Category Archives: Burun Hastalıkları

Sinüzit belirtileri

Sinüzit

Akut sinüzitli hastalar genellikle burun tıkanıklığı, iltihaplı burun akıntısı, geniz akıntısı (burundan arkaya akıntı) ve burun çevresi sinüslerde basınçtan şikayet ederler. Bu belirtiler virüsler tarafından oluşturulan daha sıradan üst solunum yolu enfeksiyonlarında da görüldüğünden akut sinüzit tanısı için genellikle daha uzun süre var olmaları beklenir. Aşağıdaki belirtilerden bir kısmının varlığı sinüzit tanısını önemli ölçüde destekler.

Sinüzit ile ilişkili olabilecek bazı belirtiler: Yüz ağrısı ve yüzde basınç hissi, burun tıkanıklığı, iltihaplı burun akıntısı veya iltihaplı geniz akıntısı, koku alma bozukluğu, ateş, baş ağrısı, ağız kokusu, yorgunlukhalsizlik, diş ağrısı, öksürük, kulak ağrısıkulakta basınçkulakta dolgunluk.

Sinüzit tanısı koyulabilmesi için anterior rinoskopi, oral kavite ve orofarinksin muayenesi ile gerekli hallerde rigid ya da fleksibl endoskopik muayene yapılmalıdır.

Sinüzit, ilaçla ve gerekli hallerde cerrahi olarak tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır.

Detaylı bilgi ve iletişim için:

Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara

Uyku Apnesi

Uyku apnesi nedir?

Uyku apnesi, uyku sırasında solunumun tekrarlayıcı şekilde durması veya vücutta oksijen düzeyinin düşmesi ile karakterize ciddi bir sağlık durumudur. Bu rahatsızlığa sahip olan hastalar, kötü uyku kalitesinden yakınırlar. Genellikle dinlenememiş olarak uyanırlar ve gün içerisinde uykululuk hissederler. Tedavi edilmeyen uyku apnesi hastalarında yüksek tansiyon, inme (felç), kalp hastalığı gibi sağlık problemlerinin görülme riski artar.
Uyku apnesi tedavisinde kullanılabilecek yöntemler pozitif basınçlı maskeler (CPAP, BiPAP gibi), ağız içi aparatlar ve cerrahi yöntemler olarak sıralanabilir.
Kilo sorunu olan hastalarda kilo verme ve fizik egzersiz hastalığın tedavisini kolaylaştırır.
Burun ve boğaza yönelik cerrahi tedaviler ile yüz güldürücü sonuçlar elde edilebilir. Cerrahi tedaviler içerisinde en sık uygulananlar burun içerisi deformiteleri düzeltmeye yönelik olarak uygulan septum cerrahileri ve yumuşak damak cerrahileridir.
Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara

Sinüzit

Sinüzit nedir?

Sinüzit, sinüs mukozasının iltihabıdır. Burun çevresindeki sinüsler, burun boşluğu ile devamlılık gösteren bir mukoza ile döşelidir. Paranazal sinüslerin fonksiyonları ses için rezonans yaratmak, beyni travmadan korumak, solunan havayı nemlendirmek ve yüz iskeletinin ağırlığını hafifletmek olarak sayılabilir.

Burun çevresi sinüsler

Burun çevresindeki sinüslerin yerleşimini gösteren çizimler.

Akut sinüzit, paranazal sinüslerin 4 haftadan kısa süren enfeksiyonudur. Sıklıkla bir üst solunum yolu enfeksiyonunun ikinci haftasında boğaz ağrısı, gırtlak ve alt solunum yolu belirtilerinin artması hastalığın habercisidir. Burun ve sinüslerde ödem ve tıkanıklık, yüz ağrısı, baş ağrısı ve iltihaplı (mukopürülan) akıntı belirtilerden bazılarıdır.

Kronik sinüzit, burun ve sinüs sorunlarının 3 aydan daha fazla sürdüğü bir enfeksiyon olarak tanımlanabilir. Kazanılmış ya da doğuştan olan bir anatomik anomali nedeniyle gelişebilir. Kronik enfeksiyon sinüslerin mukoza ve kemik duvarlarında değişikliklere neden olarak, uzamış bir hastalık sürecine yol açar. Yoğun ilaç tedavisine rağmen tedavi edilemezse, kronik sinüzitte cerrahi tedavi gündeme gelir.

