Ses Teli Kisti

Kist, zar ile çevrili bir boşluğun içerisinde herhangi bir maddenin birikmesidir. Ses teli kistinde bu madde, salgı bezlerinden salınan mukus salgısı ya da keratin olabilir.
Ses telleri birkaç katmanlı bir yapıdan oluşur. Ses tellerinin birbirine çarptığı en üst yüzeyde epitel bulunur. Epitelin altında yüzeyden derine gittikçe sertleşen bağ dokusu içeren lamina propria, en alt katmanda ise ses teli kasları bulunur. Ses teli kisti, yüzeysel lamina propria adını verdiğimiz ses telinin normal fonksiyon görmesi için çok önemli olan tabakası içerisinde yer alır. Ses teli kistleri genellikle ses teli yüzeyinde yer alan salgı bezlerinin tıkanması sonucu oluşur. Ses hijyenine dikkat etmeyen bireylerin ses tellerinde kist görülme olasılığı daha fazladır. Ses teli kisti, genellikle ses telinin en çok fonotravmaya maruz kalan orta 1/3’lük kısmında görülür.
Ses teli kisti iyi huylu bir rahatsızlıktır. Tedavi edilmemesi durumunda kötü huylu bir hastalığa dönüşmez. Yani kanser öncülü bir hastalık değildir, kanserleşmez. Ses tellerinin uygunsuz kapanmasına bağlı ses kısılması, seste çatallanma, belirli bir süre konuştuktan sonra seste yorulma, boğazda bir şey takılmış hissi, tekrarlayan boğaz temizleme ihtiyacı gibi sorunlara yol açabilir. Genellikle ağrısızdır, ancak birey uzun süre konuştuğunda ses telleri çevresindeki kasların uygunsuz kullanımına bağlı boyun kaslarında ağrı oluşabilir.
Ses teli kisti genellikle yuvarlak ya da oval şekillidir. İçeriğine göre şeffaf, beyaz ya da sarımsı olabilir. Ses tellerinin nodül, polip gibi hastalıkları ile ayırıcı tanısı için videolaringostroboskopik görüntüleme genellikle faydalı olur.
Ses teli kisti tedavisinde ilaçların herhangi bir faydası yoktur. Ses istirahati (ses kullanımının kısıtlanması) ve ilaçlar, kist çevresindeki iltihabın azalması ve boyun kaslarının rahatlamasını sağlayabilir, ancak, ses istirahati ile kistin tamamen iyileşmesi beklenen bir sonuç değildir. Ses teli kistinin asıl tedavisi mikroskop altında yapılan ses teli cerrahisidir (fonomikrocerrahi). Cerrahi ile kistin tamamı çıkarılarak tedavi sağlanır. Cerrahi sonrası ses terapisi uygulanması ses hijyeninin sağlanması ve kistin tekrarının önlenmesi açısından faydalıdır.
0 312 284 28 88

Tıkayıcı Uyku Apnesi ve Tedavi Seçenekleri

Tıkayıcı (obstrüktif) uyku apnesi, uyku sırasında solunumun tekrarlayıcı şekilde durması veya vücutta oksijen düzeyinin düşmesi ile karakterize ciddi bir sağlık durumudur. Bu rahatsızlığa sahip olan hastalar, kötü uyku kalitesinden yakınırlar. Genellikle dinlenememiş olarak uyanırlar ve gün içerisinde uykululuk hissederler. Tedavi edilmeyen uyku apnesi hastalarında yüksek tansiyon, inme (felç), kalp hastalığı gibi sağlık problemlerinin görülme riski fazlasıyla artar.
Horlama ve uyku apnesi tedavisinde kullanılabilecek yöntemler pozitif basınçlı maskeler (CPAP, BiPAP gibi), ağız içi aparatlar ve cerrahi yöntemler olarak sıralanabilir. Kilo sorunu olan hastalarda kilo verme ve fizik egzersiz hastalığın tedavisini kolaylaştırır. Burun ve boğaza yönelik cerrahi tedaviler ile yüz güldürücü sonuçlar elde edilebilir.

31 Mayıs Dünya Sigarasız – Tütünsüz Günü

Sesini önemseyen bir bireyin sigara içmesi kolay anlaşılabilir bir durum değil.  Türk erkeklerinin %60’ı ve Türk kadınlarının %20’si sigara içiyor. Her yıl ülkemizde yaklaşık 100,000 kişi sigaraya bağlı nedenlerle aramızdan ayrılıyor.

Sigaranın ses sağlığı üzerine olumsuz etkilerinin neler olduğunu biliyor musunuz?

