilir. Hastanın kendisini iyi hissetmesi ile birlikte erken dönemde ayağa kalkılması ve günlük aktivitelere kontrollü bir şekilde başlanması iyileşmeyi hızlandırır.

Benign paroksizmal pozisyonel vertigo

vertigo-3-haldun-oguz

Benign paroksizmal pozisyonel vertigo (BPPV), kulak kaynaklı baş dönmesi nedenleri arasında en sık görülen rahatsızlıktır. Yaklaşık her 1000 kişiden birisini etkilediği düşünülmektedir. Kadınlarda erkeklerden daha sık görülmektedir ve en sık 30-50 yaş aralığında şikâyetlere sebep olmaktadır. “Kristal oynaması” ya da “kristal kayması” olarak da adlandırılan bu duruma, iç kulakta hareketin algılanmasından sorumlu olan minik kütlelerin (kanalolitler) denge organındaki yarım daire kanalları (semisirküler kanallar) içerisinde serbest olarak hareket etmesinin yol açtığı düşünülmektedir. Kanalolitler en sık arka (posterior) yarım daire kanalında yer alsa da lateral (yan) ve üst (superior) yarım daire kanallarında da görülebilir.

BPPV hastaları genellikle baş hareketleri ile, yattıkları yerde dönme ile, yataktan kalkarken gibi durumlarda belirgin hale gelen, genellikle tek bir yöne hareketle aktive olan bir baş dönmesinden yakınırlar. Vertigo aniden ortaya çıkar ve genellikle 1 dakikadan kısa sürer. Atakların başlangıç ve bitişi belirgin olsa da, ataklar arasında bir dengesizliksersemlik hissi görülebilir.

Tanı genellikle hastanın hikâyesi ve Dix-Hallpike manevrası adı verilen manevra ile koyulur. Videonistagmografi de tanı için kullanılan araçlardandır.

Hastaların önemli bir kısmı kendiliğinden düzelirken, bir kısmı kanalolit pozisyonlandırma manevrası (Epley manevrası) adı verilen tedavi manevralarından fayda görür. Çok düşük oranda hastada daha girişimsel ya da cerrahi tedavilere ihtiyaç duyulur.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

 

Meniere Hastalığı

vertigo-2

Endolenfatik hidrops, endolenfatik basınçta bir artış nedeniyle oluşan vertigo (dengesizlik, baş dönmesi), dalgalanan (azalıp artan) işitme kaybı ve tinnitus (kulak çınlaması) belirtilerinin bir arada bulunmasını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Endolenfatik hidropsun nedeni biliniyorsa bu duruma Meniere sendromu, nedeni bilinmiyor ise (idiyopatik) Meniere hastalığı adı verilir.

Meniere hastalığı kadınlarda erkeklere oranlara daha sık görülür. Hastalar, ani, nöbet şeklinde gelişen kulak çınlaması (tinnitus), kulakta dolgunluk (basınç hissi), azalıp artan (fluktuan) işitme kaybı ve vertigodan yakınırlar. Zamanla yeni ataklarla birlikte işitmenin yavaş yavaş kalıcı şekilde azaldığı görülür. Belirtiler bireyler arasında çok farklılık gösterse de, bazı hastalarda kohlear (çınlama, işitme kaybı gibi), bazı hastalarda ise vestibüler (vertigo, denge bozukluğu gibi) belirtiler daha baskındır. Ataklar, dakikalar ya da saatler boyunca sürebilir. Genelde 3 saatten daha kısa olduğu ifade edilir.

Tanı genellikle yukarıda bahsedilen şikayetlerin bulunması ile koyulabilir. Bu duruma sıklıkla bulantı, kusma ve terleme de eşlik edebilir. Odyolojik ve vestibüler (işitme ve denge ile ilgili) testler, sensörinöral tipte bir işitme kaybını ve kalorik testlerde tek taraflı bir zayıflığı gösterebilir.

Meniere hastalığı belirtilerinin azaltılması için tuz kısıtlaması, vücuttan su attıran (diüretik), damar genişletici (vazodilatör), bulantı – kusmayı baskılayıcı (antiemetik) ilaçlar kullanılabilir. Medikal tedaviye cevap vermeyen hastalarda hastanın işitme durumuna göre değişik girişimsel ya da cerrahi yöntemler tedavi amacı ile kullanılabilir.

Denge Bozuklukları

vertigo-1

Dengesizlik” hissi, “vertigo”, “baş dönmesi”, “düşecekmiş gibi olma”, “bayılacakmış gibi olma” gibi denge bozukluğunu ifade eden şikayetler, nerede ise her bireyin hayatının bir döneminde deneyimlediği sorunlardandır. Denge ile ilgili sorunlar, her yaş grubunda görülse de, yaş ile birlikte sıklıkları artmaktadır.