Sinüzit belirtileri nelerdir?

En sık görülen sinüzit belirtileri; Yüz ağrısı ve yüzde basınç hissi, burun tıkanıklığı, iltihaplı burun akıntısı veya iltihaplı geniz akıntısı, koku alma bozukluğu, ateş, baş ağrısı, ağız kokusu, yorgunlukhalsizlik, diş ağrısı, öksürük, kulak ağrısıkulakta basınçkulakta dolgunluk.

Sinüzit, ilaçla ve cerrahi olarak tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır.

Detaylı bilgi ve iletişim için:

Prof.Dr. Haldun OĞUZ

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara

Burun kanaması

Burun kanaması neden olur?

Burun kanaması genellikle burun ortasında septum adı verilen kıkırdağın üzerindeki mukozadan ve burun ön kısmından kaynaklanır. Burun girişinin hemen birkaç santimetre gerisinde mukozanın altında dışarıdan gelen havanın ısıtılması ve nemlendirilmesi konusunda önem arz eden bir damarsal ağ mevcuttur. Bu ağda yer alan damarlar yüzeye çok yakındır ve üzerlerindeki mukoza çok incedir. Soğuk algınlığı ya da sinüzit sırasında veya ağır olmayan travmalar sırasında görülen kanamaların büyük çoğunluğu bu bölgeden kaynaklanır. Burun kanamalarının bir kısmı ise burunun daha arkasından gelen, burunu besleyen daha büyük damarlara ait kanamalardır. Bu kanamalar daha sık olarak hipertansiyon gibi sistemik rahatsızlıkları olan daha yaşlı hastalarda görülür ve takip ve tedavileri daha önem arz eder.

Kanaması en sık hangi yaşlarda görülür?

Burun kanaması hayatın iki döneminde sık görülür. Bunlardan birincisi çocukluk ve erken gençlik dönemi, ikincisi ise ileri yaşlardadır. İlk gruptaki kanamalar daha çok burun ön kısmından olan ve nispeten daha az sorunlu kanamalardır. Yaşlılarda olan kanamalar ise daha çok sistemik hastalıklar ve kanamaya yatkınlık gibi nedenlerle olan, nispeten daha ciddi sonuçları olabilen, önemli kanamalardır.

Kanama en çok nereden kaynaklanır? Kanayan damar nerededir?

Burun kanamalarının yaklaşık %90’dan fazlası burunun hemen ön tarafından kaynaklanır. Burun ortasında yer alan kıkırdak duvarı besleyen ve burun girişinde çok yüzeysel olan damarlar dış etkenlere açıktır. Kuvvetli burun temizleme, burun içerisinden kabuk alma, hafif burun travmaları, spor çarpışmaları, solunan havanın kuru olması ve geçirilen üst solunum enfeksiyonu gibi nedenler bu bölgeden kanamaya neden olabilir. Burunun ön tarafından kaynaklanan kanamalara ulaşmak ve tedavi edebilmek nispeten daha kolaydır. Bu bölgeye ait kanamalarda, bölgedeki pıhtı temizlendikten sonra dik oturur pozisyonda o bölgeye işaret parmağı ve baş parmakla 5-7 dakika kadar basınç uygulanması basit kanamalarda kanamayı durdurabilir.

Burun kanamasında önden basınç uygulaması

Burun kanaması sırasında içerideki pıhtıları temizledikten sonra oturur pozisyonda durmak ve burun her iki tarafından parmak uçları ile basınç uygulamak uygun olur. (C) Haldun Oğuz

Burun ön bölgesi kanamaları, nemlendiriciler kullanmak, basınç uygulamak, damar daraltıcı spreyler kullanmak ve bölgesel yakma uygulamaları gibi yöntemlerle kontrol altına alınabilirler.

Burunun arka bölümünden kaynaklanan kanamalar genellikle daha geniş damarlardan köken alabilir, tedavileri de daha detaylı bir yaklaşım, gerektiğinde tampon uygulanması ve ameliyatla kanamanın durdurulması gibi tedavilere ihtiyaç duyabilir.

