Category Archives: Kulak Hastalıkları

İşitme Kayıplı Çocukların Rehabilitasyonu

İşitme Kayıplı Çocukların Rehabilitasyonu üzerine kısa notlar:

  • İşitme kayıplı çocukların eğitim ve rehabilitasyon çalışmalarının oyun terapisi üzerine kurgulanması uygun olur.
  • Karşımızda bir çocuk olduğunu hep aklımızda tutmamız uygun olur. Kliniğimizde oyun terapisi konusunda uzmanlaşmış psikolog, odyolog ve dil konuşma terapistleri ile terapi ve rehabilitasyon hizmeti verilmektedir.
  • İşitme kayıplı çocuklarda işitme eğitiminin ilk basamağı çocuğa dinleme becerisi kazandırılmasına yönelik adımlardır.
  • Dinleme becerisine yönelik eğitim programlarında sesleri tanıma, sesleri ayırt etme, sesleri sıralı işlemleme, sesleri algılama basamakları takip edilir.
  • Bütün bu sıralı işlemlerin gerçekleştirilebilmesi için (varsa) öncelikle kullanmış olduğu işitme cihazı veya koklear implanta çocuğun adaptasyonunun gerçekleştirilmesi uygun olur.
  • İşitme eğitimi ile birlikte ses üretim çalışmalarına başlanması uygun olur.
  • Duyulan ve üretilen sesler üzerinden frekans ayırt etme ve şiddet ayarlama çalışmalarının planlanması faydalı olur.
  • İşitme eğitiminin belirli bir noktasından sonra, dil ve konuşma terapisine yönelik uygulamaların başlanması etkili olur.
  • Dil ve konuşma terapisine yönelik olarak bebeğin yaşı çok küçükse dil kazanımlarının sağlanması için çok boyutlu planlama yapılması uygun olacaktır.
  • Fonolojik olarak daha ilerde olan çocuklarda ise artikülasyon terapisi temelli seslerin doğru çıkartılmasına yönelik planlama yapılabilir.
  • Çocukların kelime hazinesi, cümle kurgusu ve iletişimin tüm ögeleri uzun vadeli rehabilitasyon planlaması içinde bulunmalıdır.
  • Çocuğun tüm gelişim alanlarına yönelik aile eğitimi ve danışmanlık sağlanması uygun olur. Kliniğimizde aile merkezli terapi anlayışı uygulanmaktadır.
  • Çocuğun okulla beraber akademik becerilerinin desteklenmesi rehabilitasyon planlaması içinde olmalıdır.
  • Terapide bireysel farklılıklar gözetilmelidir.
  • İşitme kayıplı bireyde özgüven kazandırmaya yönelik uygulama ve projeler rehabilitasyonun önemli bir parçasıdır.
  • Erken tanılama ve müdahale fark yaratır.

 

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
Reklamlar

UEP 2018 Avrupa Foniyatri EUHA İşitme Ödülü

Değerli Meslektaşlarım,

UEP İşitme ödüllerine başvurular devam ediyor. Ödül için 15 Nisan tarihine kadar başvuru yapabilirsiniz. Ödüle, son üç yıl içerisinde yaptığınız herhangi bir işitme ilgili yayınınız ile aday olabilirsiniz. Ödüller ile ilgili detaylı bilgileri aşağıda bulabilirsiniz. Sevgi ve saygılarımla.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ , Avrupa Foniyatri Akademisi Başkan Yardımcısı

 

Award Competition
2018 European Phoniatrics EUHA Hearing Award

The Union of the European Phoniatricians (UEP) is an association for all physicians who are active in phoniatrics as well as colleagues in training in phoniatrics. UEP is a platform for an exchange of expert knowledge, clinical experience and scientific work in this area. UEP promotes the cooperation of phoniatricians in Europe, its neighbouring countries, and on a worldwide scale, those countries who have put the European model of phoniatrics into practice.
The European Union of Hearing Aid Acousticians (EUHA) is an association for all persons working in the hearing aid sector for the benefit of people with impaired hearing. The association aims at bringing together hearing aid acousticians, scientists and laymen, who want to take part in specialised further education and vocational training.
In 2013, the award was inaugurated as a UEP award sponsored by the EUHA. The third European Phoniatrics EUHA Hearing Award will be presented on the occasion of the 29th UEP Congress in Helsinki.

