YAŞLILIĞA BAĞLI SES DEĞİŞİKLİKLERİ

Vücudumuzdaki diğer organlar ve dokular gibi, gırtlak (larinks) ve ses telleri de yaşlanır. Yaşlanma ile ses tellerinin yapısı ve işlevinde iki ana değişiklik olur. Birincisi, ses tellerini oluşturan kaslar vücuttaki diğer kaslarda olduğu gibi kütle kaybına uğrar. Buna fizyolojik atrofi adını veriyoruz. İkincisi ise ses teli titreşimi sırasında esnekliği sağlayan dokular kalitesini kaybederek daha ince ve daha sert hale gelerek esnekliğini yitirir. Bu değişikliklere ikincil oluşan ses, kulağımız tarafından daha yaşlı olarak algılanır.
Yaşlanma ile olan ses değişikliklerinin bir standardı yoktur. Bu değişiklikler bazı bireylerde çok erken yaşlarda ortaya çıkarken, bazı bireylerde daha geç oluşabilir. Bu ses değişiklikleri kabaca sesin eskisine göre daha tiz çıkması ve soluklu, pürüzlü bir ses olarak ifade edilebilir. Sesin rezonan özellikleri azalır ve projeksiyonunda kısıtlılıklar ortaya çıkar. Bireyler eskiden olduğu gibi gür, anlaşılır, diğer sesleri bastırabilen (kalabalık ortamda, trafik gürültüsünde ya da geri planda müzik varken olduğu gibi) seslerinin değiştiğini ifade ederler.
Yaşlanmaya bağlı ses değişiklikleri nasıl tedavi edilebilir? Daha tatmin edici bir ses nasıl elde edilebilir?
Yaşlılığa bağlı ses değişikliklerinin başka herhangi bir nedene bağlı olmadığını belirlemek çok önemlidir. Doğru tanı koyulduktan sonra, ses problemleri; ses terapisi ve ses tellerine yönelik cerrahi girişimler (enjeksiyon laringoplasti [voice-lift], fonomikrocerrahi gibi) ile tamamen düzelebilir.
Prof.Dr. Haldun Oğuz
0 312 284 28 88