Category Archives: Çocuk KBB

Ağız içi Aft

AĞIZ YARALARI – ORAL AFT – AFTÖZ ÜLSER

Genellikle aft olarak adlandırılan küçük ağız yaraları (ülserleri), ağız mukozasında genellikle ortası çukur çevresi daha yüksek, oval – yuvarlak, ortası kirli beyaz, sarımsı, beyaz; çevresi ise genellikle daha kırmızı alanlardır. Ağız içerisinde dil, diş eti, yanak, damak, yutak, bademcik çevresi gibi neredeyse her alanda ortaya çıkabilir. Genellikle iyi huylu ve kısa süreli bir lezyon olmasına rağmen, kişinin yemek yemesini, bir şeyler içmesini, bazen yutkunmasını hatta konuşmasını etkileyebildiğinden yaşam kalitesini olumsuz olarak etkiler.

Tekrarlayan ağız aftları (rekürren oral aftöz ülserler) nedeni her zaman tam olarak ortaya konamayan, ve çoğunlukla diğer yönlerden sağlıklı bireylerde ortaya çıkabilen bir durumdur. Üst solunum ve sindirim yolu enfeksiyon ve inflamasyonları; bağışıklık sistemi problemleri; tütün mamülleri ve alkol kullanımı; alerjiler; sık ya da aşırı ekşi ve baharatlı gıdaların tüketimi; folik asit, B12, demir, çinko gibi bazı vitamin ve minerallerin eksikliği; aşırı ya da sık sıcak yiyecek içecek tüketimi; ağız içerisinde travma yaratacak sert diş fırçalama, diş teli, dil ve yanak ısıma gibi durumlar; hormonal problemler, kadınlarda mensturasyon öncesi dönemde olma oluşumunda rol oynayabilir.  

Bazı tekrarlayan aftlar, Behçet Hastalığı, Reiter sendromu, rekürren eritema multiforme, Çölyak hastalığı, Crohn hastalığı, ülseratif kolit, AIDS, periyodik ateş, farenjit ve adenit (PFAPA sendromu) gibi sistemik hastalıklar ile ilişkili olabilir. Bazı bireylerde nadir ve tek görülürken bazı bireylerde ise, tekrarlayıcı ya da çoklu şekilde, henüz bir grubu iyileşmeden diğerleri ortaya çıkacak şekilde de görülebilirler.  

Aftların tedavisinde spesifik bir sistemik neden ya da eksiklik söz konusu ise bu durumun tedavisi aftların düzelmesinde önemli rol oynar. Bağışıklık sistemini zaafa uğratacak uyku bozukluğu ya da psikojenik nedenlerin ortadan kaldırılması faydalı olabilir. Diğer tedaviler genellikle rahatsızlığın ortadan kaldırılması ya da azaltılması amaçlıdır. Tedavide varsa lokal nedenlerin ortadan kaldırılması (tütün, alkol, ekşi ve baharatlı uyaranların azaltılması, yeterli sıvı alımının ve ağız hijyeninin sağlanması gibi), ağrı kontrolünü sağlamak, ülser süresini kısaltmak, iyileşmeyi hızlandırmak, ikincil enfeksiyonları önlemek için bölgesel antisepsiyi sağlamak esastır. Aft olan bölgeye krem ya da solüsyon şeklinde ağrı kesicilerin uygulanması genellikle rahatlatıcıdır. Evde karbonat ve tuz ile hazırlanabilecek basit gargaralar faydalı olabilir. Basit aftların kendi kendisini kısıtlayan ve yaklaşık bir hafta, on gün içerisinde düzelebilen lezyonlar olduğu bilinmelidir. Tekrarlayan, büyüyen ya da uzun süren aftların hekim tarafından değerlendirmesi uygun olur. 

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi

Telefon: 0 312 284 28 88 – 0 531 431 06 94

Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara Web: https://drhaldunoguz.com/ Facebook: https://www.facebook.com/ankarakbb Instagram: https://www.instagram.com/prof.dr.haldunoguz/ Twitter: https://twitter.com/HaldunOguz

Reklamlar

Tonsillit

Bademcikler (palatin tonsiller), ağız boşluğunun en gerisinde, dilin arka kısmında, boğazın her iki yanında yer alan bağışıklık sisteminin bir parçası olan organlardır.

Vücuda giren bazı mikroorganizmalar, bademciklerin koruyucu etkisine rağmen yok edilemez ve bademciklerde çoğalırlar. Bu durum tonsillerde büyümeye, kızarmaya ve bazen tonsiller üzerinde iltihap birikmesine neden olur. Bu duruma bademcik iltihabı (tonsilit – tonsillit) adı verilir. Tonsillit, başlangıçtan itibaren geçen süreye ve tekrarlama sıklığına göre klinik olarak akut, kronik ve rekürren tonsillit olarak adlandırılabilir.