Award

The 2018 UEP Sponsorship Award ceremony will be held during the 29th Congress of the Union of the European Phoniatricians (UEP) scheduled to take place in Helsinki, Finland, from 13 to 16 June 2018. Awards must be accepted in person. Prize monies will be transferred to the prize winners’ respective bank accounts as a lumpsum
payment.

The decision if a scientific work submitted within the period stipulated meets the requirements of this award competition, and which of the submitted papers will be awarded a prize, is taken by a jury convened by five UEP experts who are free in their decision making. UEP Board members are excluded from the jury. The EUHA will not
provide any jury members and renounces their right to vote.

Up to three scientific works may be awarded a prize with prize monies worth
2000 euros for the first prize,
1000 euros for the second prize, and
500 euros for the third prize.

Who is eligible?
The 2018 award competition is intended for UEP members and all physicians who are active in phoniatrics as well as colleagues in training in phoniatrics and members of other professions if the scientific work is initiated and
supervised by a phoniatrician.
All UEP members are entitled to nominate candidates. Only one publication or one thesis may be included in the application for the award. The publishing date of the publication or thesis must not be older than three years.

What is required?
The scientific work should deal with a topic concerning the technical rehabilitation of deficiencies affecting the auditory communication system in children or adults and should exhibit potential for development.

Entry rules
Applications must be received by 15th April 2018.
An electronic copy of the scientific work should be submitted to the UEP office by e-mail: uep-office@phoniatrics.eu. The application must be accompanied by the author‘s curriculum vitae.

Right of use
After submission for the award competition, the scientific work will remain the copyrighted property of the author or the respective publisher. With acceptance of the award, the EUHA will be granted the right of publication of the paper in whole or in parts.

At the same time, awardees will undertake to present the award topic at one of the EUHA’s conferences, seminars, or courses at the earliest date possible.
The participants in the award competition declare their consent to the EUHA publishing their names and the titles of their scientific work as part of the EUHA website and, if applicable, in a EUHA press release. The participants also agree to visual and sound recordings being made during the award ceremony and being used thereafter.
The jury‘s decision is final. There is no legal recourse.

Cogan Sendromu

Sifiliz ile ilişkili olmayan interstisyel keratit ile birlikte denge ve işitme sorunlarının bir arada bulunduğu bir otoimmün hastalıktır. İnterstisyel keratit hızla görme kaybına neden olabilir. Tinnitus (kulak çınlaması), kendiliğinden ortaya çıkan kontrolsüz göz hareketleri (spontan nistagmus), ataksi ve ilerleyici işitme kaybı (sensörinöral) na, şiddetli, nöbetler haline ortaya çıkan vertigo eşlik eder. Hastalık dalgalı şekilde şikayetlerin azalması ve artması ile birlikte görülür. Poliarteritis nodoza ile ilişkili olduğuna inanılmaktadır. Eozinofili görülebilir. Patolojik olarak membranöz kokleada, semisirküler kanallarda ödemle beraber spiral ve vestibüler gangliyonlarda dejenerasyon ve spiral ligamentte lenfosit ve plazma hücreleri infiltrasyonu ile endolenfatik hidrops mevcuttur. Hastaların önemli bir kısmı steroid tedavisinden faydalanabilir. Siklofosfamid ve azotiopirin gibi ilaçlar steroidlerin yanı sıra kullanılabilir.

Baş dönmesi (vertigo) belirtileri ve dalgalı işitme kaybı nedeniyle Meniere hastalığı ile karıştırılabilir. Vogt-Koyanagi-Harada sendromunda da bazı belirtiler ortak olabilir, ancak, ek olarak saç dökülmesi ve eksudatif üveit gibi bulgular da görülebilir. Sifiliz de bu şikayetlerle gelen hastalarda ayırıcı tanıda düşünülmelidir. Sifilizde görülen intersitisyel keratit genellikle daha önceden oluşmuştur ve aktif iltihabi değişiklikler görülmez. Korneada sifilitik tutulum sıklıkla merkezi pozisyondadır. Sistemik vaskülit veya aortit gibi daha ilerlemiş tutulumların belirlenebilmesi için hastaların çoklu klinik tarafından (multidisipliner) takibi uygun olur. Cogan sendromu bulguları Lyme hastalığı ve Ebstein Barr virüse bağlı klinik tablolar ile de karışabilir.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

 

 

 

Vertigo Nedenleri

Dengesizlik hissi (vertigo), çok değişik rahatsızlıklar nedeniyle ortaya çıkabilir. Bu nedenleri olabildiğince basit bir şekilde sınıflamak istersek şu başlıklar altında inceleyebiliriz.