Dış Kulak Yolu İltihabı

KULAK DOKTORU HALDUN OGUZ ANKARA

DIŞ KULAK YOLU İLTİHABI – YÜZÜCÜ KULAĞI – YAZ KULAĞI – KULAK MANTARI

Dış kulak yolu iltihabı [DKYİ] (Otitis eksterna [OE]), kulağımızın üç bölümünden en dış kısmını oluşturan dış kulak kanalı ve/veya kulak kepçesinin enfeksiyöz veya inflamatuar bir hastalığıdır.

En sık şikayet kulak ağrısı, kulak ve çevresinde hassasiyet, dokunmakla ağrının artması, kulakta tıkanıklık ve basınç hissi, dolgunluk ve işitmede azalmadır.

Her yaş grubundan bireyde görülebilir. Su ile daha fazla temas edilen yaz aylarında ve yüzücülerde daha sıklıkla rastlanır.

Altı alt tipi mevcuttur:

Kısa süreli, yaygın DKYİ (Akut diffüz OE): En sık görülen şeklidir.

Kısa süreli, lokalize DKYİ (Fronkül): Genellikle bir kıl kökü iltihabı şeklindedir.

Uzun süreli DKYİ (Kronik OE): 6 haftadan uzun süren DKYİ olarak tanımlanabilir.

Egzema ile birlikte olan DKYİ: Değişik bir çok cilt hastalığı ile birlikte görülebilir. Sedef, alerjik dermatit, lupus bunlardan bazılarıdır.

Kulak mantarı: Candida ve Aspergillus gibi patolojik mantarların dış kulak yolunda bulunması ile görülür.

Nekrotizan (Malign) DKYİ: Daha çok bağışıklık sistemi sorunu olan şeker hastaları ya da AIDS hastaları gibi hastalarda görülen nadir ancak çok ağır seyreden DKY ve çevre dokuların iltihabi hastalığıdır.

Hastalığın tanısı kulağın otoskopik ve endoskopik muayenesi ile koyulur. Tedavisi hangi tip olduğuna göre; hem dış kulak yoluna uygulanan, hem de ağız yolu ya da kas içi / damar içi uygulanan ilaçlar ile yapılabilir.

Orta Kulakta Su Toplanması (Efüzyonlu Otitis Media)

 

EOM OGUZ

Çocukluk çağının en sık görülen hastalıklarından birisidir. En yaygın ifade edilme şekilleri “orta kulakta su toplanması” ya da “kulak zarı arkasında sıvı olması” dır. Çocukluk çağında orta kulakta sıvı birikmesi durumu KBB literatüründe SOM (seröz otitis media) ya da EOM (efüzyonlu otitis media) olarak adlandırılır. EOM kesin tedavisi yapılabilen bir hastalıktır. Çocukların önemli bir kısmında hastalık kendiliğinden dahi düzelebilir. Bir ay içinde düzelme görülmemesi durumunda ilaç tedavileri denebilir. İnatçı durumlarda ise cerrahi olarak kesin tedavisi yapılabilir.

Kulak Anatomi

ORTA KULAĞIN YAPISI

Kulak zarı dış kulak yolunun sonunda bulunur. Zarın ön yüzeyi dış kulak yolu, arka kısmı ise orta kulak boşluğuyla komşudur. Zara çarpan ses dalgaları zarla bağlantılı olan çekiç kemiğini, daha sonra sırasıyla örs ve üzengi kemiğini titreştirerek iç kulağa ulaşır. Orta kulakta yer alan ve birbiriyle bağlantılı olan bu çekiç, örs ve üzengi kemikleri, kemikçik zinciri olarak bilinir. Ses enerjisinin en ideal şekilde iç kulağa ulaşabilmesi sağlam ve serbestçe titreşebilen bir kulak zarına ve kemikçik zincire ihtiyacı vardır. Kulak zarı ve kemikçik zinciri sisteminin rahatça titreşebilmesi için kulak zarının her iki tarafının eşit basınçta hava ile dolu olması gerekir. Kulak zarının dış tarafı dış kulak yoluyla direkt atmosfere açık olup 1 atmosferlik hava basıncının etkisi altındadır. Zarın arka kısmındaki orta kulak boşluğunun havası ise genizden Eustachi borusu yoluyla gelir.