Sigara öncelikle dehidratasyona yani su kaybına yol açıyor. Dudaklardan başlayarak ses tellerine hatta daha altta soluk borusu ve akciğerlere kadar bütün ses yolunu kurutuyor, bu bölgelerde irritasyona ve iltihaba yatkınlığa neden oluyor. Beraberinde seste kısılmaya ve kabalaşmaya, yani ses kalitesinde bozulmaya yol açıyor. İşin kötüsü, pasif sigara içimi yani kendisi sigara kullanmayanların çok sigara içilen yerlerde bulunması da ses kalitesini olumsuz olarak etkileyebiliyor. Daha ciddi konuşmamız gerekirse sigara öldürüyor. Baş boyun bölgesindekiler başta olmak üzere vücutta görülen kanserlerin önemli bir bölümü doğrudan sigara kullanımı ile ilişkili. Larinks (gırtlak) kanseri sigara içmeyenlerde nerede ise hiç görülmüyor. Ekteki fotoğrafTa uzun yıllar sigara içmiş bir hastama ait ses teli kanseri görüntüsünü bulabilirsiniz.

Sigarasız, sağlıklı, güzel günler dileklerimle.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ

0 312 284 28 88

#sesteli #sestelikanseri #sigara #seskısılması #sessağlığı #sesteboğukluk #seskısıklığı #sesameliyatı #sesteliameliyatı #sescerrahisi #sestelicerrahisi

SES TELI KANSERI ANKARA KBB

Baş Dönmesi Tanı ve Tedavisi

Dengesizlik hissi, hastaların hekime başvurma nedenleri arasında dokuzuncu en sık görülen nedendir. Bu sıra, 65 yaş üzeri bireylerde üçüncü sıraya kadar yükselmektedir. Bu kadar sık olarak görülmesine rağmen, şikâyetin ifade edilmesi dahi güç olabilmektedir. Hastalar bu durumu baş dönmesi, vertigo, denge bozukluğu, başım kafamda değil gibi, ayağımın altından yer kayıyor gibi değişik şekillerde ifade edebilmektedir.  Rahatsızlığın kaynağı periferik (iç kulak) ya da merkezi sinir sistemi (beyin, beyincik gibi) olabilir. Tanı tam bir kulak burun boğaz muayenesi ve ilgili laboratuvar testleri ile koyulur. Laboratuvar testleri arasında en sık kullanılanlar işitme (odyolojik inceleme) ve basınç testleri ile denge sistemini değerlendiren testlerdir (videonistagmografi gibi). Tedavi, nedene yönelik olarak yapılır. Bazı hastalarda baş boyun manevraları tedavi için yeterli olabilirken, bazı hastalarda ise ilaçlar, kulak içi iğneler ya da cerrahi tedaviler gerekli olabilir.

Prof.Dr. Haldun OĞUZ

0 312 284 28 88

#vertigo #başdönmesi #kulakçınlaması #tinnitus #kulakuğultusu #ankarakbb #ankarakulakburunboğaz #videonistagmografi

Artikülasyon Bozukluğu

Artikülasyon, konuşmaya yardımcı organların hareket ve uyumunun, zamanlamasının ve hava akımının düzenlenmesinin sağlanması sonucu konuşma seslerinin üretimidir. Bireyin bazı sesleri üretmede zorluk yaşaması ya da yanlış üretmesi artikülasyon bozukluğunu işaret eder. Bu durum konuşmanın anlaşılırlığını olumsuz etkiler. Çocukların sık sık ses hataları yapması olağan olaibilir. Ancak, bu hatalar o sesin gelişimi için beklenen yaş geçtiğinde hala devam ediyorsa bu durum bir artikülasyon bozukluğu olarak tanımlanır. Artikülasyon bozukluğu, konuşma terapisi ile düzelebilen bir rahatsızlıktır.

iletişim – Randevu: 0 312 284 28 88

Gecikmiş Konuşma

Konuşma gecikmesi, çocuklarda doğuştan veya dil edinimi – gelişimi sürecinde karşılaşılan bir aksaklık sonucunda, yaşa göre beklenen düzeyde konuşmanın olmamasıdır.

Dil ve konuşmayı ayrı ayrı düşündüğümüzde, dil gecikmesi, konuşma gecikmesinden daha ciddi bir durumdur; bunun nedeni, dilin çocuğun zihinsel gelişimine paralel olarak gelişmesidir.

Konuşma gecikmesi ise okul öncesi çağdaki çocuklarda çok sık karşılaşılan bir problemdir. Çocukların %5-10’unda görüldüğü rapor edilmektedir. Konuşma gecikmesi olan çocukta fiziksel, nörolojik ve zihinsel bir sorun yok ise, konuşma terapisi ile sağlanabilecek yarar, daha hızlı gözlenebilmektedir.

Daha fazla bilgi için: Fonomer – Prof.Dr. Haldun OĞUZ 0 312 284 28 88 – 0 531 431 06 94

« Older Entries