Tonsillit, daha çok çocuklarda görülen bir hastalık olmasına rağmen, her yaş grubundan birey bu hastalığa yakalanabilir.  

Akut tonsillitin sık görülen belirtileri arasında halsizlik, kırgınlık, güçsüzlük hissi, ateş, üşüme ve titreme hissi, boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü, kulak ağrısı, eklemlerde ağrı, ağız kokusu, ses değişiklikleri, boğaz içerisi ve bademciklerin kızarık ve şiş görülmesi sayılabilir.

Tonsilit tedavisinde bakteriyal ajanlar söz konusu olduğunda antibiyotik kullanılması gerekir. Yeterli sıvı alımı, dinlenme ve ağız – boğaz hijyeni önem arz eder. Antiseptik gargaraların kullanılması yararlı olur. Ağrı kesici, ateş düşürücü ve iltihap azaltıcı ilaçlar kullanılması uygun olur. Antibiyotik tedavisinin doğru süre ve dozda olması, enfeksiyonların tam tedavisi ve sıklığının azaltılması açısından çok önem taşır.  

Hava yolunu tıkayacak düzeyde büyümüş olan, çok sık enfeksiyona maruz kalan ya da çok uzun süren enfeksiyon durumlarında bademciklerin cerrahi olarak çıkarılması ya da küçültülmesine yönelik işlemler gündeme gelebilir.

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:

Prof.Dr. Haldun OĞUZ

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi

Telefon: 0 312 284 28 88

GSM: 0 531 431 06 94

Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara

Web: https://drhaldunoguz.com/

Facebook: https://www.facebook.com/ankarakbb

Instagram: https://www.instagram.com/prof.dr.haldunoguz/

Twitter: https://twitter.com/HaldunOguz

Google+: https://plus.google.com/+HaldunO%C4%9EUZ

YouTube: https://www.youtube.com/channel/UCaFsqsKOXijyXT7kjH9YFRQ

LinkedIn: https://www.linkedin.com/in/haldun-oguz-0384436b/

Tumblr: https://drhaldunoguz.tumblr.com/

Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara

Google Maps:  http://ow.ly/O2aw30l3aCS

Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 05 Ağustos 2019

Otitis eksterna (Dış Kulak Yolu Enfeksiyonu)

Otitis eksterna nedir?

Otitis eksterna, dış kulak yolu cildinin enfeksiyonu, dış kulak yolunun iltihabıdır. Dış kulak yapılarının yanı sıra, kulak zarına ve çevre lenf bezlerine de yayılım gösterebilir.

Otitis eksterna (eksternal otit) nasıl oluşur?

Otitis eksterna, dış kulak yolu cildinin koruyucu mekanizmaları bozulduğu zaman ortaya çıkar. Kıkırdak dış kulak yolunun bezleri tarafından üretilen salgılar (serumenbuşonkulak kiri), bakterilerin üremesini engelleyici özelliktedir (bakteriyostatiktir). Serumen ayrıca kulak yolunu neme karşı da korur. Asidik özellikte olduğundan enfeksiyon oluşturabilecek mikroorganizmaları durdurucu etkiye sahiptir. Dış kulak kanalına herhangi bir şey sokmak otitis eksterna gelişimine yol açabilir. Buna tırnak, pamuklu kulak çöpü, kürdan gibi her türlü yabancı cisim dahildir. Dışarıdan uygulanana bu çeşit yabancı cisimler hem koruyucu salgı tabakasını bozarak, hem de dış kulak kanalı cildini hasarlayarak enfeksiyona zemin hazırlar. Eksternal otit oluşumuna en çok yol açan bakteriler Staphylococcus aureus ve Pseudomonas aeruginosa’dır.

Akut otitis eksterna oluşumu için risk faktörleri nelerdir? Nasıl önlenebilir?

Akut otitis eksterna ile ilişkili en yaygın görülen etken su ile temastır. Bu nedenle nemli hava koşullarında yaşayanlarda, sık duş alan ve yüzen bireylerde akut ekternal otit daha sık görülebilir. Akut otitis eksternaya, verilen isimlerden birisi de “yüzücü kulağı”dır. Akut otitis eksterna ile sık karşılaşan bireylerde dış kulak yolunun su ile temasının azaltılması, dış kulak kanalını asidifiye edecek kulak damlaları kullanılması, serumen tıkanma yapacak kadar çok ise (kulak kiri, buşon) hekim tarafından temizlenmesi, dış kulak kanalının  nemli kalmaması için saç kurutma makinesi ile kurutulması ve dış kulak yolu travmasından kaçınılması gibi önlemler alınabilir.

Akut otitis eksternanın belirti ve bulguları nelerdir?