A. Organik nedenler

  1. Kalp ve damar sistemi ile ilgili (kardiyovasküler) nedenler
  2. Vestibüler (denge sistemi ile yani iç kulak ve bağlantıları ile ilgili) – periferik nedenler
  3. Nörolojik (sinir sistemi ile ilgili) – santral nedenler
  4. Kalp-damar sistemi dışındaki sistemik nedenler

B. Psikojenik nedenler

Vertigo nedeninin belirlenebilmesi yani tanı koyulması için öncelikle detaylı bir Kulak Burun Boğaz muayenesi yapılmalı, ardından gerekli görülürse işitme ve dengeye yönelik tetkikler gerçekleştirilmelidir. Hastanın yaşına ve olası tanıya göre kan tetkikleri, Manyetik rezonans gibi görüntüleme tetkikleri ve diğer branş hekimleri ile konsültasyon gerekli olabilir.

En sık baş dönmesi (vertigo) sebebi olan hastalıklar ise şunlardır:

  1. Vestibüler nörit (denge sinirinin iltihabı)
  2. Tekrarlayıcı vestibülopati
  3. Benign pozisyonel başdönmesi (kristal oynaması)
  4. Yaşlılığa bağlı başdönmesi
  5. Multiple skleroz
  6. Epilepsi (sara)
  7. Migren
  8. Vertebrobaziler yetmezlik
  9. Hidrops: Meniere hastalığı, alerji, hipotiroidi, sifiliz, herpes simpleks enfeksiyonu, kabakulak, Mondini anomalisi gibi farklı hastalıklar nedeniyle ortaya çıkabilir.
  10. Labirentit
  11. Kulağa toksik ilaç kullanımı
  12. Travma
  13. Akustik nörinom
  14. Fistül
  15. Merkezi sinir sistemi tümörleri
  16. Merkezi sinir sistemi enfeksiyonları
  17. İnflamatuar hastalıklar

Daha fazla bilgi ve iletişim için:

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

 

 

Otitis eksterna

Otitis eksterna nedir?

Otitis eksterna, dış kulak yolu cildinin enfeksiyonu, dış kulak yolunun iltihabıdır. Dış kulak yapılarının yanı sıra, kulak zarına ve çevre lenf bezlerine de yayılım gösterebilir.

Otitis eksterna nasıl oluşur?

Otitis eksterna, dış kulak yolunun koruyucu mekanizmaları bozulduğu zaman oluşur. Kıkırdak dış kulak yolunun bezleri tarafından üretilen salgılar (serumenbuşonkulak kiri), bakterilerin üremesini engelleyici özelliktedir. Ayrıca, dış kulak yolunu neme karşı koruyan bir koruyucu tabaka görevi görür. Salgılar asidik özelliktedir, bu da enfeksiyonun önlenmesine yardımcı olur.

Dış kulak kanalının travmatize edilmesi örneğin pamuklu kulak çöplerinin özensiz kullanımı otitis eksterna gelişimini kolaylaştırır. Bu travma, sadece koruyucu serumeni ortadan kaldırarak değil, dış kulak yolu cildinde hasar oluşturarak da otitis eksterna gelişimini kolaylaştırır. Eğer dış kulak yolu cildi, tırnak, kulak tıkaçları veya başka herhangi bir yabancı cisimle hasarlanırsa da yine enfeksiyona neden olur.

Otitis eksterna için risk oluşturan faktörler nelerdir, nasıl önlenebilir?