Burun kanaması sırasında ön tampon uygulamasıBurun kanaması sırasında bazı hastalarda burun tamponu uygulaması gerekebilir. Bu fotoğrafta sevgili çalışma arkadaşımla tamponun nasıl uygulandığını konusunda bilgi vermeyi amaçladık. (C) Haldun Oğuz

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
 
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
 
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
 
 
 

Deviasyon: Burun Solunumunun Önemi

Deviasyon neden önemlidir?

“Deviasyon neden önemlidir?” sorusunun cevabını anlayabilmek için önce burun işlevlerine bir göz atalım. Yaşamak için nefes almalıyız. Her ne kadar, ağız yoluyla da nefes alabilsek de, fizyolojik olan solunum, burun solunumudur. Solunum sisteminin ilk organı olan burun, sahip olduğu çok özel yapı sayesinde, havanın alt solunum yollarına uygun hale getirilmesini sağlar.

Burun Yapısı ve Görevleri Nelerdir?

Solunum havasının ısıtılması, nemlendirilmesi ve süzülmesi ancak burun solunumuyla mümkün olabilir. Burun içinde konka (burun eti) adı verilen yapılar, kanlanma açısından çok zengindir. İçerdikleri yaygın damar ağı sayesinde, konkaların çevresinden geçen hava, geniz bölgesine varana kadar vücut sıcaklığına ulaşmış olur. Yine konkalarda bulunan özel hücrelerde mukus adı verilen burun salgısı üretilir. Konkaların sıcaklığı ve mukus sayesinde burunda nemli bir ortam oluşur. Burundan geçen havadaki toz partikülleri ve bir kısım mikroorganizmalar mukusa yapışıp kalırlar. Bu sayede akciğerlere giden hava temiz ve nemli hale gelir.

Burnumuzun nefes alma sırasında 3 önemli görevi vardır: havanın ısıtılması, nemlendirilmesi ve süzülmesi. Solunum havasının bu şekilde işlenmesi sırasında burnumuz da bir taraftan soğumakta, kurumakta ve kirlenmektedir. Belli bir seviyede soğuyan, kuruyan ve kirlenen burun boşluğu yorulur. Bu durum, sinir bağlantıları sayesinde santral sinir sistemi tarafından algılanır. Refleks yollar aracılığıyla yorulan burun boşluğu dinlenmeye alınır ve diğer burun boşluğu daha aktif hale gelir. Böylece biz kesintisiz olarak burun yoluyla nefes almaya devam ettiğimiz halde, gerçekte bir burun boşluğu tıkanmış – dinlenme dönemine geçmiş, diğer burun boşluğu ise çalışır haldedir. Burun boşluklarının sırayla çalışmasından oluşan bu döngüye burun döngüsü (nazal siklus) adı verilir.

Burunun iki bölmesinin birbiri ile simetrik olarak çalışamadığı durumlarda bu döngü bozulur ve burun fonksiyonları sekteye uğramaya başlar. Buna en basit ve en sık görülen örnek burun kıkırdak ve kemiğinin eğriliği anlamına gelen nazal septum deviasyonu rahatsızlığıdır. Septum deviasyonu olan bireyler cerrahi olarak tedavi edilerek burun fonksiyonlarının normale dönmesi kolayca sağlanabilir. 

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
 
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
 
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
 
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara

Septum Cerrahisi (Septoplasti) [Burun AMELİYATI]

Septum Deviasyonu (Burun Eğriliği) Nedir?

