Yutma güçlüğü tedavisinde yeni bir yöntem

Disfaji (Yutma Güçlüğü) Rehabilitasyonunda Kullanılan Oral Egzersizler Sırasında Sağlıklı Bireylerde Görülen Beyin Aktivasyonu: Fonksiyonel Manyetik Rezonans Çalışması

Yaşlı popülasyonun artması, bakıma ihtiyaç duyan bireylerin sayısında da bir artışa yol açmaktadır. Örneğin Japonya’da bakıma ihtiyaç duyan birey sayısı 4,7 milyona ulaşmıştır. Buna paralel olarak bakıma ihtiyaç duyan yaşlı disfaji hastalarında da artış görülmektedir.

Oral egzersiz eğitiminin yutmanın oral ve faringeal fazlarını desteklediği; faringeal konstriktör kas zayıflığı, dil ve dudak hareket bozuklukları gibi klinik durumlarda düzelme sağladığı; ayrıca periferik ve santral sinir sistemi üzerinde olumlu etkileri olduğu ifade edilmektedir.

Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (FMRG) ile beyin aktivitesi kan oksijen seviyesi bağımlı (blood oxygen level dependent [BOLD]) sinyaller kullanılarak görüntülenebilir.

Yakın dönemde bazı çalışmalarda tükürük ve su yutma sırasında beyin aktivitesi araştırılmıştır. Oral egzersizler sırasında, sağlıklı bireylerde dahi, FMRG kullanılarak yapılan çalışmalar çok kısıtlıdır. Ogura ve arkadaşları, oral kullanamama-atrofi hastalarında ağız içerisinde top yuvarlama şeklinde tanımladıkları yeni oral egzersiz ve konvansiyonel dil ve dudak egzersizleri sırasında FMRG sonuçlarını rapor etmiştir.

8 sağlıklı, sağ el kullanan, nörolojik ve psikiyatrik hastalığı olmayan genç birey şu egzersizleri uygulamıştır:

  1. Dudak büzme ve dudak germe egzersizi: Ağız köşesini tekrarlayan şekilde çekerek dudağı dışarı çıkarmak
  2. Dil çıkarma egzersizi: Tekrarlayacak şekilde dili dışarı ve içeri hareket ettirme
  3. Lateral (yan) dil egzersizi: Dil kenarını tekrarlayan defalar sağ ve sol yanak içi mukozasına ittirme
  4. Ağızda top yuvarlama egzersizi: Şekeri ağızda gezdirir gibi 1,8 cm çapında, kazara yutmayı önlemek için üzerinde sütürler bulunan topu ağızda sağdan sola gezdirmek

Bahsedilen dört egzersiz 32 saniye hareket, 32 saniye dinlenme olacak şekilde bloklar halinde uygulanmış. Bireyler FMRG yapılmadan birkaç gün önce egzersizler hakkında bilgilendirilerek çalışma yapmaları sağlanmış. İşlem sırasında bireyler sırt üstü yatmakta imiş. Veriler Montreal Nöroloji Enstitüsü (MNI) şablonu üzerinde normalize edilmiş. Hastaların kafa hareketini minimize etmek için 1 mm ve 1 dereceden az hareket oluşacak şekilde kafaları sabitlenmiş.

Precentral gyrus (motor bir alandır) ve serebellum (motor ve duyusal fonksiyonları kontrol eder) aktivasyonu her 4 egzersizde de görülmüştür. Yine dört egzersizin hepsinde her iki hemisfer aktive olmuştur. Ancak 4 egzersiz içerisinde top yuvarlama egzersizinde daha geniş bilateral aktivite alanları ve en yüksek değerler elde edilmiştir.

Dudak büzme ve dudak germe egzersizi: Serebellum, presentral gyrus ve postsentral gyrusta bilateral aktivite, lentiform nukleusta sadece sağda aktivite.

Dil egzersizleri: Presentral gyrus bilateral olarak aktif, beyin aktivitesi daha geniş alanlarda izleniyor, aktivite değerleri dudak egzersizlerine göre daha yüksek.

Top yuvarlama egzersizi: Dudaklar, dil ve bukkal mukozanın koordine hareketini gerektiriyor. Dört aktivite içerisinde aktivite alanlarının en yaygın ve aktivite düzeyinin en çok olduğu egzersiz.

Bu aktivite sırasında duyusal stimülasyonla ilgili olan postsentral gyrusta olan aktivitenin bukkal mukozaya dokunmalar sırasında olduğu düşünülüyor.

Medial frontal gyrusta aktivite sadece top egzersizi ve lateral dil egzersizinde bulunmuş. Bu bölgenin hafıza, motor hazırlık ve uzaysal dikkat ile ilgili olduğu bildiriliyor.

Serebellum ve talamus aktivitesi de daha önce dil hareketleri ile bildirilmiş ancak top egzersizinde aktivite daha fazla bulunmuş. Serebellum aktivitesinin yapılmakta olan egzersizin karmaşıklığı ile ilişkili olduğu düşünülüyor.

Lentiform nukleus (putamen) motor öğrenme ile ilişkilendiriliyor. Bu bölge lateral dil, dudak ve top egzersizinde aktif. En yüksek aktivite top egzersizi ile elde edilmiş.

Bu çalışma ile ayrıca, dil hareket egzersizlerinin ağızda yiyecek olmadan daha etkin olduğu ifade ediliyor. Dilin, bolus oluşturma, bolusun tutulması, bolus besleme ve çiğneme hareketleri sırasında da önemli olduğundan, dolayısıyla disfaji tedavisi sırasında dil hareketlerine geniş yer verilmesi gerekliliği ifade ediliyor.

Burada bahsedilen top egzersizinin basit aşamalardan yiyecek kullanılacak aşamaya geçmeden önce kullanılabilecek etkin bir yöntem olabileceği vurgulanıyor.

Yazının tam metnine aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Ogura 2012 Dysphagia

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s