Otitis eksterna oluşumu için en önemli etken suyla temastır. Bu nedenle nemli iklimlerde ve yüzme ya da banyo sonrasında daha sık görülür. Bu sebeple akut otitis eksternaya,yüzücü kulağı adı da verilir. Akut otitis eksterna, dış kulak yolunun su ile teması azaltılarak önlenebilir. Asidik kulak damlaları, tıkanıklık yaratan kulak serumeninin hekim tarafından temizlenmesi, dış kulak yolunun soğuk havalarda saç kurutma makinesi ile kurutulması, kulak tıkacı kullanılmaması ve dış kulak yoluna doğrudan travma uygulanmaması alınabilecek önlemlerdir.

Akut otitis eksternanın belirti ve bulguları nelerdir?

Akut otitis eksterna, genellikle ani başlangıçlıdır. Şiddetli kulak ağrısı ile başlar. Ağrı, bazen muayeneye engel olabilecek kadar belirgindir. Kulak çevresine dokunmakla ağrı artar. Dış kulak kanalında tıkanıklık (ödem), akıntı gibi diğer iltihap (enflamasyon) bulguları da görülebilir. Akut otitis eksternaların %98’i bakteriler tarafından oluşturulur. Dış kulak yolundaki iltihabi akıntı, dış kulak yolunda egzemaya neden olabilir.

 

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
DIS KULAK KANALI ILTIHABI

Otoakustik emisyon

Çevre seslerinden bağımsız olarak, insan iç kulağında kokleada (salyangoz)  yer alan dış tüylü hücrelerinde üretilen düşük şiddetli akustik sinyaller otoakustik emisyon olarak adlandırılır. Kokleada kendiliğinden oluşan bu sinyaller dış kulak kanalına yerleştirilen hassas bir mikrofon yardımıyla ölçülebilir. Bu ölçüm, akustik bir uyaran varlığında veya yokluğunda yapılabilir.

 

TESTİN UYGULANIŞI:

  • Test, muayenehane koşullarında, herhangi bir anestezi gereksinimi olmadan yapılabilir.
  • Hasta oturur pozisyondayken kulağına prob mikrofon takılarak ölçüm yapılır.
  • Hastadan test esnasında konuşmaması ve sabit durması istenir.
  • Ağrı ve acı hissi duyulmaz.
  • Aynı işlem her iki kulak için ayrı ayrı tekrarlanır.
  • Buşon (kulak kiri), yenidoğanda doğum artıkları ve sekresyon (salgı) teste engel olabilir. Test yapılmadan önce dış kulak kanalı ve kulak zarının değerlendirilmesi, testin uygun şekilde yapılabilmesine olanak sağlar.

 

OTOAKUSTİK EMİSYON HANGİ DURUMLARDA ALINAMAYABİLİR?

  • Dış kulakta buşon (kulak kiri), stenoz (darlık), atrezi (kapalılıktıkanıklık) varlığında,
  • Orta kulakta negatif basınç, aşırı esneklik, kemikçik fiksasyonu, otitis media, kulak zarı retraksiyonu varlığında,
  • İç kulakta enfeksiyon, darbe, ototoksisite (ilaçlara bağlı kulağın toksik etkilenmesi), akustik travma varlığında emisyonlar alınamayabilir.

 

OTOAKUSTİK EMİSYONLARIN (OAE) SINIFLAMASI  

1) Spontan (Kendiliğinden) Otoakustik Emisyonlar

2) Evoked ( Uyarılmış) Otoakustik Emisyonlar

  • Transient (Geçici) Otoakustik Emisyonlar
  • Distortion Product Otoakustik Emisyonlar
  • Stimulus Frequency Otoakustik Emisyonlar

 

1) SPONTAN OTOAKUSTİK EMİSYON  (SOAE)

SOAE, akustik uyaran olmaksızın oluşan düşük yoğunluklu, devamlı sinyallerdir. Normal işitmeye sahip insanların yüzde ellisinde bulunabilir.

SOAE’lerin bulunması hastanın işitmesinin normal ya da normale yakın olduğunu gösterirken, bulunmaması işitme kaybının olduğu anlamına gelmez.

SOAE’ler sadece işitmenin normal olduğu frekanslarda meydana gelir. Sağlıklı bireylerin bir kısmında spontan OAE’ler mevcut olduğundan klinik uygulamalarda tercih edilmez.

 

2) EVOKED (UYARILMIŞ) OTOAKUSTİK EMİSYON

     *TRANSİENT (GEÇİCİ) OTOAKUSTİK EMİSYON (TEOAE)

Akustik uyaran ardından ortaya çıkan frekansa özel cevaptır. İşitmesi normal, orta kulak ve kokleası (salyangoz) normal olan kişilerde ölçülebilir.