Burun boşluklarını eşit olarak ayıran ve burnumuzun tam ortasında bulunan septum adı verilen bir duvar mevcuttur. Bu duvarın ön bölümleri kıkırdak ve arka bölümleri kemik yapıda olup, genellikle burun kıkırdağı ya da kemiği olarak adlandırılır. Septumun burun boşluklarından birisine doğru eğilmiş – eğrilmiş olmasına septum deviasyonu adı verilir. Bu durum ise genellikle “burunda kemik” ya da “burunda et” şeklinde ifade edilir. Septum deviasyonunda özellikle daralan tarafta burun tıkanıklığı hissedilir. Tek taraflı deviasyonlarda, bireyler sadece bir burun boşluğunu sağlıklı olarak kullanabilir. Açık olan boşluk görevdeyken burun solunumu yapabilir, bu boşluk dinlenme dönemine geçtiğinde diğer burun boşluğu septum deviasyonu nedeniyle tıkalı olduğu için her iki burun boşluğu tıkalı olarak hissedilir. Septum deviasyonu bazen her iki burun geçişini de tıkayacak şekilde olabilir. Burun tıkanıklığının farklı nedenleri de olabilir, ancak burun ameliyatı endikasyonları arasında birinci sırada gelir.

Deviasyon OGUZ

Septum Deviasyonu Hangi Yakınmalara Yol Açar?

Septum deviasyonu bulunan hastalar bazı dönemlerde ağız solunumu yapmak zorundadırlar. Geceleri uyurken genellikle ağızları açık kalır, bazen horlama, hatta apne olabilir. Sabah uyandıklarında ağızlarının kurumuş olduğunu hissederler. Bazen sabah uyandıklarında yorgunluk hissederler. Gün içinde uykuları gelebilir, çalışma performansları düşebilir. Zihinsel fonksiyonlarda işlev azalması, odaklanma zorlukları, dikkat dağınıklıkları hissedebilirler. Yol yürümekle, merdiven çıkmakla çabuk yorulurlar, hava açlığı ve çarpıntı hissedebilirler. Bu tip şikayetler genç hastalarda nispeten daha hafif hissedilirken, yaşın ilerlemesiyle belirgin hale gelir. Uzun süreli burun tıkanıklıkları sonucunda sık boğaz hastalıkları, baş ağrısı, sinüslerin havalanma problemleri ve sinüzit gelişimi kaçınılmazdır.

Burun Ameliyatı: Septum Deviasyonu Tedavisi

Septum deviasyonu tedavisi için yapılan ameliyata septoplasti (burun ameliyatı) adı verilir. Ameliyat lokal yada genel anestezi altında yapılabilir. Bir saat kadar süren bir cerrahi girişimdir. Ameliyat sonrasındaki 7-14 gün içinde operasyon alanı tamamen iyileşerek burun solunumu olması gereken fizyolojik şartlara ulaşır.

Dışarıdan bakıldığında ameliyata ait bir iz olmaz. Hastaların ameliyat sonrası bir süre dinlenmesi ve çalışmaması uygun olur. Ameliyatın yapıldığı dönemin mevsimlerle bir ilişkisi yoktur, sadece hastanın işlerinin en az yoğun olduğu, kendine zaman ayırabileceği bir süreye ihtiyacı vardır.

Kısa Notlar:

  • Fizyolojik solunum yolu burun ile başlar.
  • Burun kemiğinin eğriliği (septum deviasyonu) en sık görülen burun tıkanıklığı nedenidir.
  • Deviasyon problemi ameliyatla tamamen düzeltilebilir.
 
 
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
 
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
 
 

Burun Tıkanıklığı Nedenleri

Burun tıkanıklığı nedenleri nelerdir?

Burun tıkanıklığı birçok farklı nedenden kaynaklanabilir. Bunların bir kısmı çok sık görülen nedenler iken, bazıları çok nadir olarak ortaya çıkar. Bazı rahatsızlıklar belirli yaşlarda daha sık görülürken, bazıları tüm yaşlarda görülebilir. Burun tıkanıklığının en sık nedenlerini aşağıdaki listede görebilirsiniz. Erişkin çağda burun tıkanıklığı en sık görülen nedeni nazal septum deviasyonu ve konka hipertrofisi tarafından oluşturulurken, çocukluk çağında en sık görülen neden geniz eti büyümesidir (adenoid hiperplazisi). Burun tıkanıklığının tedavisi bu duruma yol açan nedene göre değişkenlik gösterir. İki ana tedavi alternatifi (1) ağızdan ya da burun içerisinden ilaçlar ve (2) cerrahi tedavilerdir. Sizin için hangisinin daha uygun olacağına detaylı ve mümkünse endoskopik kulak burun boğaz muayenenizin ardından karar verilebilir.