Akut otitis eksterna, genellikle ani başlangıçlıdır. Şiddetli kulak ağrısı ile başlar. Ağrı, bazen muayeneye engel olabilecek kadar belirgindir. Kulak çevresine dokunmakla ağrı artar. Dış kulak kanalında tıkanıklık (ödem), akıntı gibi diğer iltihap (enflamasyon) bulguları da görülebilir. Akut otitis eksternaların %98’i bakteriler tarafından oluşturulur. Dış kulak yolundaki iltihabi akıntı, dış kulak yolunda egzemaya neden olabilir. İleri olgularda yüz cildine yayılabilen selülit görülebilir.

Kronik otitis eksterna nedir?

Kronik otitis eksterna, dış kulak kanalı iltihabı belirti ve bulgularının 6 haftadan uzun süre devam etmesi durumunda kullanılan bir tanımlamadır. .

Malign otitis eksterna nedir?

Malign otitis eksterna, kafa tabanının inflamasyonudur. Akut veya kronik otitis eksternadan sonra gelişebilir. En sık yaşlı, diyabetik, bağışıklık sisteminde (immünsuprese) sorun olan bireylerde görülür. İnflamasyon kafa içerisine yayılarak kranial sinir felçlerine dahi neden olabilir. Belirtileri baş hareketleriyle kötüleşen derin inatçı kulak ağrısı, kulak akıntısı, ateş, ses kısıklığı, yutma güçlüğü ve yüz felci olabilir.

Eksternal otit nasıl tedavi edilir?

Deri artıkları ve serumenin kulaktan temizlenmesi, dış kulak kanalında uygun pH’nın sağlanması, gerekli dış kulak kanalı damlalarının kullanılması tedavide faydalı olur. İhtiyaç duyulan hallerde tedaviye sistemik tedaviler de eklenebilir.

 

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 26 Temmuz 2018

Burun Tıkanıklığı Nedenleri

Burun neden tıkanır?

Burun tıkanıklığının birçok nedeni olabilir. Bunların bir kısmı çok sık görülen nedenler iken, bazıları çok nadir olarak ortaya çıkar. Bazı rahatsızlıklar belirli yaşlarda daha sık görülürken, bazıları tüm yaşlarda görülebilir. Burun tıkanıklığının en sık nedenlerini aşağıdaki listede görebilirsiniz. Burun tıkanıklığının tedavisi bu duruma yol açan nedene göre değişkenlik gösterir. İki ana tedavi alternatifi ilaçlar ve cerrahi tedavilerdir. Sizin için hangisinin daha uygun olacağına kulak burun boğaz muayenenizin ardından karar verilebilir.

Fizyolojik  Nedenler

  • Burun döngüsü (Nazal siklus)
  • Pozisyonel
  • Hormonal nedenler: Ergenlik, mensturasyon, gebelik
  • Psikosomatik

Doğuştan gelen Nedenler

  • Koanal atrezi
  • Dermoid
  • Glioma
  • Ensefalosel
  • Aplazi
  • Yarık damak – dudak

Iltihabi Nedenler

Travmatik Nedenler

Neoplaziler (Tümörler)

  • Benign (iyi huylu) burun ve sinüs tümörleri
  • Malign (kötü huylu) burun ve sinüs tümörleri

Diğer Nedenler

 

Sağlıklı bir solunum dileklerimle…

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 14 Şubat 2019
BURUN CERRAHI

Çocukluk Çağı Kulak Hastalıkları ve Geniz Eti

Tekrarlayan orta kulak iltihabı

Otitis media

Orta kulak enfeksiyonları

Çocuklarda burun tıkanıklığı

Geniz eti (Adenoid)

Geniz eti ameliyatı (Adenoidektomi)

Kulak zarına delik açılması – Kulağa tüp takılması (Miringotomi – Ventilasyon tüpü tatbiki)

Çocuklarda kulak ağrısı

Çocuklarda işitme azlığı

Çocuklarda burun tıkanıklığı

Dış kulak yolu iltihabı (otitis eksterna) hakkında bir televizyon söyleşisi…

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

Sinüzit belirtileri

Akut sinüzitli hastalar genellikle burun tıkanıklığı, iltihaplı burun akıntısı, geniz akıntısı (burundan arkaya akıntı) ve burun çevresi sinüslerde basınçtan şikayet ederler. Bu belirtiler virüsler tarafından oluşturulan daha sıradan üst solunum yolu enfeksiyonlarında da görüldüğünden akut sinüzit tanısı için genellikle daha uzun süre var olmaları beklenir. Aşağıdaki belirtilerden bir kısmının varlığı sinüzit tanısını önemli ölçüde destekler.

Sinüzit ile ilişkili olabilecek bazı belirtiler: Yüz ağrısı ve yüzde basınç hissi, burun tıkanıklığı, iltihaplı burun akıntısı veya iltihaplı geniz akıntısı, koku alma bozukluğu, ateş, baş ağrısı, ağız kokusu, yorgunlukhalsizlik, diş ağrısı, öksürük, kulak ağrısıkulakta basınçkulakta dolgunluk.