Geniz

GENİZ TIKANIKLIĞI

Geniz bölgesi, burun boşluğunun arka tarafında, yumuşak damak ve küçük dilin üst bölgesinde yer alır. Nefes alma sırasında burundan geçen hava, genizden geçerek gırtlağa ulaşmaktadır. Sağlıklı bir çocuğun gelişimi sırasında erken yaşlardan itibaren geniz bölgesinde adenoid dokusu (geniz eti) büyümeye başlar. Geniz bölgesinde yer kaplayan bir kitle bulunursa burun tıkanıklığı oluşur ve nefes almak için ağız yolu kullanılır. Geniz eti nedeniyle Eustachi borusunda fonksiyon bozukluğu oluşursa orta kulağa hava ulaştırılması aksar.

Efuzyonlu Otitis Media

ORTA KULAKTA SIVI TOPLANMASI

Eustachi borusu çalışmazsa orta kulaktaki hava basıncı düşer ve vakum etkisi oluşur. Diğer bir deyişle dış kulaktaki hava basıncı göreceli olarak yüksek kalır, kulak zarı pozitif basıncın etkisiyle orta kulağa doğru çökmeye başlar. Bu durum uzun sürerse, orta kulak örtüsünce salgı üretilir. Sonuçta orta kulak boşluğu sıvı ile dolar ve kulak zarına iç taraftan destek oluşur.

Eustachi borusu fonksiyon bozukluğu birkaç hafta içinde düzelirse, salgılar genize boşalarak her şey normale döner. Ancak tıkanıklık daha uzun sürerse salgılar gittikçe koyulaşarak tutkal kıvamına ulaşır, zarın ve kemikçiklerin titreşmesine engel olup, orta derecede işitme kaybına neden olur. Problem aylarca sürecek olursa, orta kulakta yapışıklıklara ve erişkin hayata kadar uzanan kalıcı problemlere neden olabilir.

HASTALIĞIN MEDİKAL TEDAVİSİ

EOM’nin takibinde bazen ilaçsız dahi düzelme olabilmektedir. Yeni saptanan bir olguda birkaç hafta içinde şikayetler düzelmiyorsa orta kulak basıncı ölçülüp çeşitli ilaçlarla tedavi denenmelidir. Gerek hastanın hikayesi, gerekse muayene ve tetkik sonuçları uzun süreli bir problem olduğunu düşündürüyorsa, tedavi seçeneği fazla geç kalınmadan cerrahi olmalıdır.

HASTALIĞIN CERRAHİ TEDAVİSİ

Cerrahide kulak zarı delinip sıvı boşaltılır ve oluşturulan delik hemen kapanmasın diye, orta kulağa hava taşınmasına yardımcı olmak üzere tüp yerleştirilmesi gerekir. Patolojinin sebebi olarak geniz eti düşünülüyorsa, geniz etinin  de ameliyatla alınması gerekir.

AMELİYAT SONRASI TAKİP

Kulak zarına tüp takılmasıyla zarın bütünlüğü bozulmuş olur. Bu durumda dış kulak yoluna su kaçması halinde, suyun orta kulağa geçmesi mümkündür ve orta kulakta iltihaplara neden olabilir. Kulak tıkaçlarıyla su kaçmasına engel olunmalı, havuza veya denize girilirken baş suya sokulmamalıdır. Tüplerin 2-3 ayda bir kontrolüyle takibi gerekir. Vücudumuz bünyesindeki bütün yabancı maddeleri attığı gibi, tüpleri de genellikle atacaktır. Genizdeki Eustachi borusunun havalanmasına engel olan olay düzelmeden tüpler atılırsa yeniden yerleştirilmesi gerekebilir. Geniz tıkanıklığının uzun sürdüğü hastalarda, uzun süreli kalabilen özel tüpler takılabilir. Genel olarak tüplerin 2 yıldan daha uzun süreyle kalmasına izin verilmez. Uzun süreli kalan tüpler veya kendisi orta kulakta iltihaplara neden olan tüpler KBB muayenesi sırasında alınabilir.

UNUTULMAMALI

–          EOM çocukluk çağının en sık hastalığıdır.

–          Genellikle sebep geniz etinin büyümesidir.

–          Bu hastalığın tedavisi mümkündür.

–          Geniz eti alınsa dahi çocuğun yaşına ve fizyolojisine bağlı olarak yeniden büyüyebilir, fonksiyon bozukluğuna neden olursa yeniden alınması gerekebilir.

–          Tüp takılan kulaklara su kaçırılmamalıdır.

–          Kulak tüplerinin takibi önemlidir.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
« Önceki Yazılar Recent Entries »