Fizyolojik  Nedenler

  • Burun döngüsü (Nazal siklus)
  • Pozisyonel
  • Hormonal nedenler: Ergenlik, mensturasyon, gebelik
  • Psikosomatik

Doğuştan gelen Nedenler

  • Koanal atrezi
  • Dermoid
  • Glioma
  • Ensefalosel
  • Aplazi
  • Yarık damak – dudak

Iltihabi Nedenler

Travmatik Nedenler

Neoplaziler (Tümörler)

  • Benign (iyi huylu) burun ve sinüs tümörleri
  • Malign (kötü huylu) burun ve sinüs tümörleri

Diğer Nedenler

  • Burun içi polipler (nazal polip)
  • Antrokoanal polip
  • Burun içerisinde yabancı cisim
  • Adenoid vejetasyon (Geniz eti büyümesi)
  • Konka hipertrofisi (Burun etlerinin büyümesi)
  • Dar burun sendromu
  • Alar kollaps

Sağlıklı bir solunum dileklerimle…

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
BURUN CERRAHI

Tıkayıcı uyku apnesi için risk altında olan bireyler

Uyku Apnesi

Uyku ApnesiTıkayıcı uyku apnesi riski hangi bireylerde artmıştır?

65 yaşından büyük hastalar

Vücut –kitle endeksi (VKİ) [Body-mass index (BMI)] 30 kilogram/metrekareden yüksek olan bireyler

Menapoz sonrası kadınlar

Her yaştan erkekler

Boyun çevresi erkekte 43 santimetre, kadında 41 santimetreden geniş olanlar

Bademcik boyutlarının hava yolunu daraltacak kadar büyük olması

Baş, yüz, ağız ve dil, damak, havayolunda doğumsal – yapısal anormallikler olması

Detaylı bilgi – iletişim:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara, Türkiye

Burun ve Sinüslerin Ağrı Duyarlılığı ve Yansıyan Ağrı

OGUZ - Nasal PainBurun içerisindeki yapılar ve paranazal sinüslerin ağrı uyarısına duyarlılığı konusunda Clerico tarafından yapılan bir çalışma,  American Journal of Otolaryngology–Head and Neck Medicine and Surgery dergisinde yayınlanmak üzere kabul edildi. Çalışmada elektrik ve mekanik uyaranlara cevabın farkı ile uyarının yeri ile varsa yansıyan (refere) ağrının yeri belirlenmeye çalışıldı. Çalışma, bu şekilde kurgulanarak gönüllü bireyler üzerinde yapılan literatürdeki üçüncü çalışma olma özelliğini taşıyor.

Makalenin tam metni: doi: 10.1016/j.amjoto.2014.02.009

Anabilim Dalımız eğitim saati için hazırladığım özeti: Clerico Pain 2014 AJOHNMS

Uyku Apnesinde Cerrahi Tedavinin Güvenilirliği

Uyku ile ilişkili solunum bozuklukları (USB); horlama, üst hava yolu rezistans sendromu ve tıkayıcı uyku apnesinden oluşan bir hastalıklar spektrumu olarak tanımlanabilir. USB’nin erkeklerde ortalama %24, kadınlarda ise %9 oranında görüldüğü bildirilmektedir. Şikayetleri belirgin olmayan ya da hekime başvurmayan çoğu USB hastasının tanı almadığı bilinmektedir. Yapılan çalışmalar, orta-ağır tıkayıcı uyku apnesi olan kadın hastaların %93’ünün, erkeklerin ise %82’sinin tanısının koyulmadığını bildirmektedir. TUA’nin kardiyovasküler ve solunum sistemleri üzerine ve nörobilişsel fonksiyonlar üzerine ciddi etkileri mevcuttur. USB ile hipertansiyon arasında kuvvetli bir ilişki olduğu gösterilmiştir. Bunun uyku bölünmesi, gece oluşan hipoksemi (kanda oksijen düzeyinin düşmesi) ve artmış sempatik tonus nedeniyle olduğu düşünülmektedir.