Sinüzit tanısı koyulabilmesi için anterior rinoskopi, oral kavite ve orofarinksin muayenesi ile gerekli hallerde rigid ya da fleksibl endoskopik muayene yapılmalıdır.

Sinüzit, ilaçla ve gerekli hallerde cerrahi olarak tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır.

Detaylı bilgi ve iletişim için:

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG

 

Ses Teli Papillomu

Kısa Bilgi

  • Hava yolunda, sadece ses tellerini değil, diğer bölgeleri de tutan çok sayıda lezyon aynı anda görülebilir.

Ses teli papillomu, larenksin (gırtlağın) ve ses tellerinin iyi huylu (benign) bir lezyonudur. Sık sık tekrarlama özelliği nedeniyle papillom tedavisi oldukça zordur. Çok defalar endoskopik hava yolu muayenesi ve ihtiyaç duyuldukça cerrahi olarak tedavi edilmesi gerekebilir.

Nasıl oluşur?

Papillomlar, hiperplastik yassı epitelle örtülü damardan çok zengin bağ dokusunun ince uzun çıkıntılar oluşturmasıdır. Oluşumunda insan papillom virüsünün (HPV) rol aldığı düşünülmektedir. HPV bir DNA virüsü olup, gırtlak mukozasında hastalığa yol açtığında iyi huylu bir şekilde epitel dokusunda proliferasyona neden olur. HPV’nin birçok türü mevcuttur. Bunlar arasında en sık HPV-6 ve HPV-11 papillom oluşumunda rol oynamaktadır. Bu iki alt tip, genital bölgede görülen siğillerinin de çok büyük bir oranından sorumludur.

Annede mevcut olan genital siğil (kondiloma akuminatum) ile çocuklardaki larengeal papillomses teli papillomu arasında ilişki olduğu kanıtlanmıştır. Larengeal papillomu olan çocukların %20-60’ının annelerinde kondiloma akuminatum saptanmıştır. Bulaşmanın annenin doğum kanalından geçerken olduğu düşünülmektedir. Nitekim, sezaryanla doğan çocuklarda papillom çok daha nadir olarak görülür.

Klinik Görünüm

Papillomlar tipik olarak çok sayıda siğil benzeri lezyonlar şeklinde ortaya çıkarlar. Üst hava yolunun herhangi bir yerinde görülebilmekle birlikte, genellikle gerçek ses tellerini ve yalancı ses tellerini (ventriküler bantlar) etkilerler. Hastaların %2-15’inde soluk borusu (ses tellerinin daha altında yer alır) ve yemek borusunda da hastalık görülebilir. Hastaları hekime getiren ilk şikayet genellikle ses kısıklığıdır. Soluk alma verme sırasında hırıltı, öksürük, nefes alma güçlüğü ile yemek yerken veya yutarken olan ağrı da şikayete neden olabilir. Ses teli papillomu olan bir hastamızın muayene videosunu aşağıda izleyebilirsiniz.

Tedavi

Papillomu oluşturan virüs normal gözüken dokular içerisinde de yer alabildiğinden hastalığın tamamen iyileştirilebilmesi söz konusu değildir. Tedavi amaçlarının ilki hava yolunun açık tutulabilmesi ikincisi de yeterli düzeyde kaliteli ses sağlanabilmesidir. Bunun için en az skar dokusuna yol açacak, sağlıklı dokulara en az zarar verecek şekilde cerrahi yapılması hedeflenmelidir.

Tekrarlamaların görülmesi sıktır. Küçük bir oranda da olsa kötü huylu patolojilere dönüşme riski söz konusudur.

Rekürren respiratuvar papillomatozis (RRP) ile ilgili göz önünde bulundurulması gereken bazı noktalar şunlardır:

  1. RRP varlığında stomal tutulumu engellemek için olabildiğince trakeotomiden kaçınmak gerekir.
  2. Papillom virüsü yüzeyel epitel tabakada bulunur.
  3. Viral kapsid antijeni hastalıklı epitelin dış tabakalarında bulunur, bu yüzden tüm egzofitik lezyonların alınması önemlidir.
  4. Lezyonların görünümü nadir olarak da olsa karsinom (ses teli kanseri) ile karışabileceğinden mutlaka patolojik örnek alınmalıdır.
  5. RRP’nin okült olarak bulunabileceği nazofarinks ve yumuşak damağın nazofaringeal yüzü ile ses tellerinin alt yüzü mutlaka muayene edilmelidir.
  6. Alt solunum yoluna ekim yapılabileceği için  jet ventilasyon tercih edilmemelidir.
Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 16 Şubat 2019
« Önceki Yazılar