TEOAE, kısa süreli akustik uyaranı takiben 4-20 msn içinde kaydedilir. En sık 1-4 kHz frekans aralığında gözlenir.

Sensörinöral işitme kayıplarından etkilenir. 30 dB HL den daha fazla işitme kaybı olanlarda Transient Otoakustik Emisyonlar gözlenmez. Ölçümler iki farklı uyaran yardımıyla yapılabilir.

  • Klik uyaran; geniş frekans bölgesi uyararak koklea (salyangoz) hakkında bilgi verir.
  • Tone burst; uyaran belirli frekans bölgelerini uyararak koklea (salyangoz) hakkında bilgi verir.

 

     *DISTORTION PRODUCT OTOAKUSTİK EMİSYON (DPOAE)

DPOAE, iki farklı frekanstaki pure tone (saf ses) uyaranın sürekli verilmesi ile ortaya çıkar.

F1 ve F2 olarak adlandırılan bu iki ses kokleaya (salyangoza) verilir. Koklea (salyangoz) bu iki saf sesten farklı bir frekansta ses üretir ve bu sesin ölçülmesi sonucunda DPOAE ölçümü yapılmış olur.

DPOAE de en belirgin cevap 2F1-F2 formülünde ortaya çıkmaktadır.

İki frekans arasındaki uzaklık F2/F1 oranı ile ifade edilir. F2/F1 = 1,22 kokleanın en iyi cevap verdiği orandır.

F1: Alçak frekanslı uyarandır. Şiddeti L1 şeklinde gösterilir.

F2: Yüksek frekanslı uyarandır. Şiddeti L2 şeklinde gösterilir. Uyaran şiddetleri arasındaki oranın DPOAE amplitüdleri üzerine etkisi vardır.

0,5-8 kHz frekans aralığında yapılabilir.

Sensörinöral işitme kayıplarından etkilenir. 50 dB den fazla sensürinöral işitme kaybı olanlarda DPOAE gözlenmez. Ototoksisite (ilaçlardaki toksik etki) de güvenilir bir test yöntemidir.

 

     *STIMULUS FREQUENCY (UYARAN FREKANSI) OTOAKUSTİK EMİSYON (SFOAE)

SFOAE, pure tone (saf ses) uyaran kullanılarak yapılır. Cevaplar uyaranın sürekli verildiği anda alınır.

SFOAE,  teknik zorluklardan ve daha kolay yöntem olan TEOAE ile koklear (salyangoz) bazda aynı orijinli olduğundan klinik kullanımı kısıtlıdır.

 

OTOAKUSTİK EMİSYONUN KLİNİKTE UYGULAMA ALANLARI

  • Yenidoğan işitme taramasında
  • İşitsel nöropati tanısında
  • Ototoksisite monitörizasyonunda
  • Gürültüye maruziyette (Akustik travma)
  • Odyolojik değerlendirme için güvenilir yanıt vermeyen hasta gruplarında (otizm, mental retardasyon, …)
  • Çocukluk çağı işitme testlerinde
  • İşitme siniri cerrahisi sonrası kalan işitmenin tahmininde
  • Fonksiyonel işitme kayıplarının değerlendirilmesinde
  • Koklear/Retrokoklear disfonksiyonların ayırımında
  • Tinnitus tanı ve tedavisinde
  • Ani işitme kaybı tanı ve tedavisinde
  • Preoperatif dönemde koklear monitörizasyonda kullanılmaktadır.

 

OTOAKUSTİK EMİSYON TESTİNİN AVANTAJLARI  

  • Objektif bir yöntemdir.
  • Test süresi kısadır.
  • Hastanın genel durumundan bağımsızdır.
  • Güvenilirliği yüksektir.
  • Girişimsel bir işlem değildir, sedasyon, anestezi gerektirmez.