Cerrahi geçirdiklerinde TUA hastalarının hava yolu problemleri ile karşılaşma riskleri yüksektir. Bunun nedeni bu olguların, küçük mandibula, büyük dil, kısa ve kalın boyun yapıları nedeniyle anestezist için güç olgular olması olarak ifade edilmektedir. Ayrıca TUA olguları kas gevşeticilere ve narkotik analjeziklere çok duyarlıdır. Anesteziden uyanır iken solunum depresyonu ve tekrarlayan apneler görülebilir. Narkotik analjezikler kullanıldıktan sonra 4-12 saat süren solunum baskılanması görülebilir. Laringeal ödem ise bazı serilerde %5,7 oranında rapor edilmiştir. Bu durum profilaktik steroid kullanımı ile aşılabilir.

Apne indeksi (AI) 70’den yüksek ve en düşük oksijen konsantrasyonu %80’den düşük olan hastalar ameliyat sonrası komplikasyonlar açısından, özellikle oksijen satürasyon düşmeleri yönünden daha yüksek risk altındadır.

487 hastaya yapılan 1698 cerrahi işlemi değerlendiren bir çalışmada, genel komplikasyon oranı %7,1 olarak bulunmuştur. Komplikasyonların dökümü şu şekildedir:

  • Kanama problemleri (%3,1): Ameliyat sonrası 7-15. günler arasında gelişmiştir. Toplam 15 hastadan 8’inin ameliyathaneye alınması gerekmiştir.  Hiçbirisine kan transfüzyonu gereksinimi olmamıştır. Olguların birinin gingko biloba, birinin ise aspirin kullandığı belirlenmiştir.
  • Kalıcı hipertansiyon (%3,1): Bu hastaların tamamında preop hipertansiyon mevcuttur.
  • Dilde şişlik (%1,8): Tüm olgularda dil askı sütürlerine bağlı olarak oluşmuştur.
  • Oksijen satürasyonunda düşme (%1,2): Tüm hastalarda postop ilk 180 dakikada olmuştur.
  • Negatif basınca bağlı pulmoner ödem (%0,4): Anesteziden uyanırken inspirasyon sırasında tüpün ısırılmasına bağlıdır. İntravasküler sıvı, alveollere çekilmektedir.
  • Hava yolu tıkanıklığı (%0,2): Sadece bir adet burun, damak ve dil cerrahisinin birlikte yapıldığı bir olguda postoperatif 2. günde, ağır öksürük sonrası ağız tabanında başlayan kanama sonrası gelişmiştir. Acilen nazoendotrakeal olarak entübe edilmiş ve 3 gün süre ile sedasyon altında entübe olarak kalmıştır.
  • Nazofarinks stenozu: Hiçbir olguda görülmemiştir.

Tüm TUA olguları ameliyat sonrası en az 3 saat süre ile yoğun gözetim altında tutulmalıdır. Perioperatif CPAP (devamlı pozitif hava yolu basıncı) kullanımı ameliyat sonrası solunum sorunlarının azaltılması için önerilmektedir.  Bu çalışmadaki hastaların ilk grubu burun ve damak cerrahisinin tek seansta yapıldığı olgulardır. Bu grup hastalar ameliyat sonrasında en az 6 saat süre ile hastanede tutulmuştur. İkinci grup hastalar ise burun, damak ve dil cerrahisine tabi olup, en az bir gece hastanede takip edilmiştir.

Makalenin tamamına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz (Pang KP, et al. Arch Otolaryngol Head Neck Surg 2012;138:353-7).

doi:10.1001/archoto.2012.130

Detaylı bilgi, iletişim ve randevu için:
Prof.Dr. Haldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Ses Bozuklukları, Baş-Boyun Cerrahisi
Başkan, Profesyonel Ses Derneği
Başkan Yardımcısı, Avrupa Foniyatri Akademisi
Telefon: 0 312 284 28 88
GSM: 0 531 431 06 94
Adres: Neorama İş Merkezi Kat 5 No.20 Söğütözü, Ankara
Detaylı Adres: Beştepeler Mahallesi, Yaşam Caddesi, Adalet Sokak, Neorama İş Merkezi 13/20, Söğütözü, Ankara
Google Maps: goo.gl/Rd9oJG
Son Güncelleme ve Kontrol Tarihi: 21 Kasım 2019
« Older Entries