 

  OTOAKUSTİK EMİSYON TESTİNİN DEZAVANTAJLARI

  • Testi yapabilmek için sessiz ortam gereklidir.
  • Test sonuçları dış ve orta kulak patolojilerinden (iletim tipi işitme kaybı) etkilenebilir. Öncesinde özenli bir kulak muayenesi yapılmalıdır.
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

 

Videonistagmografi (VNG)

VIDEONISTAGMOGRAFI

Videonistagmografi (VNG), vertigo nedenleri arasında ayırıcı tanı yapabilmek amacıyla kullanılan bir testtir.  Denge bozukluklarını (vestibüler bozuklukları) değerlendirmek amacıyla, test gözlüğü ve kızılötesi ışınlara duyarlı video kameralar kullanılarak nistagmusların (istemsiz göz hareketlerinin) kaydedilmesi sağlanır.

VNG testiyle, iç kulağın denge ile ilişkili kısmında (labirentte) bir fonksiyon bozukluğu olup olmadığı, varsa disfonksiyonun derecesi, periferiksantral ayrımı ve disfonksiyonun yeri (iç kulak, beyin, göz gibi) hakkında bilgi verebilir.

Test Öncesi Hazırlık – Bilgilendirme:

VNG testi sırasında hastanın teste uyum sağlayabilmesi, verilen komutlara uyabilmesi için ön bilgilendirme çok önemlidir. Hastanın hangi ilaçları kullandığı sorgulanmalı, testi etkileyebilecek ilaçların testten önce kesilmesi istenmelidir. Alkolün pozisyonel nistagmus (istemsiz göz hareketleri) oluşturabilme etkisinden dolayı alkol kullanımı da tetkik öncesi kesilmelidir.
Test sırasında baş dönmesi, bulantı, kusma olabileceğinden en son yemek testten 2 saat önce yenmelidir. Teste başlamadan hastalardan göz makyajlarını temizlemeleri istenir.
Hasta standart bir uzaklığa oturtularak test gözlüğündeki ışığa veya dışarıda belirlenen bir hedefe sabit bakması istenir.

VNG test ekipmanları

  • Test Gözlüğü
  • Video Monitör
  • Bilgisayar
  • Video Kaydedici
  • Oda Kamerası
  • Işıklı Bar ve
  • Kalorik Uyarım Cihazından oluşur.

VNG testiyle göz hareketlerinin görülmesi ve kayıt edilmesi esastır.

VNG testiyle;
1) Okülomotor Testler
– Gaze (Bakış) Testi
– Sakkad Testi
– Pursuit (Takip) Testi
– Optokinetik Test
2) Pozisyonel Testler
3) Kalorik Test yapılır.
GAZE (BAKIŞ) TESTİ

Vestibüler uyarı olmaksızın oluşan nistagmusun ( istemsiz göz hareketi) değerlendirmesinde kullanılır.

Testin Uygulanışı:
– Hasta karşıya bakar ve başını oynatmadan ışıklı bar üzerindeki sağ, sol, yukarı ve aşağı yönde 20-30 derece ile hareket eden hedefe odaklanır.
– Test sırasında gözün belli pozisyonlarda sabitlenememesiyle (fiksasyon yapamama) istemsiz göz hareketleri (nistagmus) oluşabilir ve devam ediyorsa patolojiktir.
– Gaze testiyle oluşan istemsiz göz hareketleri sedatif, antikonvülzan ve trankilizan ilaçlara, serebellum (beyincik) patolojilerine ve göz kaslarına ait patolojilere bağlı ortaya çıkabilir.

SAKKAD TESTİ

Vestibüler uyarıyla oluşan istemsiz göz hareketlerinin (nistagmus) değerlendirilmesinde kullanılır.

Testin Uygulanışı:
– Test ışıklı bar yardımıyla horizontal (yatay) ve vertikal (dikey) planda yapılır.
– Hastadan ışıklı bar üzerindeki görsel uyaranı takip etmesi istenir.
– İki göz arasındaki hız farklılığı dikkatsiz hastalarda görülebileceği gibi santral sinir sistemi dejeneratif (dokudaki bozukluk) ve metabolik ya da ilaç intoksikasyonunda (zehirlenme) gözlenir.

PURSUİT (TAKİP) TESTİ

Vestibüler uyarıyla oluşan istemsiz göz hareketlerinin (nistagmus) değerlendirilmesinde kullanılır.

Testin Uygulanışı:
– Test ışıklı bar yardımıyla horizontal (yatay) ve planda yapılır.
– Hastadan başı sabitken ışıklı bar üzerindeki ileri ve geri düzgün şekilde hareket eden görsel uyaranı takip etmesi istenir.
– Testteki anormallikler yaş, görme problemleri, kullanılan ilaçlar, dikkat eksikliği, beyin sapı veya serebellum (beyincik) lezyonlarından (doku hasarı) kaynaklanabilir. Akut dönemde olan Periferik Vestibüler Sistem hastalıklarında da gözlemlenebilir.

OPTOKİNETİK TEST

Testin Uygulanışı:
– Test ışıklı bar yardımıyla horizontal (yatay) ve planda yapılır.
– Hastadan başı sabitken seri şekilde ışıklı bar üzerindeki önce sağa sonra sola hareket eden görsel uyaranı takip etmesi istenir.
– Test hastanın dikkatsizliğinden ve ilaçlardan etkilenmez.
– Testteki anormallikler görme hastalıklarına, konjenital (doğumsal) istemsiz göz hareketlerine (nistagmus), tek taraflı vestibüler sistem bozukluklarına, serebral (beyin), serebellar (beyincik) nedenlere bağlı olabilir.

BAŞ SALLAMA (HEAD SHAKİNG) TESTİ

Testin Uygulanışı:
– Test hasta oturur pozisyonda test gözlüğü (goggle) kullanılarak yapılır.
– Klinisyen hastanın başına horizontal (yatay) planda 20-25 hızlı bir şekilde hareket ettirir ve kayıt alınır.
– İstemsiz göz hareketleri (nistagmus) ssabit bir noktaya bakıldığında kayboluyorsa periferik patoloji, kaybolmuyorsa santral patoloji lehine yorumlanır.

POZİSYONEL TESTLER

Pozisyonla ilişkili baş dönmesi tarif eden hastalarda, baş dönmesi (vertigo) ve istemsiz göz hareketlerini (nistagmus) ortaya çıkarmak, değerlendirmek ve tanı koymak için kullanılır.

DİX-HALLPİKE MANEVRASI

Testin Uygulanışı:
– Hasta yatağa ayakları uzatılarak oturtulur.
– Hastanın başı karşıya bakar pozisyondayken 45 derece testin yapılacağı tarafa çevirilir ve hızlı şekilde başı yataktan 30 derece aşağı aşağı sarkıtılır. Baş dönmesi (vertigo) ve istemsiz göz hareketlerinin (nistagmus) varlığı sorgulanır.
– Hastanın baş dönmesi geçince oturur pozisyona getirilir ve karşıya bakması istenir. Tekrar baş dönmesi (vertigo) ve istemsiz göz hareketlerinin (nistagmus) varlığı sorgulanır.
– Diğer kulak içinde aynı işlem uygulanır.

ROLL MANEVRASI

Testin Uygulanışı:
– Hasta yatar pozisyonda iken başı 30 derece kaldırılır.
– Orta hattan testin yapılacağı tarafa hızlıca çevirilir. Baş dönmesi (vertigo) ve istemsiz göz hareketlerinin (nistagmus) varlığı sorgulanır.
– Diğer kulak içinde aynı işlem uygulanır.

KALORİK TEST

Kalorik test her iki kulakta bulunan semisirküler kanalların (yarımdaire kanalları) ayrı ayrı test edilebilmesine ve bu sayede iki kulak arasında karşılaştırma yapılabilmesine olanak sağlar.

Testin Uygulanışı:
– Hasta yatar pozisyonda iken başı 30 derece kaldırılır.
– Sıcak, soğuk hava ya da su uyaran kullanılarak her iki kulak test edilir.
– Uyarımlar arasında 5 er dakika beklenir.
– Dış kulak yolunda buşon (kulak kiri), eksternal otit (dış kulak yolu iltihabı), timpanik membran perforasyonu (kulak zarında delik olması) durumunda kalorik uyarı amacıyla su kullanılması uygun olmayabilir, bu durumda hava ile kalorik uyarı tercih edilebilir.
– İleri derecede psikotik bozukluk, epilepsi, kontrolsüz hipertansiyon ya da kardiyak bozukluk olduğunda testin yapılması uygun olmayabilir.

Daha fazla bilgi ve randevu için:

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

 

 

 

« Önceki Yazılar